Çocukken yaz akşamlarında elektrikler kesildiğinde damda gökyüzüne bakardık. Yıldızlar daha parlak görünürdü o zaman; sanki şehir sustuğunda evren konuşmaya başlardı. Belki de bu yüzden gökyüzü, insanın içine hem bir huzur hem de bir merak bırakır. Kimimiz için bilimdir o, kimimiz için kaderin fısıltısı.
Astrolojiye göre burçlar yalnızca doğduğumuz tarihin sembolü değil; aynı zamanda mizacımızın, reflekslerimizin ve hayata verdiğimiz tepkilerin bir haritasıdır. Elbette bu bir inanç ve yorum alanıdır. Ama kabul edelim, bazen bir burç yorumu insanı şaşırtacak kadar “tanıdık” gelir.
Ateş grubu burçlar - Koç, Aslan ve Yay - hayatı hızlı ve tutkulu yaşar. Koç acelecidir ama cesurdur. Aslan sahnenin ışığını sever; görünmekten çekinmez. Yay ise özgürlüğün peşindedir, bavulu hep yarı hazırdır sanki. Onlar için hayat bir mücadele ya da keşif alanıdır.
Toprak grubu - Boğa, Başak ve Oğlak - daha sağlam basar yere. Boğa güven ister, istikrar ister. Başak detaylarda kaybolur ama o detaylar dünyayı ayakta tutar. Oğlak sabrın ve disiplinin adıdır; zirveye yavaş ama emin adımlarla çıkar.
Hava grubu - İkizler, Terazi ve Kova - düşüncenin ve iletişimin temsilcisidir. İkizler meraklıdır; bir konu bitmeden diğerine atlar. Terazi denge arar; adalet duygusu güçlüdür. Kova ise kalabalığın içinde bile farklıdır; geleceği bugünden düşünür.
Su grubu - Yengeç, Akrep ve Balık - duyguların derin sularında yüzer. Yengeç koruyucudur, geçmişe bağlıdır. Akrep sezgileriyle hareket eder; keskin ve güçlüdür. Balık ise hayal gücünün sınırlarını zorlar, empatisiyle sarar dünyayı.
Peki gerçekten yıldızlar mı belirler karakterimizi? Yoksa biz mi anlam ararken gökyüzüne bakarız? Belki de mesele, insanın kendini tanıma ihtiyacıdır. Astroloji kimi zaman bir aynadır; eksiklerimizi, güçlü yanlarımızı semboller üzerinden görmemizi sağlar.
Gökyüzü her gece aynı gibi görünür ama aslında sürekli değişir. Tıpkı bizler gibi. Belki de burçların en doğru yanı şudur: Hiçbirimiz tek bir özellikten ibaret değiliz. İçimizde biraz ateş, biraz toprak, biraz hava ve biraz su taşırız.
Ve ne olursa olsun, yıldızlara bakmak insana iyi gelir. Çünkü gökyüzü, her şeye rağmen umut kadar geniştir.