Şirvan Oktay Görer - Uğur Kasioğlu
TİGRİS HABER - Konferansın açılışında konuşan Cihan Aydın, Türkiye’nin barış meselesini konuşmak ve çözüm üretmek adına tarihi bir fırsatın eşiğinde olduğunu belirtti. 11 Temmuz’un sembolik önemine değinen Aydın, “Eğer bu süreç başarıya ulaşırsa, 11 Temmuz’un Türkiye’de ‘Barış Günü’ ilan edilebileceğini” ifade etti. Aydın, çatışmaların yarattığı krizlerin sadece sembolik adımlarla değil; hafıza ile yüzleşme, sivil toplumun katılımı ve somut çözüm politikalarıyla aşılabileceğini vurguladı.
“SİVİL TOPLUMU DIŞLAYAN ÇÖZÜM EKSİK KALIR”
İHD olarak hazırladıkları 21 aylık süreci içeren raporun temel amacının, çatışma çözümü mimarisinde sivil toplumun rolünü görünür kılmak olduğunu belirten Aydın, şu ifadeleri kullandı:
“Türkiye’deki çözüm mimarisinde sivil topluma maalesef bir rol biçilmiyor. Biz, durumdan vazife çıkararak bu raporu hazırladık. Sürece dair gözlemlerimizi kamuoyuyla paylaşarak hafıza oluşturmayı ve çözüm sürecine katkı sunmayı hedefliyoruz.”
ÇATIŞMA ÇÖZÜMÜ İÇİN KRİTİK TAVSİYELER
Konferansta Birleşmiş Milletler uzmanları ve çeşitli ülkelerden temsilcilerle bir araya gelerek Kolombiya, Nepal, İrlanda ve Açe deneyimlerini masaya yatırdıklarını belirten Aydın, Türkiye’deki süreç için öne çıkan tavsiyeleri şöyle sıraladı:
Bütüncül Yaklaşım: Silahsızlanma, terhis ve yeniden entegrasyon (DDR) süreçleri, parçalı değil, bir barış anlaşması çerçevesinde bütünlüklü olarak yürütülmelidir.
Koruculuk Sistemi Tasfiye Edilmeli: Uzmanların uyarılarına atıfta bulunan Aydın, silahlı militanların geri dönüş sürecinde ciddi bir risk unsuru oluşturabilecek koruculuk sisteminin mutlaka tasfiye edilmesi gerektiğini belirtti.
Kapsamlı Çerçeve Yasa: Çıkarılacak yasanın ayrım gözetmeksizin hapishanedeki kişileri, dağdaki militanları ve diasporayı kapsaması gerektiğini belirten Aydın, aksi bir tutumun süreci çökme riskiyle karşı karşıya bırakacağını ifade etti.
Kilit Müzakerecilerin Durumu: Abdullah Öcalan’ın pozisyonuna ve “umut hakkı” tartışmalarına değinen Aydın, kilit müzakerecilerin bir gün serbest bırakılmasını da içeren hukuki düzenlemelerin bir zorunluluk olduğunu dile getirdi.