Haber: İlyas AKENGİN
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Anayasa değişikliği referandumuna sayılı günler kala Diyarbakır'dan önemli mesajlar verdi. Erdoğan, "Biz söyleyecek sözü olan, projesi olan, derdi olan herkesle konuşmaya, görüşmeye, birlikte yol yürümeye hazırız. Tek bir şartımız var; kimsenin elinde silah olmayacak" dedi.
Tüm Türkiye’nin ve bölgenin merakla beklediği Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, toplu açılış törenini gerçekleştirmek için Diyarbakır'a geldi. Erdoğan’ın Diyarbakır’a gelişi nedeniyle yoğun güvenlik önlemleri alındı. Miting nedeniyle bazı izinler iptal edilirken, 7 bin polis görev aldı. Erdoğan, önce merkez Camisinin temel atma törenine katıldı, ardından Valilik önünde düzenlenen toplu açılış törenine katılarak vatandaşlara hitap ederek önemli mesajlar verdi. Erdoğan'ın konuşma yaptığı alanda, Kürtçe "Biji Serok Erdoğan" (Yaşasın başkan Erdoğan) sloganı atıldı.
Aydınlık gelecek bizi bekliyor
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün de Diyarbakır'da 676 trilyon liralık kamu ve özel sektör yatırımlarının toplu açılışını yapacaklarını söyledi. Diyarbakır'ı geliştirmenin, kalkındırmanın, yeni iş ve aş kapılarıyla güçlendirmenin çabasında olduklarını anlatan Erdoğan, şunları söyledi: Türkiye nasıl İstanbul'suz, İzmir'siz, Trabzon'suz, Antalya'sız, Erzurum'suz olamazsa asla Diyarbakır'sız da olamaz çünkü Diyarbakır bizim kalbimiz. Bu coğrafyayı, bu halkı bizden koparmak isteyen, kalbimizi söküp almaya çalışıyor demektir. Diyarbakır, Türkiye'nin mührüdür, el uzatılmasına asla izin vermeyiz. Rabbim kaderimizi bu coğrafyada birlikte yazmış, bizim geçmişimiz gibi geleceğimiz de ortak. İnşallah aydınlık bir gelecek bizleri bekliyor." diye konuştu.
16 Nisan'ın Türkiye ile Diyarbakır için de yepyeni bir dönemin müjdecisi olacağını ifade eden Erdoğan, tören alanını dolduranlara, "Şimdi Diyarbakır'dan öyle bir seslenelim ki tüm Türkiye duysun, tüm dünya duysun. Büyük Türkiye için evet mi? Güçlü Türkiye için evet mi? Müreffeh Türkiye için evet mi? İstikrarlı Türkiye için evet mi?" diye seslendi.
Konuşması sırasında Kürtçe "Hezar caran ere (Binlerce kez evet)" diyen Erdoğan, "Bu sesi duymayanın sadece kulağı değil, kalbi de kapalı demektir. Diyarbakır'ın 16 Nisan'da işte bu mesajları duymayanlara duyuracağına, görmeyenlere göstereceğine inanıyorum." şeklinde konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin son 3 yıldır çok zorlu günlerden, çok zorlu sınamalardan geçtiğine dikkati çekerek, şöyle devam etti: "Bin yıldır birlikte yaşadığımız bu coğrafyada tarihin her döneminde varlığımıza ve birliğimize yönelik saldırılara beraberce karşı koyduk. Sultan Alparslan önce Diyarbakır'a geldi. Buradan aldığı güç ve destekle Malazgirt Zaferi'ni kazandı. Selahaddin Eyyubi, Haçlı ordularının karşısına çıkarken arkasında neresi vardı? Yavuz Sultan Selim Mısır'ı fethe giderken önce nereyle kucaklaştı biliyor musunuz? Diyarbakır ile kucaklaştı. Cumhuriyetimizi kurarken de Diyarbakır maddi ve manevi tüm gücüyle Ankara'nın yanında yer aldı.
