GENÇLİK NİMETİ

İbrahim Yardım

Cenab-ı Hak; insanoğluna hayat, sağlık, akıl, gençlik, İslamiyet ve insaniyet gibi birtakım asıl nimetleri ihsan etmiştir.

Bediüzzaman’ın Gençlik Rehberi'nde izah edildiği gibi; gençlik hiç şübhe yok ki gidecek. Yaz güze ve kısa yer vermesi ve gündüz akşama ve geceye değişmesi kat'iyyetinde, gençlik dahi ihtiyarlığa ve ölüme değişecek. Eğer o fâni ve geçici gençliğini iffetle hayrata  ve istikamet dairesinde sarfetse, onunla ebedî, bâki bir gençliği kazanacağını bütün semavî fermanlar/kutsal kitaplar  müjde veriyorlar. Eğer sefahete sarf etse, nasılki bir dakika hiddet yüzünden bir katl (cinayet)  milyonlar dakika hapis cezasını çektirir. Öyle de gayr-ı meşru dairedeki gençlik keyifleri ve lezzetleri, âhiret mes'uliyetinden ve kabir azabından ve zevalinden gelen teessüflerden ve günahlardan ve dünyevî mücazatlarından başka, aynı lezzet içinde o lezzetten ziyade elemler olduğunu aklı başında her genç tecrübe ile tasdik eder. 

 

Eğer istikamet dairesinde gitse, gençlik gayet şirin ve güzel bir nimet-i İlahiye ve tatlı ve kuvvetli bir vasıta-i hayrat olarak âhirette gayet parlak ve bâki bir gençlik netice vereceğini, başta Kur'an olarak çok kat'î âyâtıyla bütün semavî kitablar ve fermanlar haber verip müjde

ediyorlar. Madem hakikat budur. Ve madem helâl dairesi keyfe kâfidir. Ve madem haram dairesindeki bir saat lezzet, bazan bir sene ve on sene hapis cezasını çektirir. Elbette gençlik nimetine bir şükür olarak, o tatlı nimeti iffette, istikamette sarfetmek lâzım ve elzemdir

 

Öyle ise o gençlikte kazandığın ibadetler, o fani gençliğin baki meyveleridir. Ve o fani gençliği Allah yolunda ve helal dairesinde  harcamanın neticesi ve mükâfatı, ahirette baki (sonsuz ) bir gençliktir’

Eğer,  helal dairesi ile yetinilmeyip nefsin tuzağına düşüp ona esir olup şeytanın yolunda harcansa o halde o gençlik, hem bu dünyada hem kabirde hem ahirette insanın başına bir bela olur. Nitekimhayatın en tatlı dönemi olan gençliğini en acı ve acınacak hale getiren gençler vardır. Gençlik nimetini başına bela edenler vardır. Ancak unutulmamalıdır ki hiçbir nimet başa bela olsun diye verilmemiştir.

Nitekim bu konuda Sevgili Peygamberimiz, ‘Kabir azabının büyük bir çoğunluğu ve sebebi gençlik nimetini kötüye kullanmaktandır’ buyurmaktadır.

Ayrıca, bütün nimetler gibi gençlik nimetini de  ihsan edip bize veren Cenab-ı Hak’tır.

Eğer nefis ve şeytanın yolunda sarf edilse o halde "emanete ihanet edilmiş" olur. Bu da ayrı bir vebaldir. Hâlbuki nimeti veren kimse O'nun razı olacağı bir tarzda o nimet harcanmalı. Yoksa o nimet, nimetlikten çıkar ve başa bir bela olur.

Gençlik nimeti öyle olduğu gibi zenginlik de hayat da akıl da mal - mülk, çoluk çocuk da aynen öyledir. Yani bunlar, Allah'ın yolunda olursa nimettir, huzur verir ve tatmin eder. Aksi halde mesuliyettir, azaptır, hesaptır ve başa beladır.

Ayrıca gençlik dönemindeki ibadetlerin ve kulluğun sevabı ve makbuliyeti çok daha fazladır.

Bir hadiste ‘Gençlikte yapılan ibadetlerle, ihtiyarken yapılan ibadetler arasındaki fark, Peygamberlerle diğer insanlar arasındaki fark kadardır’ diye buyurmuştur Resul-ü Ekrem.Ayrıca O (sav) başka bir hadisinde “gençleri sevin, gönüllerini hoş tutun. Zira İslamiyet onların sayesinde yayıldı” diye buyurur. Nitekim O’nun (sav) öğrencileri ve dava arkadaşları olan sahabelerin hemen hemen hepsi genç idi.

Cenab-ı Hak, bizleri gençliğini en güzel bir şekilde değerlendirip o nimetle her iki dünyasını kazanan bahtiyar ve kahraman gençlerden eylesin.

 

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.