İki fotoğrafın çağrıştırdığı “Adalet”

Şeyhmus DİKEN

Epeyce yıllar evvel "İsyan-Kanlı Ada" isimli bir film izlemiştim. Portekiz sömürgesi ve tek geçim kaynakları şeker kamışı üretimi olan bir “ada hikâyesi” idi filmin konusu. İngiliz sömürge yönetimi adanın geçim kaynağına göz dikmiş ve adayı işgal etmiş Portekiz sömürge yönetimine karşı bir isyan örgütlemek üzere provokatörünü adaya yollamıştı. Ada sahiline yanaşan gemilerden inen yolcuların eşyalarını taşımak için sırt hamallığı yapan çokça yoksul yerliden biri olan bir karar deriliyi örgütler beyaz adam ajan Sir William Walker.
 

Josê Dolores adında sıradan bir karaderili ve sırt hamalı isyanın lideri olur. Beyaz adam amacına ulaşır adanın yönetimini kendi lehine dönüştürür, sonra da isyanın lideri Josê Dolores elleri bağlı asılmaya götürülür. Karaderili isyankâr asılmaya giderken elleri bağlıdır ve ardına dönüp beyaz adama bağırarak der ki: "Hey yabancı! Sizin adaletiniz bu mu, bak beni asmaya götürüyorlar!"

Filmi durduk yerde neden hatırladım, paylaşayım.

Sabah gazetelerin manşetine bakarken gazetelerden birinin paylaştığı tam sayfa fotoğraf garipti, ister istemez beni beş yıl önceki bir başka fotoğraf karesine götürdü.

Beş yıl arayla iki fotoğraf karesi vardı orta yerde, aleni ve ayan beyan.

İkisi de Adliye mekânından gazetecilerce çekilmişti.

Biri Diyarbakır’dandı beş yıl önce eller kelepçeli bir sıra düzeninde, Kürt seçilmiş siyasetçiler gözüküyor. Fotoğrafın çekildiği saatlerden kısa bir süre sonra, halklarının haklarının talepkârlığından hâkim karşısına çıkarılacak ve davalarını ana dillerinde savunmakta ısrar edecekler. Sonrası herkeslerce malum, uzun yıllar süren mahpusluk ve hâla devam eden KCK davası.

Diğer fotoğrafta ise, adeta kendinden emin ve vakur, umursamaz bir edayla, kelepçesiz çıkıyor / çıkarılıyorlar hakîmin karşısına. Evlerinde, ofislerinde bulunan milyonlarca doların aslında "İmam Hatip okulu" ya da "Üniversite" kurmak için bağış olarak alındığını söyleyecekler. Ve bakan olan babaları “genç ve çok zengin evlatlarını” siyaseten savunacak "kirli bir komplo"dan söz edecekler. Hem de o paraların varlığı dahi telaffuz edilmeden.

Sahi sizce de yoksul ve fukara halk, adaleti sorgulamakta haksız mı?

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.