TİGRİS HABER - Toplantının açılış konuşmasını yapan Amedspor İstişare Kurulu Üyesi Burç Baysal, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü vesilesiyle bir araya gelmekten memnuniyet duyduğunu belirterek, "Kamuoyunun doğru ve tarafsız bilgiye ulaşması için büyük bir özveriyle görev yapan, mesleklerini her türlü zorluğa rağmen onurla sürdüren tüm basın emekçilerinin bu anlamlı gününü kutluyorum. Bizler, Diyarbakır’ın ekonomik, sosyal ve kültürel kalkınması için daha güçlü bir iş birliğine ihtiyaç olduğuna inanıyoruz.
Kentin istihdamdan eğitime, turizmden sanayiye kadar her alanda gelişmesi için ortak akıl, ortak irade ve ortak çaba şarttır." dedi.
Toplantıda konuşan DTSO Başkanı Mehmet Kaya, Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası'nın bu yıl 143. yılını kutladığını belirterek," güçlü bir sivil toplum örgütü ve iş camiası temsilciler örgütü. En önemli özelliği hem bulunduğumuz coğrafya hem de 2026 yılı üye sayısıyla kentimiz hem ekonomisinde hem siyasetinde hem toplumun yaşam kalitesinin artmasında, gerek dönem dönem buradaki paydaşlarımızla birlikte yasayla bize verilen sorumluluk nezdinde çalışarak katkı koymak, dönem dönem de yapıcı, doğru muhalefet ve iş birlikleriyle yapıları, kurumlarımızı, Valiliği, yerel yönetimleri, milletvekillerimizi, kamuyu çalıştırarak kentimizin gelişimine, yaşam kalitesinin artmasına katkı koymayı hedeflemekteyiz. Temel kuruluş, yasanın da bize verdiği temel kuruluş felsefemiz tam da bu." ifadelerine yer verdi.
Kaya," Diyarbakır, Türkiye’nin ihracat rakamları gerek TİM gerek TÜİK rakamlarına bakınca tam da bir aynı rakamları görebiliyorsunuz. Bunun temel nedenlerinden bir tanesi de Türkiye’de maalesef halen bu özellikle rakamların bazı rakamların oluşumundaki kayıt dışılık veya işte bazı sistemlerin bazı illerde yeterince kurulamamasından dolayı gerçek anlamda rakamlar ifade etmese de ne kadar bugün evet bizde yaklaşık %13,5’luk 2024’ten 2025’e göre bir ihracat rakamımızda artış görmüş olsak bile 275 milyon dolarlık ihracat aslında kentimizin tam da o rakamını ifade etmiyor. Bize ifade ettiği 1 milyar doları aşan bir ihracatımız var. Çünkü kentimizde bsize rakamlar da ifade edeceğimiz gibi hemen hemen her yıl ortalama bine yakın sanayi sicilli işletme ya açılmakta veya yenilenmektedir. Yani imalatımız oldukça bu anlamda güçlü bir imalat potansiyelimiz var." dedi.
"İhracat ve ithalatın birbirine karşılamasına baktığımızda ve ihracatın ithalata dayalı durumuna baktığımızda da kentimiz ithalatı düşük, ihracatı yüksek olan bir kent olarak; ithalata dayalı ihracat değil, tam tersi imalata dayalı ihracatı olan güçlü bir kenttir." İfadelerini vurgulayan Kaya," Bu anlamda da özellikle zaten ihracat yaptığımız ülkelere baktığımızda da her zaman ifade ediyoruz Diyarbakır tam da komşularıyla ticareti en üstte tutan önemli bir kent." ifadelerine yer verdi.
Kaya sözlerini şöyle sürdürdü;
“Bu yılki ihracatta özellikle dikkat etmemiz gereken ve gelecek vizyonunu kurmamız gereken bir nokta da Suriye ile ihracatımızın %99 oranında bir artış göstermiş olması. Şu an bildiğimiz üzere Suriye ile olan ihracatımızı Cilvegözü kapısından yapmak durumunda kalmaktayız. Özellikle kentimize yakın olan kapılardan ki bunu da birazdan size ifade edeceğiz, ihracatımız... Yani Suriye'de bir barışın sağlanması ve bölgedeki kapıların açılması... Diyarbakır’ın Irak’a, olan ihracatı 10 milyar dolarları aşan bir noktada. Suriye ile de bunu çok kısa bir sürede yapabileceğimizi, o kapı ile ilgili görüşlerimizi ifade edeceğiz.