Diyarbakır'ın, Diyarbakırlı kardeşlerimin kafasını bulandırmak isteyen olmadı mı? Elbette oldu. Bunlar fırsat buldukları her dönemde fitneleriyle, zehir kusan dilleriyle, sahte gülüşleri ve vaatleriyle ortaya çıktılar. Özellikle darbe dönemlerinde, sıkıyönetim dönemlerinde Diyarbakır'a yanlış yapılmamış mıdır? Elbette yapılmıştır. Hem de ne yanlışlar yapılmıştır. Aslında bu dönemlerde ülkemizin her köşesinde insanlar inançları ve düşünceleri yüzünden eziyet çekmiştir, baskı görmüştür. Bizzat kendim bu sıkıntılara maruz kalmış, belediye başkanlığım elimden zorla alınmış, cezaevine düşmüş birisiyim. Hiç süphesiz Diyarbakır, bu zulmü çok daha ağır şekilde yaşadı. O güzel Diyarbakır türküsünde ne diyor? 'Gazi köşkü serindir, Dicle Nehri derindir, sen ağlama garip anam, Kadir Mevlam kerimdir.' Evet, sizler de 'Mevlam kerimdir.' diyerek sabrettiniz."
"Süratli ve kararlı bir reform süreci başlattık"
Erdoğan, 2001'de bir araya gelerek parti kurmaya karar verdiklerini, bu sebeple adını da adalet ve kalkınma kavramlarıyla ifade ettiklerini anlattı. 2002'nin Kasım ayında iktidara geldiklerinde hemen kolları sıvadıklarını, bir yandan geçmişin hatalarını telafi ederken diğer taraftan da geleceğin Türkiyesini inşa etmenin gayreti içine girdiklerini vurgulayan Erdoğan, şunları kaydetti: "Koalisyonlarla, çekişmelerle, krizlerle milletin yıllarını çalmışlar, sırtına yük üzerine yük bindirmişlerdi. Bir yandan demokraside diğer yandan ekonomide yaşanan sorunlar insanımızı adeta hayatından bezdirmişti. Biz işte tüm sorunların çözümü için kararlı ve süratli bir reform süreci başlattık. Ekonomide yatırımları artırarak, büyük projeleri ardı ardına hayata geçirerek, mali disiplini sağlayarak ülkemizi üç kat büyüttük."
Erdoğan, eğitimde 270 bin yeni derslik yaptıklarını, 560 bin yeni öğretmen atadıklarını ve 76 olan üniversite sayısını 181'e çıkardıklarını belirterek, üniversitesi olmayan il bulunmadığını, burs ve kredi imkanlarını genişlettiklerini anımsattı. 3 bin 500 yeni sağlık tesisi, 7 bin 600 aile sağlığı merkezi yaptıklarını, 500 bin yeni sağlık çalışanı istihdam ederek, hastaneleri her türlü araç ve gereçle donatarak büyük bir dönüşüme imza attıklarını ifade eden Erdoğan, bu dönüşümü şehir hastaneleriyle daha ileriye taşıdıklarını kaydetti.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Diyarbakır Kayapınar'da da şehir hastanesinin kuruluşuyla ilgili çalışmaların sürdüğünü belirterek, "Hastaneye gireceksiniz, evelallah şifayı bulmuş olarak çıkacaksınız. Öyle hijyen itibarıyla rezil, rezalet hastaneler olmayacak." diye konuştu.
'BAZILARI GENÇLERİ PARLAMENTODA İSTEMİYOR'
Erdoğan; Bazıları gençleri parlamentoya istemiyor. Halbuki daha önce 18 yaşında olanların parlamentoya girmesini kendileri de isteyerek teklif vermişlerdi. Bunlar akşam başka, sabah başka. Diyarbakır'ı şanına yakışır bir stadyuma kavuşturmak istedik. Bu Ağustos ayında hizmete girecek. Belediye başkanlığı zorla elinde alınmış biriyim. Yasal yollardan yeni belediye başkanları, kayyumlar atanmaya başlandı, her yer nasıl değişmeye başladı. Bizim muhatabımız sizsiniz. Ne kurslarla, ne tv yayınları ne diğer hususlarla ilgili endişeniz olmasın.
'NEDEN DİYARBAKIR TURİZMDE PATLAMA YAPMASIN?'
