Hem kominal hem de ekolojik yaşam: Koçerlik

Diyarbakır'ın Kulp İlçesi’ne bağlı Başbuğ Köyü’nde yaşayan ve baharın gelişiyle birlikte Şenyayla Ovasına kurdukları çadırlarla göçebe hayata başlayan koçerler, yaylada doğa ile iç içe yaşamanın sağladığı avantajlardan yararlanmalarının yanı sıra, doğanın

 Koçerler, yaylada kaldıkları süre içersinde hayvancılık, tarımcılık ve hayvansal ürünlerin üretimi gibi işlerle ilgilenerek geçimlerini sağlıyorlar.

DİYARBAKIR - Görüldükleri pek çok yerde bölgenin adeta coğrafik açıdan kültürel bir motivi gibi görülen koçerler, baharın gelişi ile birlikte yerleşik hayatın tüm olanaklarını geride bırakarak yaylalara, dağlara yada ormanlık alanlara göç ederek, kurdukları çadırlarda yaşamaya başlıyorlar. Üretim ve tüketim kültürü açısından kurdukları doğal kominal ve doğaya dayalı yaşamalarından kaynaklı ekolojik yaşam ile de dikkat çeken Koçerler, aynı zamanda bölgeler arasında da kültür taşımacılığı işlevini görüyorlar. Bazen mevcut sistemlerin yarattığı hayat koşullarını çoğunlukla tercih etmemenin, bazen de geçim derdinin getirdiği sıkıntıları aşmanın bir sonucu olarak göçebe hayatı seçen koçerler, doğanın kendilerine sağladığı avantajlardan yararlandıkları kadar, doğanın kendilerini karşı karşı bıraktığı pek çok zorlukla karşı karşıya kalıyorlar. Diyarbakır'ın Kulp İlçesi’ne bağlı Başbuğ (Reşika) Köyü’nde yaşayan ve ilkbaharın gelişiyle Diyarbakır Kulp İlçesi ve Muş arasında bulunan Şenyayla Ovasına göçerek hayvancılık ve tarımcılık ile geçim kaynaklarını sağlayan koçer ailelerde, yaklaşık yüz yıldır göçebe hayata yaşayanlardan.

“Elde ettiğimiz süt ürünleri geçim kaynağımızdır”

Yaklaşık 30 yıldır göçebe bir hayatın içersinde yaşamını sürdürdüğünü belirten Nezahat Çelik (40) isimli koçer kadın, ilkbahar ve yaz mevsimlerini yaylada geçirdiklerini söyledi. Kışın ise köylerine geri döndüklerini belirten Çelik, göçebe yaşamın hem çok zor hem de çok güzel olduğunu ifade etti. "İlkbahar ayının gelişiyle ailece hayvanlarımızı alıp yaylaya geliyoruz. Hayvanlardan elde ettiğimiz süt ürünlerini geçim kaynağını sağlamak amaçlı hem satıyor, hem de kış için hazırlık yapıyoruz" diyen Çelik, göçebe yaşamın tercih etmelerindeki nedenlerden birini, şehirlerde yaz aylarının çok sıcak olması olarak ifade etti.

“Çocukluğundan beri göçebe hayatı yaşıyor”

Koçerlerin yaşamına çocukluğundan beri tanıklık eden Remziye Çelik (80) isimli kadın ise, yaklaşık yüz yıldır yaylada Koçerlik hayatının yaşandığını dile getirdi. Koçerlik yapan insanların daha dinç, sağlıklı, hastalığının neredeyse hiç olmadığını belirten Çelik, şimdi ise hastalıkların çoğaldığını ve insanların çok aciz olduğunu belirtti. Çelik, ''Yayla ve köylerde eskiden elektriklerimiz olmamasına rağmen, insanların gelir kaynaklarının daha az olmasına rağmen toplum huzurluydu. Şimdi ki insanlar her şeyi daha çabuk elde edebiliyor. Yedikleri içtikleri her şey elinin altında. Fakat hiçbir tat alamıyorlar'' diye konuştu. Türkiye de iş imkânlarının az olmasından kaynaklı, koçerliği bırakan insanların tekrardan geçim kaynağı sağlamak için yaylalara geri döndüğünden bahseden Çelik, yayla yaşamının çok güzel ve suyuna kadar hem sağlıklı hem de doğal olduğunu belirterek, bu durumdan duyduğu memnuniyeti ''ilkbahar geldiği gibi yönümüzü yaylaya doğru veriyoruz'' sözleri ile dile getirdi.

“Biz gençler için çok önemli örnekler teşkil ediyor”

Yaşı genç olmasına rağmen ailesine yardım etmek için yaylaya gelen Tuba Çelik (18) isimli genç kadın ise, ailesinin yaklaşık 30 yıldır yaylaya gidip geldiğini belirten Çelik "Önceleri anne ve babalarımız geliyordu. Şimdi ise büyüklerimiz yaylada çalışamadıkları için, yayladaki mesleğini bizler devralıyoruz. Sabah saat 4'te bende annemlerle kalkıyorum. Anneme yardım etmek için, onunla hayvanları sağıyorum. Yayla da işimiz erken bittiği zamanlar, kadınların buluştuğu ve sohbet ettikleri yerlerde bir araya geliyoruz. Hem sohbet ediyoruz hem de el işi yapıyoruz" diyerek yaylada kadın koçerler arasında günlerin nasıl geçtiğini açıklamaya çalıştı. Yayladaki aileler arasındaki komşuluğun, şehirdeki komşuluklara benzemediğini dile getirin Çelik, "Her şey insani ve paylaşım üzerine oluyor. Buda biz gençler için çok önemli örnekler teşkil ediyor'' dedi. (diha) 

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Diyarbakır Haberleri