TİGRİS HABER - Yapılan değişiklikle birlikte kenevir üretimi yalnızca lif ve tohum odaklı olmaktan çıkarılarak sağlık ve tıbbi alanları da kapsayacak şekilde genişletildi. Ancak yeni model, serbest üretim yerine kota ve çok katmanlı denetim sistemiyle yürütülecek.
Kenevirde kullanım alanı genişletildi
Yeni düzenleme kapsamında, daha önce sınırlı alanlarda izin verilen kenevir üretimi artık yaprak ve çiçek gibi bölümleri de kapsayacak. Böylece kenevirin sağlık, tıbbi ve kişisel bakım ürünlerinde kullanılmasının önü açılmış oldu. Söz konusu adım, yerli kenevir bazlı tıbbi ürün üretiminin artırılmasını hedefliyor.
Üretim 21 ilde sürecek
31 Ocak 2026 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan yönetmeliğe göre; lif, tohum ve sap amaçlı kenevir yetiştiriciliği belirlenen 21 ilde devam edecek. Bu kapsamda üretim yapılan iller arasında Amasya, İzmir, Samsun, Konya ve Zonguldak gibi şehirler yer alıyor.
Tıbbi üretim sınırlı alanlarda yapılacak
Düzenlemeye göre tıbbi ve sağlık amaçlı kenevir üretimi ise her yerde gerçekleştirilemeyecek. Bu alandaki faaliyetler yalnızca belirli merkezlerle sınırlandırıldı. Buna göre üretim;
- Toprak Mahsulleri Ofisi bünyesindeki Afyon Alkaloidleri Fabrikası
- Organize Tarım Bölgeleri
- Sağlık Bakanlığı tarafından izin verilen kapalı tesisler
üzerinden yürütülecek.
Kota sistemi devreye giriyor
Yeni modelin en dikkat çeken unsuru ise üretimde uygulanacak kota sistemi oldu. Kenevir üretim miktarı; arz-talep dengesi, ihracat potansiyeli ve güvenlik kriterleri göz önünde bulundurularak Cumhurbaşkanlığı tarafından belirlenecek.
Denetimler çift kanaldan yapılacak
Kenevir üretimi hem tarımsal hem de güvenlik boyutuyla sıkı denetime tabi tutulacak. Buna göre;
- Endüstriyel üretim, il ve ilçe tarım müdürlükleri ile kolluk kuvvetleri tarafından denetlenecek.
- Tıbbi üretim ise il tarım ve orman müdürlükleri bünyesinde oluşturulan özel komisyonlarca kontrol edilecek.
Katma değerli üretim ve ihracat
Yeni düzenleme ile Türkiye’nin kenevirde katma değeri yüksek ürünlere yönelmesi ve uluslararası pazarda daha güçlü bir konuma gelmesi hedefleniyor. Özellikle ilaç, kozmetik ve sağlık sektörlerinde yerli üretimin artırılması, dışa bağımlılığın azaltılması açısından kritik bir adım olarak değerlendiriliyor.