İbrahim İnanç YILDIZ
TİGRİS HABER - Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku’nun 5 Ocak 2020’de kaybolmasıyla başlayan ve Türkiye’nin hafızasına kazınan faili meçhul dosyada en kritik viraj dönüldü. Yıllarca "baraj gölünde intihar" senaryosu üzerinden yürütülen ancak hiçbir iz bulunamayan soruşturma, Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı’nın dosyayı "kasten öldürme" ve "suç delillerini karartma" kapsamına almasıyla yeni bir boyut kazandı. Yıllardır süregelen "intihar" iddialarının yerini "organize cinayet ve örtbas" şüphesi aldı.
Gözaltı listesinde kritik isimler
6 yıl sonra gelen dalga operasyonla, aralarında dönemin valisinin oğlu ve emniyet mensuplarının da bulunduğu 14 kişi hakkında gözaltı kararı verildi. Operasyon kapsamında gözaltına alınan 13 kişi arasında Doku’nun eski erkek arkadaşı Zeinal Abakarov ve üvey babası Engin Yücer’in yanı sıra, dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel ve koruması da yer alıyor. Dosyada bir şüphelinin firari olduğu, ABD'ye kaçtığı tespit edilen Umut Altaş için ise kırmızı bülten hazırlığı yapıldığı bildirildi.
Soruşturma dosyası derinleştirildi
Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada kapsam genişletilerek, dosyanın niteliği "basit bir kayıp vakası" olmaktan çıkarıldı. Dosyayı "sıradan bir kayıp vakası" olmaktan çıkaran savcılık; kasten öldürme, delil karartma ve kamu nüfuzunun kötüye kullanılması suçlamalarıyla soruşturmayı derinleştirdi. Soruşturma kapsamında elde edilen yaklaşık 700 saatlik yeni MOBESE görüntüsü ile şüphelilerin olay gecesine ait araç trafiği mercek altına alındı. Söz konusu hareketliliğin "hayatın olağan akışına" uymadığını vurgulanırken; gizli tanık beyanları, silinen dijital veriler ve telefon trafikleri de dosyaya ana delil olarak eklendi.
Örtbas duvarı yıkılıyor
Süreci en başından beri takip eden Doku ailesinin avukatı Ali Çimen, yaşanan son gelişmeleri gazetemiz Tigris Haber’e değerlendirdi. Soruşturmadaki tıkanıklığın "siyasi bir irade" ile aşıldığını belirten Çimen, dosyada daha önce bir örtbas süreci yürütüldüğünü savundu.
Çimen, yaptığı değerlendirmede şunları kaydetti:
"Dosyamız uzun süre Tuncay Sonel’in yürüttüğü bir örtbas operasyonu nedeniyle sürüncemede kaldı. Ancak bakanlık değişimiyle beraber Tunceli Başsavcılığı’na verilen destek, adaletin önünü açtı. Şu an deliller toplandı, eksikler giderildi. Bizim talebimiz sadece bu 13 kişi değil, bu süreci yöneten Tuncay Sonel’in de gözaltına alınmasıdır. O kısım da tamamlandığında dosya tam bir düzene girecek ve muhtemelen cuma gününe kadar tutuklama kararlarıyla süreç yeni bir aşamaya geçecektir."
Bakan Gürlek: Ucu nereye giderse gitsin
Adalet Bakanı Akın Gürlek, operasyonun ardından yaptığı açıklamada kararlılık mesajı verdi. Gürlek, "Kamu vicdanında derin iz bırakan bu soruşturma tüm yönleriyle yeniden ele alınmaktadır. Hiçbir şüphe göz ardı edilmeden, ucu nereye giderse gitsin kararlılıkla araştırılacaktır" diyerek adaletin tecellisi için tüm imkanların seferber edildiğini vurguladı.
Sır perdesi aralanıyor mu?
Gülistan Doku’nun akıbetine dair bugüne kadar verilen yetersiz arama çalışmalarının yarattığı hayal kırıklığı, yerini somut bir yargı sürecine bıraktı. Şimdi tüm gözler, gözaltına alınan şüphelilerin ifadelerine ve adliye sevk süreçlerine çevrilmiş durumda. 6 yıldır dinmeyen bir sızının ve "Gülistan Doku Nerede?" sorusunun cevabı, belki de ilk kez bu kadar yakın.