Evet, Organize Sanayi Bölge başkanlarımız burada olduğu için ben Organize Sanayi Bölgeleri ile ilgili... Diyarbakır'da 5 tane organize sanayi bölgemiz var. Başkanlarımız burada; birazdan her biri kısaca bölgeleri ile ilgili açıklama yapacaklar hem de durumları ile ilgili kısa bir bilgilendirme yapacaklar.
Ben kısaca 2025’teki şirketlerdeki durumumuzu anlatmak istiyorum. Odada şu an 26.000 üyeli bir odayız. 2024 ve 2025 şirket açılış-kapanma karşılaştırmasını yaptığımızda doğrusu bugün önümüze farklı bazı durumların son dönemlerde gerçekleştiğini net olarak görüyoruz. Özellikle kentimizde tekstil sektöründe kapanışların, bize dağıtılan kitapçıkta da dikkat ediyorsunuz, en fazla kapanan şirketlerin tekstil sektöründe ve e-ticaret ile birlikte de özellikle beyaz eşya satıcıları gibi gruplarda hızlı bir kapanmanın olduğunu görmekteyiz.
Diğer bir dikkat etmemiz gereken konu; açılan-kapanan oranında 2025’te ilk defa kapanan şirketlerin açılan şirketlere oranı %40’lara vardı. Normalde biz bunu olağan dönüşümle, yani şahıs şirketlerinin limited şirketlere veya anonim şirketlere dönüşümü seyriyle ortalama %20 civarında seyrederken; 2025 yılında evet hem bu dönüşüm hem de yaşanan beyaz kriz şirket kapatmalarına da net olarak yansımakta ve kapanan şirket oranı, açılan şirket oranına %40’a yakın bir oranla yaklaşmış durumda. Bu da yaşadığımız krizin bir özelliğini göstermekte.
Diğer bir önemli konu da son 5 yıldır konkordato süreçlerine baktığımızda; 2025 yılındaki konkordato sayımız, evet Türkiye’deki sayıya baktığımızda düşük gibi görünse bile, genel sayılarımız son 5 yılın toplamı kadar konkordato 2025 yılında ilan edildi. Toplamda son 5 yılda konkordato ilan eden firma sayımız 8 iken, 2025’te 9 firmamız konkordato ilan etti. Bu süreci kabul edilebilir bir süreç olarak görmüyoruz, şu an halen hesap süreçleri devam ediyor. Tabii ki bunun temelinde özellikle 2025 yılında yaşanan finansa erişim..."
Finansa erişimdeki o kısıtlılık, özellikle de kredi faizlerindeki %60'lara varan ve hatta bazen %60'ları aşan o maliyetli faizler, maalesef şirketlerimizi bu anlamda ciddi bir şekilde dar boğaza sürüklemiş durumda. Bu süreçle ilgili de hem genel merkezimize hem kamuoyuna hem de Türkiye’deki ilgili makamlara raporlarımızı sunuyoruz.
Özellikle bu maliyetlerin bu düzeyde devam etmesi durumunda, 2026 yılındaki beklentimiz maalesef bu sayının artabileceği yönündedir. Şirketlerimizin bu anlamda desteklenmesi, özellikle bölge illerindeki şirketlerin finansa erişimdeki o dezavantajlı durumunun ortadan kaldırılması için pozitif ayrımcılığa ihtiyacı olduğunu her seferinde dile getiriyoruz.
Son olarak kentimizdeki istihdam sayılarına ve sanayi bölgelerindeki gelişmelere değinmek gerekirse; 5 organize sanayi bölgemizde bugün itibarıyla çalışan sayımız yaklaşık 25 bin kişiye ulaşmış durumdadır. Hedefimiz 2026 sonunda bu sayıyı 35 binlere çıkarmaktır. Bu amaçla yeni genişleme alanlarımızı ve ihtisas organize sanayi bölgelerimizi hızla hayata geçirmeye çalışıyoruz. Şimdi sözü, bölgelerindeki son durumları aktarmaları için OSB başkanlarımıza bırakmak istiyorum."