EGEMEN ANLATININ ÖTESİNDE TARİH KİTAPLARINA BAKMAK

Tarih kitapları, geçmişin tozlu sayfalarını aralayıp bize atalarımızın hikâyelerini anlatan, kim olduğumuzu ve nereden geldiğimizi hatırlatan önemli kaynaklardır.

TİGRİS HABER - Tarih kitapları, geçmişin tozlu sayfalarını aralayıp bize atalarımızın hikâyelerini anlatan, kim olduğumuzu ve nereden geldiğimizi hatırlatan önemli kaynaklardır. Fakat bu hikâyelerin tamamı mı bize aktarılıyor? Yoksa bazı kahramanlar, tarih sahnesinin karanlık köşelerine mi itiliyor?

Tarih kitaplarının sayfalarını çevirdiğimizde, karşımıza çıkan kahramanların büyük çoğunluğunun erkek olduğunu görürüz. Savaşlar, krallıklar, politik hamleler... Hepsi erkek egemen bir tarih anlatısıyla sunulur. Bu durum, sanki tarih boyunca sadece erkekler kahramanlıklar göstermiş, kadınlar ise evlerinin gölgesinde sessizce yaşamış gibi bir algı yaratıyor.

Ancak bu algı ne kadar gerçek? Gerçekten de tarihte kadın kahramanlara yer yok muydu? Kesinlikle hayır! Tarih boyunca her alanda iz bırakmış, cesaretleri ve başarılarıyla destan yazmış birçok kadın kahraman var. Bilimde, sanatta, siyasette, savaşta... Her alanda parlayan yıldızlar gibi, tarihe ışık tutuyorlar.

Peki neden tarih kitaplarında bu kahramanlara yer verilmiyor?

Geçmişten kalan tarihsel kaynakların büyük çoğunluğu erkekler tarafından yazılmıştır. Bu kaynaklarda, doğal olarak erkeklerin bakış açısı hâkimdir ve kadınların rolü yeterince yer almamaktadır.

Toplumsal ön yargılar, geçmişte ve günümüzde, kadınların erkeklerden daha az önemli olduğu inancının yaygınlığını artırmakta. Bu inanç, tarih kitaplarının içeriğini de etkilemektedir. Kadın kahramanların başarıları, erkek kahramanların başarıları kadar önemsenmemekte.

Tarih sahnesinde yer alan ancak az veya eksik bilinen güçlü kadınlardan bazıları:

Kleopatra, tarihin en güçlü kadın figürlerinden biri olarak kabul edilir. Aslen Makedonyalı olan bu Mısır Kraliçesi, tarihe, "Bana karşı zafer kazandırtmayacağım" sözleriyle geçmiştir., Kleopatra 39 yaşında zehir içerek yaşamına son vermiştir.

Marie Curie, Polonya kökenli bilim insanı ve fizikçi Marie Curie, uranyum üzerine gerçekleştirdiği araştırmalarla bilim dünyasını dönüştürdü. Radyoaktivitenin temelini atan bu çalışmalarıyla bilimin ilerlemesine yön veren bir isim oldu ve iki defa Nobel Ödülü'nü kazandı. Sadece bilim dünyasında değil, aynı zamanda kadınların başarılı kariyerlerine ilham vererek adını tarihe yazdırdı.

Hürrem Sultan, Osmanlı İmparatorluğu'nda tarihin derinliklerindeki bir figür olan Hürrem Sultan, hem zekâsıyla hem de büyüleyici güzelliğiyle tüm dünyayı kendine hayran bırakan bir kadındı. Sultan Süleyman'la yaşadığı büyük aşkın yanı sıra politik etkisi ve keskin zekâsıyla da haremde önemli bir konuma yükselmişti. Tartışmalı bir figür olmasına rağmen, Hürrem Sultan'ın varlığı ve etkisi günümüze kadar uzanmış, onu dünya çapında tanınan bir isim haline getirmiştir.

Onun hikâyesi sadece tarih sayfalarında değil, aynı zamanda edebiyatta, tiyatroda ve sinemada da yaşamaya devam ediyor. Hürrem Sultan'ın yaşamı, sanatçılar tarafından defalarca yeniden yorumlanmış ve eserlere konu olmuştur. İhtişamlı saray yaşamından, entrikalarla dolu politik arenaya kadar uzanan bu hikâye, insanlığın belleğinde iz bırakmış ve onu eşsiz bir figür haline getirmiştir.

Geçmişin tozlu sayfalarını araladığımızda, karşımıza birçok kadın kahramanın hikâyesi çıkmaktadır. Bu kahramanların hikâyeleri, sadece tarih kitaplarında değil, her platformda anlatılmalı ve gelecek nesillere ilham kaynağı olmalıdır.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Toplum-yaşam Haberleri