Kürtler için diplomasi dönemi

NACİ SAPAN

Türkiye’nin IŞİD gibi terörist tanımına yüzde yüz uyan bir yapılanmaya isteyerek yâda istemeyerek çanak tutmuş olması Ortadoğu’daki dengelerin şimdilik allak-bullak olmasına neden oldu. Daha önce de çok sağlam olmayan dengelerin yerine oturması bundan sonra mümkün mü?

 

Kısmen olsa bile, coğrafyanın özelliğinden dolayı tam anlamıyla dengelerin yerine oturma ihtimali görünmüyor. Arap ağırlıklı coğrafyada, Arapların dışındaki halkların kendi gelecekleri açısından bu dengelerin sağlanması için yoğun bir çaba içinde olmaları son derece önem arz ediyor.

 

Kürt, Türkmen, Ezidi, Asuri, elbette ki bu halklarla birlikte gelecek tasavvur eden Arap’larında ortaklaşması gerekiyor. En sıkıntılı durum, Kürtlerle ilgili. Nüfus yoğunluğu ve bölündükleri başka ülkelerin topraklarındaki konumları gereği alınması gereken ortak tavırda Kürtler halen sıkıntı yaşıyor. Diğer halkların geleceği de Kürtlerin geleceğinin nasıl olacağı ile paralel bir durum arz ediyor. Kürtler Ortadoğu coğrafyasında sıkıntıya düşünce, diğer halklarında sıkıntıları aynı oranda yansıma yapıyor.

 

Kürtler bulundukları topraklarda gardlarını nasıl almalı?

Zaten asıl sıkıntı da burada.

Federal Kürdistan bölgesinin merkezi Irak hükümeti ile yaşadığı sorunlar ki, hala çözülmüş değil. IŞİD’in palazlanması da Federal Kürdistan Yönetimi ile Merkezi Irak Yönetimi arasında yaşanan ve uzun süren sıkıntıların ürünüdür. Türkiye’nin Irak ve Suriye ile ilgili politikaları da IŞİD’in palazlanmasının bir başka nedeni olarak analize muhtaç bir durum olarak karşımıza çıkıyor.

 

Türkiye’nin IŞİD’le yakın durduğu iddialarının halen devam etmiş olması, doğal olarak çözüm sürecinin sıkıntıya düşmesine, belki de bozulmasına kapı aralayan bir durum olarak yansıyor. Bu sıkıntıların tamamen ortadan kaldırılmasının en büyük görev ağırlığı yine Kürtlere düşüyor. Yaşadıkları topraklardaki halkların teminatı konumundaki Kürtleri tarihi bir görev bekliyor Ortadoğu coğrafyasında.

Kürtler, yaşadıkları ayrı topraklardaki devletler ile ilişkilerinin nasıl olacağını bir kez daha gözden geçirmek durumundalar. Bunu yaparken de kendi aralarında nasıl ortaklaşacaklarını, ortak kararlar vereceklerini de netleştirmek durumundalar.

Özetle Kürtler Ortadoğu’da gardlarını nasıl alacaklarına karar vermeliler. Bu gard alma tek başına silahlı mücadele olmamalı. Önümüzdeki dönem, Kürtlerin diplomasi yolunu tercih etmeleri uygun b ir dönem olarak görülüyor.  

 

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.