HER YOL ROMAYA ÇIKAR MI?

Mümin Ağcakaya

                            

Diyarbakır’da Romalılardan kalma bir yolu görmek için, Ergani yoluna doğru yola çıkıp, organize sanayisi civarında sağ taraftaki yola girip, Üç Kuyu’ları geçtikten sonra vadi aşağı indiğimizde Dicle’yi besleyen bir kol üzerinde kurulmuş olan, Romalılardan kalma bir Köprü hemen göze çarpıyor. Tadilat görmüş. Köprünün bir ucundan başlayarak devam eden tarihi Roma yolu insanı hayrete düşürüyor. Diyarbakır’da bile çok az insanın bildiği bir yol ve köprü.

 Yol taşlardan örülerek yapılmış. Beş metre enindeki yola döşenen taşlar o kadar muazzam ki; ölçü de hiç sapma olmamış. Yolun kenarları daha büyük taşlarla döşenmiş. Yolun tam ortasından ayrı bir taş dizimi ile adeta iki şeritli bir yol şeklinde dizayn edilmiş. Yokuş aşağı inerken ince bir estetikle meyil verilerek ve dönemeçler de yolun genişlik ölçülerinden şaşmadan devam etmiş.

            Yol anlaşıldığı kadarıyla Elazığ üzerinden geliyor ve Mardin’e doğru devam ediyor.. Ancak yol köprünün bir ucundan itibaren başlıyor, öncesinin izleri anlaşılmakla beraber yok edilmiş. Kesintiye uğramasının nedeni tahmin edileceği gibi; yol ya tarlaya katılmış ya da taş döşemeler bozularak yeni köy yolları yapılmış. Romalıların yükseliş döneminde yaptığı seksen bin kilometrelik yoldan geriye  bir km’lik bir bölüm kalmış.

            Romalılar tarihi fetihlere çıkarken yol yaparak ilerlemişler. Seksen bin km’lik yol yapmışlar. Dönemin büyük bir ulaşım şebekesini yapmışlardır. Hedefledikleri toprakları sadece işgal ve fetih etmeyi değil buralarda kalıcı olmayı da amaçladıkları için, kilometrelerce yol açmışlar ve açılan bu yolları taşlarla da döşemişler. Sadece yol yapmamışlar aynı zamanda bir eser ortaya çıkarmışlar.

 Romalıların yaptıkları bu yolları takip ederek yola çıkış noktası olan Roma’ya ulaşmak mümkünmüş. Siyasal literatüre de giren bütün yolların Roma’ya çıkması sözü buradan geliyor. Yani o dönem de neredeyse dünyayı dolaşıyorsun, sonunda yola çıktığın başlangıç noktasına yani Roma’ya geri dönüyorsun. Siyasal alanda ise bir açmazı, çıkmaz yolu ifade ediyor.

            Şimdi Sur ‘da Romalılardan hatta çok daha eski tarihlerden kalan, büyük tarihi eserlerin yok edilmesi söz konu iken; Roma Yolu’nun ne önemi var diye düşünülebilir. Ama bu tarihin bir parçası ve belleklerden silinmemesi gereken bir kesittir. 80 bin km böyle taş döşeyen ve dünya hâkimiyetini sağlayan ve damgasını vuran uygarlıktan geriye bir km’lik parçasını görmek insana, Roma’ya bile dönecek yolun kalmadığını göstermiyor mu?

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.