TİGRİS HABER - Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) Nisan 2026 dönemine ait hanehalkı beklenti anketi, vatandaşın enflasyon konusunda iyimser olmadığını bir kez daha ortaya koydu.
Enflasyon beklentisinde sert artış
3 bin 103 kişinin katılımıyla gerçekleştirilen ankete göre, hanehalkının 12 ay sonrası yıllık enflasyon beklentisi bir önceki aya kıyasla 1,67 puan artarak yüzde 51,56 seviyesine çıktı. Bu yükseliş, ekonomi yönetiminin dezenflasyon mesajlarına rağmen vatandaş nezdinde fiyat istikrarına yönelik güvenin henüz güçlenmediğini gösteriyor.
Zam baskısı en çok gıda ve enerjide hissediliyor
Araştırmada, vatandaşın en fazla zorlandığı harcama kalemleri yine değişmedi. Katılımcıların yüzde 40,7’si gıda ürünlerini son bir yılda fiyatı en çok artan kalem olarak gösterirken, yakıt ve enerji giderleri de üst sıralardaki yerini korudu. Özellikle dar gelirli kesim, bütçesinin büyük bölümünü ayırdığı bu kalemlerde önümüzdeki dönemde de rahatlama beklemiyor.
Konut fiyatları ve döviz beklentisi
Barınma krizi de beklentilere yansımış durumda. Önümüzdeki 12 ayda konut fiyatlarının artacağını düşünenlerin oranı yükselirken, fiyat artışı beklentisi yüzde 35,23’e ulaştı. Bu tablo, ev sahibi olma hayalinin giderek zorlaştığına işaret ediyor.
Döviz tarafında ise sınırlı bir değişim dikkat çekti. Katılımcıların 12 ay sonrası dolar/TL beklentisi 52,12 TL olarak ölçüldü.
Yatırım tercihlerinde dikkat çeken değişim
Anket, vatandaşın yatırım eğilimlerinde de önemli bir kırılmaya işaret etti. Güvenli liman olarak görülen altına olan ilgi gerilerken, gayrimenkule yönelim arttı.
- “Altın alırım” diyenlerin oranı yüzde 48,8’e düşerek önceki aya göre 6,4 puan azaldı.
- “Ev, arsa ya da dükkan alırım” diyenlerin oranı ise yüzde 33,4’e çıkarak 4,9 puanlık artış gösterdi.
Ekonomik güven zayıf seyrediyor
Ortaya çıkan veriler, yüksek enflasyon beklentisinin kalıcılığını koruduğunu ve vatandaşın ekonomik görünüm konusunda temkinli duruşunu sürdürdüğünü ortaya koyuyor. Özellikle temel ihtiyaç kalemlerindeki fiyat artışı algısı, hanehalkının genel ekonomik güvenini baskılamaya devam ediyor. (Haber Merkezi)