Görünmeyen Şiddet Büyüyor: Rakamlar ve Gerçekler Çarpışıyor

Yasemin Kürmancı

TÜİK’in son verileri, kadına yönelik şiddetin azalmadığını; aksine biçim değiştirerek devam ettiğini ortaya koyuyor. Rakamların ardından bir radyo programında yapılan değerlendirmeler ise sorunun sahadaki gerçek yüzünü gözler önüne serdi.

TÜİK’in 2025 raporuna göre kadınların en sık maruz kaldığı şiddet türü psikolojik şiddet olarak öne çıkıyor. Bunu ekonomik ve fiziksel şiddet izliyor.

Son bir yılda ise şiddetin daha çok psikolojik baskı, dijital taciz ve ısrarlı takip şeklinde yaşandığı görülüyor. Dikkat çeken bir diğer nokta ise, şiddet gören kadınların neredeyse yarısının yaşadıklarını kimseyle paylaşmaması.

Kadına yönelik şiddet, toplumun en önemli sorunlarından biri olmaya devam ederken, bir radyo programında konuya ilişkin çarpıcı değerlendirmeler yapıldı. Programın konuğu Avukat Feyza Nur Işık, Türkiye’de kadına yönelik şiddetin oranlarının oldukça yüksek olduğunu belirterek, resmi verilerin dahi ciddi bir tabloyu ortaya koyduğunu ifade etti.

Işıt, birçok vakanın ise hiç resmi kayıtlara yansımadığını, bu nedenle gerçek tablonun çok daha ağır olabileceğini dile getirdi.

Şiddet Sadece Fiziksel Değil

Avukat Feyza Nur Işık, şiddetin yalnızca fiziksel olmadığını vurgulayarak; psikolojik, ekonomik ve cinsel şiddetin de yaygın şekilde görüldüğünü belirtti. Ancak uygulamada en sık karşılaşılan türün fiziksel şiddet olduğuna dikkat çekti.

İlk Müdahale Hayat Kurtarıyor

Şiddete maruz kalan kadınların vakit kaybetmeden harekete geçmesi gerektiğini vurgulayan Işık, ilk yapılması gerekenleri şöyle sıraladı:

112 Acil hattının aranması, en yakın karakol ya da savcılığa başvuru yapılması ve mümkünse 24 saat içinde darp raporunun alınması.

Bu sürecin gecikmesi halinde delillerin kaybolabileceğine dikkat çeken Işık, özellikle cinsel saldırı vakalarında zamanın kritik olduğunu ifade etti.

“Beklemek En Büyük Hata”

Kadınların en sık yaptığı hatanın “belki düzelir” düşüncesi olduğunu belirten Işıt, bu yaklaşımın şiddetin devam etmesine neden olduğunu söyledi.

Şiddetin çoğu zaman tek seferlik olmadığını vurgulayan Işık, “İlk vakada başvuru yapılmadığında süreç daha ağır sonuçlara yol açabiliyor” dedi.

Uzaklaştırma Kararı ve İhlal Süreci

Uzaklaştırma kararlarının ciddi bir koruma tedbiri olduğunu belirten Avukat Feyza Nur Işık, bu karar kapsamında failin mağdura yaklaşmasının ve iletişim kurmasının yasaklandığını ifade etti.

Kararın ihlal edilmesi durumunda ise yeni bir suç oluştuğunu belirten Işık, fail hakkında 3 ila 10 gün arasında değişen zorlama hapsi uygulanabildiğini söyledi.

Devlet Destekleri ve Sığınma İmkânı

Şiddet mağduru kadınlar için devlet kurumlarının ve belediyelerin çeşitli destekler sunduğunu belirten Işık, kadın sığınma evleri ve geçici barınma imkânlarının bulunduğunu ifade etti.

Ayrıca bazı durumlarda kadınlara geçici konut sağlanabildiğini ve sınırlı da olsa ekonomik destek verildiğini söyledi.

Şikâyetin Geri Çekilmesi Süreci Etkileyebiliyor

Şikâyetin geri çekilmesi durumunda bazı dosyaların düşebileceğini belirten Işık, ancak ağır yaralanma gibi durumlarda sürecin kamu davası olarak devam edebildiğini ifade etti.

Dijital Şiddet de Suç Kapsamında

Sosyal medya üzerinden yapılan tehdit ve tacizlerin de suç sayıldığını vurgulayan Işık, bu tür durumlarda ekran görüntüsü alınarak başvuru yapılması gerektiğini söyledi.

Sahte hesapların dahi teknik yöntemlerle tespit edilebildiğini belirtti.

En Önemli Mesaj: Kendine Değer Ver

Avukat Feyza Nur Işık, kadınlara en önemli mesajının kendilerine değer vermeleri olduğunu belirterek, şiddetin hiçbir koşulda normalleştirilmemesi gerektiğini ifade etti.

Işık, “Hiçbir kadın çaresiz değil. Haklarını bilmek ve ilk anda harekete geçmek hayati önem taşıyor” diyerek sözlerini tamamladı.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.