DÜ’deki sempozyumda ortaya çıkan sonuç: “BARIŞ” ama her koşulda

Ziya Gökalp Eğitim Fakültesi konferans salonunda düzenlenen sempozyuma, Rektör Prof. Dr. Ayşegül Jale Saraç, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Sabri Eyigün, dekanlar, yüksekokul müdürleri ile yurt içi ve yurt dışından çok sayıda akademisyen katıldı.

Dilek SEZER

Dicle Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü tarafından düzenlenen “Sosyal Bilimler Perspektifinden Barış İmkanı” konulu sempozyumda BARIŞ masaya yatırıldı.

Açılış konuşmasını gerçekleştiren Sempozyum Düzenleme Kurulu Başkanı Yrd. Doç. Dr. Ufuk Bircan, dünyanın pek çok bölgesinde yaşanan savaşların, çatışmaların ve huzursuzlukların, barış çabalarının önemine işaret ettiğini söyledi.

                Medeniyet tarihi boyunca bugün de dahil olmak üzere değişik sebeplerden dolayı insanların, çatışmalara, savaşlara ve bunun sonucu olarak da karışıklıklara ve pek çok kişinin ölümüne şahitlik ettiğini belirten Bircan, “felsefeden, sosyolojiye, uluslararası ilişkilerden edebiyata değin akademik çalışmalarda önemli derecede konu üzerinde durulsa da pratikte eksikliklerin bulunduğu dikkati çekmektedir. Teorik ve pratik arasındaki insanın bu çelişkisinin nereden, niçin ve nasıl kaynaklandığını ortaya çıkarmak, kalıcı bir barışın imkânlarını zorlaştırmaktadır” dedi.

Savaşın Ne Anlama Geldiğini Annelere, Eşlere ve Yetim çocuklara Sormak lazım

Türkiye’nin ve tüm dünyanın barışa odaklandığı, her kıtada insanların birbirini ötekileştirerek yok etmeye çalıştığı bir zamanda, 30’a yakın medeniyete ev sahipliği yapmış ve bundan dolayı hoşgörü ve sevgi kenti olan  Diyarbakır’da barışın konuşuluyor olmasının önemine değinerek sözlerine başlayan Rektör Prof. Dr. Ayşegül Jale Saraç, sözlerini şöyle sürdürdü: “Dünya tarihini incelediğimizde yüzlerce savaş ve her savaşın binlerce, milyonlarca dramatik öyküleriyle karşılaşırız. Kurmaca değil, gerçek yaşanan bu öykülerin kahramanları, savaşlarda ve iç çatışmalarda sevdiklerini kaybeden anneler, eşler ve en önemlisi yetim büyümek zorunda kalan masum çocuklardır. Savaşın  ne anlama geldiğini Suriye’de ve Kobani’de yaşanan savaşlardan kaçıp Türkiye’ye sığınanlara, Filistin’de öldürülen masum çocukların ailelerine sormak lazım.”

Çatışma Kötü Bir Şey Değildir!

Çatışmanın özü itibariyle kötü bir şey olmadığını anlatan Selçuk Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Nezir Akyeşilmen, “çatışmayı, iyi veya kötü yapan çatışmayı nasıl yönettiğimizdir” dedi.

Her çatışmanın özel olduğunu kaydeden Nezir Akyeşilmen, “çatışma, doğal hayatımızın bir parçası. Her birimiz bir arabulucuyuz. Çatışma yöneticiyiz. Çatışma olmazsa gelişme, ilerleme, yenileme olmaz. İyi yönetirsek iyi sonuçlar alırız” şeklinde konuştu.

İnsanların mekanik bir varlık olmadığını ancak insanların günümüz modern dünyasında özünden uzaklaştığına dikkat çeken Akyeşilmen, insanın doğuştan adalet ve iyilik yapısıyla doğduğunu belirterek, bebekler üzerinde yapılan bir çalışmadan örnekler verdi.

Ahlaki değerlerin, geçmişten günümüze süregelen değerler olduğunun altını çizen Akyelşilmen, bunun, dini ve felsefi alanlarda da kendini gösterdiğini belirtti.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Diyarbakır Haberleri