GELECEĞİN KADERİ AN’DA ÇİZİLİYOR

Mümin Ağcakaya

Tarihi bir günü daha geride bıraktık. İlerde bugünle ilgili yazıları okumaya ömrümüz yeterse torunlarımıza ‘o günleri iyi hatırlıyorum, hatta gidip oyumu da kullandım’ diye hava bile atacağız. Torunlarımız da bize ‘valla tarih gibi adamsın! Tarihi kitaptan okumaya ne hacet, sen anlat, dinleyerek öğrenmek daha heyecanlı oluyor’ diye; dalga karışık takılacaklardır. Yaşanmış olan her günün tarihe kaydı geçmektedir. Ama günlere atfedilen önemler farklı olmaktadır. Bu açıdan tarih çok seçici davranmaktadır. O, günü diğerlerinden farklı kılacak; tarihsel, toplumsal gidişatı etkileyecek, bir olay ya da bir durumun meydana gelmesi gerekir.

 

Son onlu yılların yoğun ve stresli geçen bir seçim gününü daha geride bıraktık. Sandıklar açılmadan önce heyecan adeta reyting rekoru kırdı. 24 Haziran’ın tarihe geçeceği muhakkak. Unutamayacağımız gerilimli günleri geride bıraktık. Bu seçimin tarihimizde ve hayatımızda ayrı bir yeri olacağı muhakkaktır. Geleceğin getirisini götürüsünü artık yaşayarak göreceğiz. Heyecanıyla, atışmalarıyla, kavgalarıyla zamana damgasını vuran seçim süreci geride kaldı. Tarihi bir güne daha tanıklık ettik.  Her akşam medyadan izlediğimiz, dinlediğimiz atışmalardan kelime dağarcığımız da yeterince nasibini aldı.

Yaşam her şeye rağmen devam ediyor… Yaşlı, genç, kadın, engelli, hasta demeden tüm duyarlı insanlar sandığa gitti. Çok sayıda yaşlı, hasta ve engelli insan kendilerine yardım eden insanların yardımıyla; sırtında veya kollarında sandık başlarına koştu. Hatta birçok seçmen başka şehirlerde olmalarına rağmen, ‘bir oyum boşa gitmesin’ diye, işini bırakarak, o kadar kilometrelik yolu göze alarak; oy vereceği kente giderek, bu güne ve geleceğe olan sorumluluğun gereğini yerine getirdiler. Bu fedakârlıklar ve duyarlılıklar karşısında insanın duygulanmaması mümkün değildir.

   Birçok insan büyük bir duyarlılık ve sorumlulukla oyunu korumak için, ‘oyumun başına bir şey gelmesin’ diye; sandıkların başından, televizyonların başından ayrılmadı. Sonuçları izleyenler, her sandık sonucu açıklandığında; adeta nefesini tutarak, çıt çıkarmadan kulak kesildiler. Heyecanı yüksek bir seçim oldu.

Ortaya çıkan sonuç; kimlerin beklentisini karşıladı. Kimleri hayal kırıklığına uğrattı; alicengiz bu işe nasıl ve ne kadar karıştı, bilinemezlikleriyle geride kalacak.

 Önemli olan ders çıkarmaktır. Geleceğe nasıl yolculuk yapılacağıdır. İleriki bir zaman kesitinden geriye dönüp bakıldığında bugünlerin nasıl görüleceğidir. Keşkelerle, âmâlarla, fakatlarla dolu gerekçeler dizmek; zamanı geriye döndürmeye hiçbir katkısı olmayacaktır. Zaman durdurulamayacak ve bir daha geriye döndürülemeyecek bir akışa sahiptir. Çünkü zaman o an da yaşanmaktadır. Önemli olan anı doğru değerlendirmek ve doğru yaşamaktır. Yaşanan zaman anılar ve izler bırakarak artık geride kalır. Tarihçilerin ya da edebiyatçıların yazım ve değerlendirme konusu olur.

              İnsanoğlunun bilinçli yaşamaya başlamasıyla birlikte, yaşam tercihleri de olmuştur. Ama çoğu zaman başka tercihlere göre yaşamak zorunda kalır. Umut da başka baharlara…

 

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.