Kasım Taşdoğan: Kültür siyasetin önüne geçmeli

Kürt müziğinin özgürlük alanını ve geleceğini değerlendiren sanatçı Kasım Taşdoğan, Türkiye’de Kürt müziği açısından hâlâ “görünür duvarlar” bulunduğunu söyledi.

Şirvan Oktay GÖRER - Özel Haber

Taşdoğan, “Şu anda genel konjonktüre göre değerlendirdiğimde hâlâ evet, politiktir Kürt müziği. Genel anlamda politiktir” dedi.

Tigris Haber’e konuşan Taşdoğan, Kürt müziğinin Türkiye’nin farklı bölgelerinde konser ve mekânlara erişim konusunda sorunlarla karşılaştığını belirterek, kültür ve sanat alanındaki kamusal kaynakların dağılımının da önemli bir sorun olduğunu ifade etti. Taşdoğan, “Biz henüz bir Türk popçusunun geldiği gibi Türkiye’nin farklı metropollerinde, Karadeniz’de, Trakya’da konser yapabiliyor değiliz” diye konuştu.

Kürtçe müzik üretmenin dönemlere göre farklı anlamlar taşıdığını belirten Taşdoğan, bazı dönemlerde Kürtçe ıslık çalmanın dahi politik bir tercih olarak görülebildiğini söyledi. Günümüzde ise Kürtlüğün “kriminal olmayan” bir pencereden tanımlandığını savunan Taşdoğan, buna rağmen Kürt müziğinin genel anlamda politik niteliğini koruduğunu dile getirdi.

“KÜLTÜRÜN SİYASETİN ÖNÜNE GEÇMESİNİ İSTİYORUM”

Barış sürecinin tartışıldığı dönemde müziğin siyasetin önüne geçip geçemeyeceğine ilişkin soruyu da yanıtlayan Taşdoğan, kültürün siyasete endekslenmesinin sanat üretimini sınırladığını söyledi.

“Kültürün siyasetin önüne geçmesi özlemimiz, yani benim şahsen özlemim. Umarım kültür siyaseti belirler” ifadelerini kullandı. Son yıllarda yalnızca Kürt müziğinde değil, muhalif sanat alanlarının genelinde kültür üretiminin siyasete endekslendiğini belirler.

“KÜRT SANATININ ÇOK FAZLA POTANSİYELİ VAR”

Kürt müziğinin geleceğine ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Taşdoğan, kamusal ve kurumsal desteğin artırılması halinde yeni müzik tarzlarının ortaya çıkabileceğini söyledi.

Kürt sanatının yalnızca geçmişten gelen kültürel mirasla sınırlı kalmaması gerektiğini belirten Taşdoğan, destek ve teşvik mekanizmalarının oluşması halinde hem yeni müzik dillerinin gelişebileceğini hem de yeterince araştırılmamış kültürel birikimin yeniden ortaya çıkarılabileceğini ifade etti.

Sanatçı olarak kendisini en çok rahatsız eden durumun ise sanatını sürekli toplumsal baskılara karşı konumlandırmak zorunda kalmak olduğunu belirten Taşdoğan, “Sanat gibi kıymetli bir şey yaptığınızda bile o öfkeyi içermek durumunda bırakılıyorsunuz” dedi.

Dünyada son yıllarda nefret söylemlerinin ve savaşların arttığına dikkat çeken Taşdoğan, buna rağmen Ortadoğu’da umut verici gelişmeler gördüğünü belirterek, “Çok fazla şey yapabileceğimizi düşünüyorum ve umutluyum” ifadelerini kullandı.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Güncel Haberleri