‘ELÇİ’SİZ 1 YIL

‘ELÇİ’SİZ 1 YIL

Geçtiğimiz yıl bugün Diyarbakır'ın Sur ilçesinde bulunan tarihi Dört Ayaklı Minare önünde düzenlenen basın açıklaması sonrası çıkan çatışmada öldürülen Tahir Elçi olayının üzerinden 1 yıl geçti. Ancak Elçi’nin failleri henüz bulunamadı. Avukatlar, soruşturmanın hızlandırılması, faillerin bulunmasını istiyor.  Öte öldürülen Elçi ölümünün 1. Yıl dönümünde çeşitli etkinliklerle anılacak. Diyarbakır Barosu avukatları, başkanlarını vurulduğu yerde anacak.

 

 

Merkez Sur İlçesi'nde hendek-barikat operasyonları nedeniyle uygulanan yasak 1 yıldan bu yana devam ederken, Diyarbakır Baro Başkanı Tahir Elçi'nin de öldürülmesinden bir yıl geçti. Sur İlçesi'nde bulunan tarihi Dört Ayaklı Minare'nin çatışmalarda hasar görmesi üzerine 28 Kasım 2015 tarihinde aynı yerde basın açıklaması yaptıktan sonra orada çıkan çatışmada yaşamını yitiren Elçi olayı ile ilgili yürütülen soruşturmada da bir sonuca ulaşılamadı. Elçi'nin öldürülmesinden sonra başlayan çatışma ve uygulanan yasaklar nedeniyle olay yerinde uzun süre keşif yapılamamış, uzun aradan sonra yapılan keşifte de Elçi'nin ölümüne neden olan mermi çekirdeği bulunamamıştı. Soruşturmanın açıldığı günden bu yana 3 savcı değişirken, geçen 1 yılda ise ilerleme kat edilmedi, olayda hiçbir fail bulunamadı. Elçi dosyasına bakan avukatlardan Mehmet Emin Akar ve Mahsuni Karaman, soruşturmaya ilişkin açıklamalarda bulundu.

 

“Üç savcı değişti, hiç ilerleme yok”

Tahir Elçi’nin Türkiye ve dünya kamuoyu tarafından bilinen, tanınan bir kişi olduğunu dile getiren Mahsuni Karaman , “Elçi dosyasında herhangi bir gizlilik kararı olmadığı halde bu dosyayla ilişkimiz kesilmiş, örnekler verilmiyor, dosyanın şu an itibariyle hangi aşamada olduğunu bilmiyoruz. Ama bildiğimiz şeyler var. Dosyada hala tek şüpheli yok. Elçi’yi vuran silah tespit edilemedi, çünkü mermi çekirdeği bulunmadı. Net deliller olmadığı için de bu cinayeti aydınlatma açısından ilerleme kat edilmedi. Diyarbakır Cumhuriyet Savcılığı’ndan 100’ün üzerinde talebimiz oldu. Bu taleplerimiz konusunda ne yaptığını bilmiyoruz. Çünkü savcı ne kamuoyuna ne de bize bilgi vermiyor. Şu an Elçi dosyasını elinde bulunduran savcının kendilerine henüz dosyayı incelemediğini anlatan Karaman, şimdiye kadar üç savcının değiştiğini ve bir önceki savcının da dosyayı incelemeden başka bir savcıya teslim ettiğini söyledi. Gizlilik kararı olmamasına rağmen, dosyanın kendilerinden gizlenmesi ve bilgi verilmemesi faillerin bulunmasını da zorlaştırdığını söyleyen Karaman, “Elçi cinayeti sonrasında savcı ‘Bu bizim için namus borcudur’ dedi. Adalet Bakanı Bekir Bozdağ cinayeti aydınlatacağına dair sözler verdi. Cumhurbaşkanı, Başbakan cinayetin aydınlatılması için vaatlerde bulundu. Bu taahhütlerinin yerine getirilmesini istiyoruz” diye konuştu.

 

Keşif yapamadık

Dosyayı yakından takip eden ve benzeri onlarca davanın avukatlığını üstlenen Diyarbakır Barosu avukatlarından Mehmet Emin Aktar ise, “Tahir Elçi’nin vurulduğu gün otopsi işleminden hemen sonra olay yerine gitmek için Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı’na başvurduk. Olayın hemen akabinde 28 Kasım 2015 günü saat 13’ten sonra sokağa çıkma yasağı ilan edilmişti. Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcısı, biri başsavcı vekili olmak üzere üç cumhuriyet savcısı ve yaklaşık 15 avukat olay yerinde keşif yapmak üzere hareket ettik. Önce Sur Emniyet Müdürlüğü’ne uğradık. Sonrasında oradan olay yerine yaya olarak gitmek üzere çıktık. Çevremizde çok sayıda polis memuru ile Hasanpaşa Hanı’nı geçtikten sonra önce 2-3 el silah sesi duyuldu, sonarsında seri vaziyette silah sesi ve ardından bir patlama sesi duyduk. Hem üzerinde bulunduğumuz Gazi Caddesi ve hem de Ulu Caminin önünde yüzlerce polis bulunmaktaydı. Silah sesleri üzerine olduğumuz yerde bekledik. Birkaç dakika sonra Başsavcı bu koşullarda olay yerine gitmenin güvenli olmayacağını söyleyince, geri döndük. Bize akşama doğru bir daha gitmeyi deneyeceklerini söyledi. Diğer savcılarla birlikte Sur Emniyet Müdürlüğü’ne geri gittiler. Biz de 3-4 avukat arkadaşımızı orada bırakarak cenaze hazırlığı için baroya döndük. Sonradan öğrendiğimize göre, ilk önce korumaların sokağın içerisine doğru ateş ettikleri, ateşe karşılık olarak karşı taraftan ateş edildiği söylendi. Bunun güvenlik kontrolü amacıyla mı yoksa bir çatışma görüntüsü yaratarak keşif yapılmasını engellemeye dönük mü olduğunu bilmiyorum açıkçası” dedi.

