ABD ve İsrail'deki seçimler yaklaşırken Orta Doğu'da gerilimi yeniden tırmandırabilecek savaş iddiaları yeniden gündemde. Trump eve dönmek istiyor, İsrail masayı sabote edip son vuruşu yapmak istiyor.
İran yıprandı kurumları yöneticileri ve baş aktörleri ortadan kalktı geriye sadece köklü fars yönetim mekanizması kaldı. İsrail ABD ve öteki ülkeler çoğu defa kiminle müzakere ettiğini bile bilmiyor ortada bir kadro var ve o kadro asıl karar alma mekanizması değil, bunu zaman zaman Trump dile getirse de Pakistan ve Rusya yönetim mekanizmasını bağlayıcı görmeye devam ediyor.
Türkiye Kasım ayındaki olası kıyamet senaryosunun farkında, bu yüzden İbrahim Kalın, Tahran'da Suudi Arabistanlı ve Pakistanlı yetkililerle İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi ve İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Muhsin Rızai ile bir araya geldi.
Güvenlik kaynaklarından edinilen bilgilere göre Kalın, İranlı yetkililerle bir çok konuda görüşmeler yaptı ama görüşmelerin ana ekseni ABD ile İran arasındaki müzakereler. Arap ülkeleri, ABD ve İsrail tehdidine karşı Mekke Savunma İttifakı çerçevesinde bölgesel işbirliği, dayanışma ve ortak güvenliğin güçlendirilmesi amacıyla daha somut adımlar atmaya hazırlanıyor.
İran düğümü çözüldükten sonra Ortadoğu nasıl şekillenir, bu durum hangi Arap ülkelerini nasıl etkiler, bu belirsizlik Arap Ülkelerinin en büyük kıyamet senaryosu olarak masada duruyor. İran düğümü Mekke ittifakından ya da Rusya’dan somut bir destek almazsa kasım sonuna doğru çözülecek. İran meydan okumada ısrar ediyor ama eşi benzeri görülmemiş bir kaosa vadediyor.
İran hava sahasında uçuş yok, insanlar korku ve dehşetle güvenli alanlara çekiliyor, toplumun yüzde yetmişi korku senaryosuna hazırlanıyor. Mevcut yönetim mekanizması toplumu doğru kanalize edemezse çözülme Iraktaki senaryodan çok daha kolay ve çabuk olur, bu da Ortadoğu’da sadece bir yönetim değişikliğini değil bir toprak bütünlüğü değişikliğini de beraberinde getirir.