Niçin Diyarbakır turizmde patlama yapmasın? Neden? Ajan teröristler gelirse turist gelmez. Onların işi ortalığı karıştırmak. Onlar mikserdir, terör mikseri. Huzur ve istikrarı sağlamak için 'Evet' diyoruz. Kimse huzurun olmadığı bir yere yatırım yapmaz. Yatırım olmayınca iş olmaz, aş olmaz. Bedeli ne olursa olsun Kürt kardeşlerimizi terör örgütünün zulmünden kurtarmaya söz veriyoruz.
'ÖZGÜRLÜKLERİN TEMİNATIYIZ'
Başbakanlığım döneminde Kürtçe yayın serbest oldu mu? Anneler evlatlarıyla cezaevinde Kürtçe konuşabildi mi? Kürtçe seçim kampanyaları yapılabildi mi? Biz özgürlüklerin teminatıyız. Şu anda bile hala insanları tehdit etme yolunu arayan terör örgütü var. Bunlara 16 Nisan'da fırsat vermeyeceğinize inanıyorum. Biz söyleyecek sözü olan, projesi olan, derdi olan herkesle konuşmaya, görüşmeye, birlikte yol yürümeye hazırız. Tek bir şartımız var; kimsenin elinde silah olmayacak, kimse bu ülkeyi bölmeye, bu milleti parçalamaya kalkmayacak.
'TEK MİLLET DİYORUZ, TÜRK YA DA KÜRT DEMİYORUZ'
Tek millet diyoruz. Dikkat edin. Türk demiyoruz, Kürt demiyoruz, hepsini içine alan bir ifade kullanıyoruz. Yani 80 milyonuyla tek millet. Bu şehirde, sözüm ona, kendisini Kürtlerin temsilcisi olarak tanıtan bir parti, Diyarbakır sokaklarında kendisi gibi düşünmeyen insanların katledilmesine ses çıkardı mı? 53 Kürt kardeşimiz öldürüldü mü bu sokaklarda? Öldüren Kürttü, öldürülen de Kürttü. İlk seçimde tokadı yediler. Bu oyunlara gelmeyeceğiz. Devletin kendilerine verdikleri imkanları verdiler, terör örgütüne teslim ettiler.
Başka ne diyoruz? Tek bayrak. Çanakkale'de, Kurtuluş Savaşı'nda, en son 15 Temmuz'da, Yozgatlıyla Diyarbakırlıyı yan yana getiren bayraktır. 15 Temmuz gecesi, İstanbul'da darbecilerin karşısına dikilen Diyarbakırlı kardeşimin elinde bu bayrak vardı. Bu bayrak dışındaki bez parçaları, bizim için birer paçavradan ibarettir.
'TÜRKİYE CUMHURİYETİ'NİN ÖZERKLİĞİ SANA YETMİYOR MU?'
Başka ne diyoruz? Tek vatan. Vatanımızı böldürmeyiz. Kimse topraklarımızı bölemez. 4. olarak, tek devlet diyoruz. Türkiye Cumhuriyeti'nden başka devletimiz yok. Paralelmiş, özerklikmiş. Böyle bir şey olamaz. Türkiye Cumhuriyeti'nin özerkliği sana yetmiyor mu? Nereden çıkarıyorsun bunları? Oy sandığını mermi sandığıyla değiştirmek isteyenlerin devri sona eriyor. Hayırcılar kim? Kandil ne diyor? Hayır diyor. Ben Hayırcılara terörist demiyorum. Teröristler hayır diyor, bu sese kulak verin diyorum.
"Biz, sizi öyle gizli saklı değil alenen sevdik. Biz, bu şehri, şehrin güzel insanlarını Allah için sevdik. Bunun için de ülkemizin diğer 80 vilayeti ile birlikte Diyarbakır'a da aşkla sevgiyle tutkuyla hizmet veriyoruz. Biz, Diyarbakır'ı seviyoruz seveceğiz. Tarihinle medeniyetinle güzelliklerinle ve sıkıntılarınla her şeyinle başım üstüne Diyarbakır. Bu kardeşiniz, ülkenin yönetiminde sorumluluk sahibi olduğu sürece ne terör örgütünün çapulcuları ne de başka bir musibet size dokunamaz. Sahip olduğunuz hakların, hürriyetlerin, ihtiyacınız olan ekonomik kalkınmanın teminatı bizzat biziz. Sizin hakkınıza, hukukunuza el uzatmaya kalkan karşısında beni ve arkadaşlarımız bulur."