 

Kameralar önünde cinayet gerçekleşti

Aktar, “30 Kasım günü sabah erken saatlerde olay yerine gidildiği, ancak silah sesleri üzerine keşfin yarıda kaldığını, keşif sırasında Başsavcının seçtiği Baro Yönetim Kurulu üyesi bir avukatın hazır bulunduğunu sonradan öğrendik. Aynı gün saat 13 sularında bir grup avukat arkadaşımızla olay yerine gidip inceleme yaptık. Ancak olay yerinde olaydan sonra zırhlı araçlarla birlikte çok sayıda insan da geçtiğinden sağlıklı bir tespitte bulunma şansı yoktu. Güvenlik kaygısı ile kısa sürede olay yerinden ayrıldık. Olay yeri keşfi olay anındaki durumu tespit etmek açısından kısa sürede yapılmasında yarar vardır. Olay sonrasında olay yerinin güvenlik çemberine alınmamış olması, olay yeri incelemesi yapılmadan çok sayıda araç ve insanın geçmesi nedeniyle sonrasında yapılacak bir keşif sağlıklı sonuç vermez. Ayrıca bu olay açısından bulunabilecek en önemli delil, sevgili Tahir Elçi’nin vücudunu terk eden mermi çekirdeğinin elde edilmesi olurdu. Bunun dışındaki diğer kanıtlar, kamera görüntüleri ve tanık beyanları ile soruşturma dosyasında mevcut. Cinayet onlarca kamera önünde işlenmiştir. Bu açıdan bakıldığında kimin ya da kimlerin ateşi ile vurulduğu konusunda kuşku bulunmamaktadır”.

 

Faili meçhul olarak kalmayacak

Aktar, “Sevgili Tahir Elçi meslek hayatının neredeyse tamamını “faili meçhul” cinayetler ve gözaltında kayıplara adadı. Bize düşen görev onun katledilmesine ilişkin olayın aydınlatılmasını sağlamak ve faili meçhul olarak kalmasını engellemektir. Tahir Elçi’nin katledilmesi faili meçhul bir olay değildir. Tetiği çeken veya çekenlerin kimler olduğu az çok bellidir. Asıl mesele bu cinayetin arkasındaki ilişkileri ve kişileri açığa çıkarmaktır. Bu da adli soruşturma mercilerinin kişisel çabası ile değil ancak siyasal iradenin varlığı ve desteği ile sağlanabilir. Bugün bundan uzak bulunuyoruz. Siyasal iradenin buna zorlanması için baskı oluşturmak gerekir. Türkiye Barolar Birliği bu baskıyı oluşturma bir yana, olayın aydınlanması açısından hiçbir çaba sarf etmemektedir. Bu nedenle bu olayın aydınlanması için mücadele etmek bize düşmektedir. Hepimizin sevgili Tahir’e karşı bu olayı aydınlatmak ve sorumluları açığa çıkarmak görev ve yükümlülüğü vardır. Bu sadece bir meslektaş olmanın sorumluluğu değil. Ahlaki ve vicdani bir yükümlülüktür de. Tahir’in katledilmesi faili meçhul bir olay değil ve öyle de kalmayacaktır”.

ELÇİ İÇİN ANMA

Öte yandan Diyarbakır Barosu Elçi için bir dizi etkinlik yapacak. Elçi için ilk etkinlik yarın Öldürüldüğü Dört Ayaklı Minare önünde, öldürüldüğü saat olan 10.53’te yapılacak. Basın açıklamasına Tahir Elçi’nin eşi Türkan Elçi ve ailesi, Diyarbakır Barosu yönetimi, avukatlar ile sivil toplum kuruluşu temsilcileri katılacak.

