Eylül’de gel!

NACİ SAPAN

Başbakan yardımcısı Beşir Atalay ve Abdullah Öcalan’ın ‘Barış’ ve ‘çözüm’ konusunda adres gösterdikleri Eylül ayına kilitlendik, ne olacak diye. Böyle bir kilitlenme kafamızı meşgul edince çoklu düşünmek gerekiyor elbette. Böyle çoklu düşününce de beyin yoruluyor.

Trafik çok yönlü, karışık

Trafik polisleri henüz doğru yönü işaret etmiyor.

Sürekli akla ne olacak sorusu geliyor.

Alpay’ın ‘Eylülde gel’ şarkısı çağrışım yapıyor yoğun trafikte.

Şarkının sözlerine bir göz atıyorum, duruma uygun sanki.

 

Tatil geldiği zaman

Ağlarım ben inan

Gidiyorsun işte

Arkana bakmadan

Nasıl geçer bu yaz

Ne olur bana yaz

Sen sen sen

Sen bir ömre bedel

Yok yok yok

Gitme gitme gel

Eylülde gel

 

Okul yolu sensiz

Ölüm kadar sessiz

Geçtim o yoldan dün

İçim doldu hüzün

Yapraklar solarken

Adını anarken

Bekletme ne olur

Gelmek zamanı gel

Yok yok yok

Gitme gitme gel

Eylülde gel 

 

Eylülde gel Eylülde okul yoluna

Konuşmadan yürüyelim gireyim koluna

Görenler dönmüş hem de mutlu diyecekler

Ağaçlar sevinçten başımıza konfeti gibi

Yaprak dökecekler

 

Şarkıda yalnızlık, ölüm, hüzün, kasvet, dönüş, mutluluk gibi unsurlarda var. Duruma uygun.

Sonuçta bir şeyler oluyor, biz bilmiyoruz.

Hep birlikte tatile çıkalım

Eylül’de geliriz.

Artık, ağaçlar başımıza sevinçten konfeti gibi yaprak mı döker, kurşun mu döker, bilemiyoruz.

Bizim umudumuz konfetide.

Hadi hayırlısı, Eylül’de geleceğiz artık..

 

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.