FOTOĞRAFLARIN ANLATTIKLARI

Ramazan ÖZTÜRK

Bu fotoğrafı 2005’te Kırılma Noktası Haber Belgeselini hazırlarken Afganistan’ın Başkenti Kabil’de çektim. Fotoğrafta gördüğünüz yalnızca bir kadın değil; rejim yıkılsa bile korkunun nasıl hayatta kaldığının görsel kaydıdır.

Taliban 2001’de devrilmişti. Hukuken yoktu ama bu fotoğraf şunu söylüyordu:
Taliban gitti, Talibanizm gitmedi, korkusu hala var.

Bu kadın teknik olarak Taliban Rejiminin olmadığı bir ülkede yürüyordu.
Ama bedeni hâlâ bir tehdit coğrafyasında hareket ediyordu.

Arkada görünen burkalı kadınlar, rejimin değil hafızanın üniformasını taşıyordu.

Yüzü açık olan bu kadın ise özgürlüğü yaşamıyor; özgürlüğün bedelini taşıyordu.

Başını öne eğmiş olması bir tevazu değil; içselleştirilmiş tedirginlikti.

Elleri, rahat veya meydan okuyan bir duruş sergilemiyor, kararsız, temkinli, tetikteki bir duruşu görüyoruz.

Bu, aslında bir başkaldırı fotoğrafı değil, bu başkaldırmaya çalışan bir ruhun ürkekliğiydi.

Afganistan’da Burka bir tercih değildi.

2005’te burka: inançtan çok hayatta kalma refleksi, gelenekten çok sokak sigortası, ahlaktan çok şiddetten korunma zırhıydı.

Kadınların çoğu Taliban’dan korktuğu için değil, Taliban geri dönebilir korkusu yüzünden örtünüyordu.

Yani rejim yıkılmıştı ama: cellâtların anısı canlıydı, şiddetin cezasızlığı hafızadaydı, erkek egemen bakış hâlâ sokaktaydı.

2021 sonrasında aynı fotoğraf artık bir ölüm ilanı oldu.

İşte kırılma noktası tam da burada yüzümüze çarpıyor.

2005’te bu fotoğraf: Korkuya rağmen atılan küçük bir adımdı.

2021’den sonra aynı kare: Cezası belirsiz ama şiddeti kesin bir suç delili oldu.

Artık bu yüz “cesur” sayılmaz, “Direniş” olarak bile görülmez, doğrudan hedef haline gelir.

Taliban’ın ikinci iktidarında bu fotoğraf: dayakla, hapisle, kaybolmayla ve evet, ölümle sonuçlanabilir.

Çünkü bu kez sadece gelenek değil, devlet şiddeti devrededir.

Bu fotoğraf, zamanın tanıklığını yapıyor.

Bu enstantane aslında üç zamanı aynı anda anlatıyor:

Geçmişte; Taliban’ın kadın bedeninde bıraktığı travmayı,

2005’te rejim yokken bile bıraktığı korkuyu,

2021’in geleceğinde ise korkunun tekrar yasa haline gelişini...

Bu yüzden bu fotoğraf yalnızca Afganistan’a ait değil.
Bu fotoğraf, şunu söylüyor:

Bir rejim yıkılabilir ama korku yıkılmaz.
Korku, kadın bedeninde nesilden nesle aktarılır.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.