Görünmez Zaman Hırsızları

Muhammed Esen

Hayatımızı kuşatan zaman, çoğu zaman gözle görülmez bir şekilde erir gider. Sabah uyanır, kahvemizi içer, işe koşarız; öğlen olur, akşam gelir. Peki, bu saatler gerçekten bizim midir, yoksa fark etmeden başkalarının elinde mi akıp gider?

Telefonlarımızın bildirim sesleri, sürekli açık kalan sosyal medya ekranları, gereksiz toplantılar… Hepsi birer zaman hırsızıdır. Öyle ki, günün sonunda “Ne yaptım ben bugün?” sorusunu kendi kendimize sorarken buluruz. Cevap genellikle boşluklarla doludur.

Zaman, para gibi biriktirilemez; harcanan her saniye geri gelmez. Ancak farkındalığımız sayesinde kayıpları azaltabiliriz. Bir kitap okumak, yürüyüşe çıkmak, hatta sadece düşüncelere dalmak bile zamanı sahiplenmektir. Küçük, görünmez alışkanlıklar hayatımıza derinlik ve anlam katar.

Belki de yapmamız gereken şey, hayatın hızına kapılmak yerine, ona eşlik etmeyi öğrenmektir. Zamanın esiri olmak yerine, onunla dans edebilmek… Görünmez hırsızlara karşı en etkili silahımız, bilinçli farkındalıktır.

Gün biterken, bir an durup kendi zamanımızı geri kazanmak mümkün müdür? Evet, mümkün… Ama önce onu kaybettirenleri fark etmek gerekir.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.