SUR’DAKİ YASAK 1 YILINI GEÇTİ

Merkez Sur İlçesi'nde hendek-barikat operasyonları nedeniyle ilan edilen sokağa çıkma yasağının üzerinden yarın itibariyle tam 1 yıl geçerken, ilçedeki bazı mahalle ve sokaklarda 1 yıl önce ilan edilen yasak sürüyor. İlçe merkezinin yarısını oluşturan Cevatpaşa, Fatihpaşa, Dabanoğlu, Hasırlı, Cemal Yılmaz ve Savaş Mahallesi'nde kazılan hendeklerin kapatılması, barikatların kaldırılması, patlayıcı tuzaklarının imhası ve ilçede bulunan PKK'lıların etkisiz hale getirilmesi için başlatılan operasyonlar kapsamında 28 Kasım'da sokağa çıkma yasağı ilan edilmişti. 30 Kasım'da kaldırılan ve 2 Aralık'ta yeniden ilan edilip 10 Aralık'ta tahliye için bir günlüğüne kaldırılan yasak, şimdiye kadar kesintisiz devam etti. Dönemin İçişleri Bakanı Efkan Ala, 9 Mart'ta yaptığı açıklamada, Sur İlçesi'nde operasyonun bittiğini açıklarken, çatışmalar nedeniyle ağır hasar gören yapıların yıkılması, hafriyat taşınması ve patlayıcı tuzaklarının imhası için yasak kaldırılmadı. Diyarbakır Valiliği, temizlik çalışması yapılan bazı sokakları zaman içinde yasağı kaldırarak giriş çıkışlara açarken, son olarak 27 Ağustos'ta Valilikten yapılan açıklamada şöyle denilmişti:

"İlçemiz Sur içinde bulunan 15 mahallemizin 6'sında (Cevatpaşa, Fatihpaşa, Dabanoğlu, Hasırlı, Cemal Yılmaz ve Savaş) ve Gazi caddesinde kamu düzeninin sağlanması, bölücü terör örgütü mensuplarınca sokak aralarına oluşturulan barikatların kaldırılması, çukurların kapatılması ve kurulan bombalı düzeneklerin imhası çalışmaları esnasında sivil vatandaşlarımızın can ve mal güvenliğini teminat altına alma adına 11 Aralık 2015 Cuma günü saat 16.00 itibari sokağa çıkma yasağı ilan edilmiş idi. Söz konusu sokağa çıkma yasağı güvenlik güçlerince icra edilen operasyonun nihayete ermesi, alanın terör örgütü mensuplarından temizlenmesi, barikatların kaldırılması, çukurların kapatılması, tuzaklanmış patlayıcıların imha edilmesi ve kamu düzen ve güvenliğinin tekrar sağlanması nedeni ile Cevatpaşa, Fatihpaşa, Dabanoğlu, Hasırlı, Cemal Yılmaz ve Savaş, Mahallelerinin tarihi surlar dışında kalan sokaklarının tamamında ve Dabanoğlu Mahallesi Dabanoğlu Sokağın 43A ile 15 numaralı haneler dahil olmak üzere sokağın kuzey batısı, Çiçekçi sokağın 1, 3, 5 ve 7 numaraları hanelerde dahil olmak üzere, batı kısmının tamamında, 27.08.2016 Cumartesi Günü saat 07.00 itibari ile kaldırılmıştır. Geri kalan mahalle ve sokaklarımızda var olabilecek tuzaklamaların imha edilmesi ve ilgili alanın vatandaşlarımızın güvenli bir şekilde kullanımına uygun hale getirilmesi için arama- tarama faaliyetleri devam ettiğinden sokağa çıkma yasağı bir müddet daha devam edecek olup yasağının kaldırılması ile ilgili karar ayrıca duyurulacaktır."

VALİ HASAR TESPİT ÇALIŞMASININ BİTTİĞİNİ AÇIKLAMIŞTI

Uluslararası miras listesine alındığı için UNESCO korumasında da bulunan Sur'da, halen bazı mahalle ve bağlı sokaklarda yasak devam ederken, Hükümet tarafından Sur ile ilgili paketler açıklanırken, Sur'un yeniden inşa edileceği duyurulmuştu. Sur'da ev ve işyerleri zarar görenlere nakdi yardımların yapıldığını belirten Valilik, ihalesi yapılan altyapı çalışmaların bitmesi halinde yasağın tümden kaldırılacağını açıklamıştı. Diyarbakır Valisi Hüseyin Aksoy, Sur'daki çalışmalar ile ilgili son yaptığı açıklamada, hasar tespit çalışmasının bittiğini, evleri yıkılan ailelere şimdiye kadar eşyalar için 7.5 milyon para yardımı yapıldığını ve buna devam ettiklerini belirterek, "Yasağın kalkması için yıkım işlerinin tamamen bitmesi gerekir. Ancak, içeride bulunan bazı tescilli yapılara bitişik olan ve yıkılması gereken evler konusunda iş makinalarının çalışması konusunda sıkıntılar var. Oradaki yıkım işleri işçiler tarafından yapıldığından uzun zaman alıyor. Şu anda Sur ilçesinde su, kanalizyasyon gibi alt yapı hizmetlerinin yüzde 25'i tamamlandı. İşler bitince yasak kaldırılacak" demişti.

İlyas AKENGİN/özel haber

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Diyarbakır Haberleri