Kervanpınar’da GES protestosu: Tarihi ve merayı ranta feda etmeyiz

Diyarbakır Sur ilçesine bağlı Kervanpınar Mahallesi’nde mera alanına yapılmak istenen ZENKAR-1 GES projesine karşı yurttaşlar yürüdü.

Mahsum KARA

TİGRİS HABER - Proje alanının arkeolojik sit ve mozaik kalıntılarını içerdiğini belirten mahalleli ve meslek örgütleri, kültürel miras ile yaşam alanlarının tehdit altında olduğunu vurguladı. Sur ilçesine bağlı Kervanpınar Mahallesi’nde, mera alanına yapılmak istenen ZENKAR-1 Güneş Enerji Santrali (GES) projesine karşı yurttaşlar yürüyüş ve basın açıklaması gerçekleştirdi. Açıklamalarda, projenin planlandığı alanın arkeolojik kalıntılar ve tarihi mozaikleri içerdiği belirtilerek kültürel mirasın tehlike altında olduğu vurgulandı.

Yürüyüş, Sur ilçesine bağlı kırsal Kervanpınar Mahallesi’nde, Diyarbakır Ekoloji Meclisi öncülüğünde yapıldı. Eyleme, Adalet Kaya, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) temsilcileri, Amed Barosu, çeşitli sivil toplum örgütleri ve çok sayıda mahalle sakini katıldı.

Mahalle camisi önünde yapılan açıklamada konuşan DEM Parti Diyarbakır Milletvekili Adalet Kaya, projenin mera alanına ve köylülerin yaşam alanlarına zarar vereceğini belirterek, “Doğayı korumayan, toplumun rızasının olmadığı bir enerji üretim biçimi temiz ya da yeşil enerji olamaz” dedi. Kaya ayrıca söz konusu alanın arkeolojik kazı sahası olduğunu ifade ederek, tarihi ve kültürel mirasın tehdit altında olduğunu söyledi.

Ardından konuşan Diyarbakır Ekoloji Meclisi Eşsözcüsü Sabri Kılıç da projenin yalnızca bir mera alanını değil, “kültürü, hafızayı ve yaşamın bütünlüğünü” tehdit ettiğini dile getirdi. Kılıç, yenilenebilir enerji adı altında yürütülen projelerin yerel halkın rızası olmadan hayata geçirilmesine karşı olduklarını belirtti.

Açıklamaların ardından kitle, GES yapılması planlanan alana yürüyerek protestosunu sürdürdü. Burada Diyarbakır Barosu Çevre ve Kent Komisyonu adına konuşan Berfin Kılış Üstün, projenin tarihi yerleşim yerini tehdit ettiğini söyledi. Üstün, Diyarbakır 2. İdare Mahkemesi’nde görülen dava kapsamında yapılan keşifte arkeolog bilirkişinin, alanın tarihi mozaik kalıntıları içerdiğini ve sit alanı içerisinde kaldığını tespit ettiğini aktardı.

Diyarbakır Kültür Varlıkları Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü’nün incelemesinin yüzeysel olduğunu savunan Üstün, sit alanı ve tampon bölgenin görmezden gelinmesinin kültür varlıklarını koruma ilkesine aykırı olduğunu ifade etti.

Ayrıca 23 Şubat 2026 tarihinde kolluk kuvvetlerinin köy giriş-çıkışlarını kapattığını belirten Üstün, bu durumu “askeri abluka” olarak nitelendirdi. Köylülerin meralarına, tarlalarına ve evlerine ulaşamadığını söyleyen Üstün, ilgili kurumlar hakkında suç duyurusunda bulunacaklarını ve hukuki mücadeleyi sürdüreceklerini açıkladı.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Diyarbakır Haberleri