Gülistan Doku soruşturmasından çarpıcı iddialar

Gazeteci ve eski milletvekili Şamil Tayyar, 6 yılı aşkın süredir kayıp olan Gülistan Doku dosyasına ilişkin dikkat çeken iddiaları kamuoyuyla paylaştı.

İbrahim İnanç YILDIZ

TİGRİS HABER - Tunceli’de 5 Ocak 2020 tarihinde kaybolan üniversite öğrencisi Gülistan Doku dosyasında dikkat çeken yeni iddialar gündeme geldi. Gazeteci ve eski milletvekili Şamil Tayyar, soruşturma sürecine ilişkin önemli detaylar paylaştı.

“Kayıp değil, cinayet şüphesi”

Tayyar’ın aktardığına göre soruşturma, artık bir kayıp vakası olarak değil, cinayet şüphesi kapsamında yürütülüyor. İlk süreçte adı geçen eski erkek arkadaşı Zeynel Abakarov yerine, şüphelerin Mustafa Türkay Sonel üzerinde yoğunlaştığı öne sürülüyor.

Tehdit, son temas ve kayboluş gecesi

Tayyar’ın paylaştığı bilgilere göre dosyada yer alan “Şubat” kod adlı gizli tanık, gençler arasında düzenlenen uyuşturucu partilerine ve bu ortamlarda yaşandığı iddia edilen ağır suçlara dikkat çekiyor. Tanık ifadesinde, Gülistan Doku’nun bu ortamlardan birinde cinsel saldırıya uğradığı ve hamile kalmış olabileceği iddiası yer alıyor.

İddialara göre Doku, kaybolmadan bir gün önce çalıştığı kafede tehdit edildi. Bu gelişmenin ardından korktuğunu belirterek eski sevgilisiyle yeniden iletişim kurduğu ifade ediliyor. Tayyar, olay sırasında Doku ile Abakarov’un zaten ayrı olduklarını da vurguluyor.

Kritik isim: Umut Altaş

Tayyar’ın anlatımına göre, Doku’nun kaybolduğu gece Mustafa Türkay Sonel’in araçla dışarı çıktığı ve şehre dönerken yanında Umut Altaş olduğu ileri sürülüyor. Halen ABD’de bulunduğu belirtilen Altaş’ın kritik bir tanık olabileceği değerlendiriliyor.

Delil karartma ve para transferi iddiaları

Dosyada en çarpıcı başlıklardan biri de delil karartma iddiaları. Tayyar, kaybolmanın hemen ardından dönemin vali koruması Şükrü Eroğlu’nun devreye girerek bazı delillerin ortadan kaldırıldığı yönünde iddialar bulunduğunu aktarıyor.

Ayrıca polis memuru Gökhan Ertok hakkında da önemli tespitler olduğu öne sürülüyor. MASAK verilerine dayandırılan iddialara göre Ertok’un hesabına iki ayrı tarihte toplam 10 bin TL para transferi yapıldığı ve kaybolma sonrası Doku’ya ait SIM kartın bu kişi tarafından kullanıldığı ifade ediliyor.

HTS kayıtlarının da Ertok’un, dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel ve korumasıyla yoğun iletişim halinde olduğunu gösterdiği ileri sürülüyor.

Silinen kayıtlar ve eksik veriler

Tayyar’ın paylaşımlarında, Doku’nun kaybolmadan kısa süre önce gittiği hastaneye ait kayıtların silindiği ve olay günü çevredeki bazı kamera kayıtlarının dosyada yer almadığı ya da silindiği iddiaları da yer aldı. Dosyada yalnızca belirli saat aralığına ait MOBESE görüntülerinin bulunduğu belirtiliyor.

Aramalar sonuçsuz, inceleme sürüyor

2025 yılı içinde yer altı görüntüleme cihazlarıyla 12 farklı bölgede arama yapıldığı ancak sonuç alınamadığı ifade ediliyor. Öte yandan olay gününe ait yüzlerce saatlik kamera kaydının incelenmeye devam ettiği aktarılıyor.

“Soruşturma genişleyebilir”

Tayyar, gizli tanık ifadeleri, HTS kayıtları ve MASAK bulguları arasındaki paralelliğin, dönemin valisi Tuncay Sonel’in de ifadesine başvurulması ihtimalini artırdığını belirtiyor.

Yetkililerin dosya üzerindeki çalışmaları sürerken, kamuoyu yıllardır aynı sorunun yanıtını bekliyor: Gülistan Doku’ya ne oldu?

Şamil Tayyar’ın gündeme getirdiği iddiaların tam metni

Şamil Tayyar’ın sosyal medya platformu X’deki hesabından yaptığı paylaşımın tam metni şu şekilde:

“Gülistan Doku Dosyası. Soruşturmada ‘kısıtlılık’ olduğu için ayrıntılara girmeyi düşünmüyordum. İçerikten haberdar olan abla Aygül Doku ve avukatı, her gün dosyadan bilgiler paylaşınca yazmaya karar verdim.

Özetle:

-Soruşturma, kayıp vaka olarak değil cinayet şüphesiyle yürütülüyor.

-Cinayetin, sevgilisi Zeynel Abakarov’un aksine valinin oğlu Mustafa Türkay Sonel tarafından işlendiği düşünülüyor.

-Şubat kod isimli gizli tanığın ifadesinde vahim iddialar var.

-Gizli tanık, gençler arasında uyuşturucu partilerinin yapıldığını, bu partilerden birinde Sonel’in Gülistan’a tecavüz ederek hamile bıraktığını anlatıyor.

-Gülistan, kaybolmadan bir gün önce çalıştığı kafede Sonel tarafından tehdit ediliyor.

-Olay sırasında Gülistan ve Zeynel sevgili değillerdi, ayrılmışlardı.

-Gülistan, tehdit sonrası eski sevgilisi Zeynel’le irtibat kurarak korktuğunu söylüyor.

-Gülistan’ın kaybolduğu gece aracıyla dışarı çıkan Sonel’in şehre dönüşünde yanında Umut Altaş var.

-Şimdi ABD’de bulunan Altaş’ın en önemli tanık olduğu değerlendiriliyor.

-Kayıptan hemen sonra vali koruması Şükrü Eroğlu devreye giriyor, deliller yok ediliyor.

-Gülistan’ın sim kartını kayıptan sonra kullandığı ve bilgileri sildiği saptanan, o dönem Ankara’da görevli polis memuru Gökhan Ertok’un Şubat ve Mart 2020’de hesabına, valinin koruması Eroğlu tarafından her defasında 5’er bin lira olmak olmak üzere toplam 10 bin lira yatırıldığı MASAK tarafından tespit ediliyor.

-Gökhan Ertok’un 10 Ocak 2020’den itibaren Vali Tuncay Sonel ve koruması Şükrü Eroğlu’yla çok sık görüşmeler yaptığı tespit ediliyor.

-Ertok, Gülistan’a ait cep telefonunun sim kartını cihazına taktığı 18 Ocak 2020 sabahı 06.27’den sonra Vali Sonel ve koruması Eroğlu’yla 09.30 gibi görüşüyor.

-Kısıtlılık kararı da bu tespitten sonra alınıyor.

-Daha sonra hamile olduğu düşünülen Gülistan’ın kaybolmadan 6 gün önce 31 Ocak 2019 günü gittiği hastane kayıtlarının silindiği anlaşılıyor.

-Aynı şekilde olayı aydınlatabilecek mevzilerdeki kamera kayıtlarının dosyaya eklenmediği veya silindiği tespit ediliyor.

-Dosyaya sadece Gülistan’ın kaybolduğu 5 Ocak 2020 günü saat 11.00/19.00 arası mobesa kayıtlarının konulduğu belirleniyor.

-Müşteki vekiline 9 Kasım 2025 tarihinde gelen bir mailde de olayla ilgili ayrıntılar veriliyor, Mehmet Hanoğlu’na ulaşıldığında önemli bilgilere ulaşılacağı yazılıyor.

-Tüm ihbarlar değerlendiriliyor, yeraltı görüntüle cihazıyla 2025 yılı içinde toplam 12 bölgede cesedi bulmak için arama yapılıyor ama bulunamıyor.

-Şimdi şehrin farklı noktalarından alınan olay gününe ait 700 saatlik kayıtlar inceleniyor. -Gizli tanık ifadesi, HTS kayıtları ve MASAK raporları arasındaki paralellik, Vali Tuncay Sonel’in de ifadesine başvurulma ihtimalini arttırıyor. Gelinen noktada Adalet Bakanı @abakingurlek ve Tunceli Başsavcısı Ebru Cansu, büyük risk alarak vahim iddiaların üzerine gitti. İnşallah, olaylar tüm yönleriyle aydınlatılır, suçlu olan herkes hesabını verir. Bizler de takipçisiyiz."

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Güncel Haberleri