Mahsum KARA-Şaban YILMAZ
TİGRİS HABER - Devlet Bahçeli’nin 22 Ekim 2024’te Meclis kürsüsünden Abdullah Öcalan’a seslenmesi ve ardından “umut hakkı”nı gündeme taşımasıyla başlayan yeni “barış süreci” bir yılı geride bıraktı. Bahçeli’nin çağrısıyla açılan tartışma, kısa sürede siyaset gündeminin merkezine yerleşirken; karşılıklı olumlu mesajlar, İmralı’ya gerçekleştirilen ziyaretler ve çatışmasızlık vurguları sürece ivme kazandırdı.
Devam eden aylarda PKK’nin fesih açıklaması yapması ve silahları yaktığını duyurması, ardından örgüt üyelerinin Türkiye sınırları dışına çekilmesi sürecin en kritik eşikleri olarak kayda geçti. TBMM’de kurulan komisyonun yürüttüğü çalışmalar ise çözümün yasal ve kurumsal zeminine dair beklentileri artırdı.
“ÖCALAN ÖZGÜR KALMALI"
Görüşlerini paylaşan Mecit Turgay, sürecin şeffaf yürümediğini ve devletin henüz yeterli adım atmadığını savundu. Turgay, "Kürt tarafı ateşkes ilan etti, geri çekildi ve provokasyonların önüne geçmek için her şeyi yaptı. Ancak devlet 1923’ten beri uyguladığı oyalama taktiğini sürdürüyor. Sayın Öcalan’ın ‘umut hakkı’ hemen uygulanmalı ve kendisi özgür kalmalı. Kürtlerle barışmayan bir Türkiye bölünme riskiyle karşı karşıya kalır. Yerel yönetim özerklik şartı gelirse Türkiye süper güç olur," ifadelerini kullandı.
"ÖNCE ZİNDANLAR BOŞALSIN"
Hacı Çapan isimli vatandaş ise sürece temkinli yaklaşanlardan. Barışın ancak somut bir adaletle mümkün olacağını belirten Çapan, "Milletvekillerinin çocukları Avrupa’da okurken halkın çocukları hapiste. Önce o zindanlar boşalmalı, ondan sonra millet barışa inanır. Devlet Bahçeli’nin çağrısını mertçe buluyorum ama herkesin elini taşın altına koyması lazım. Biz kardeşiz, dini ve imanı paylaşamıyoruz," diyerek sitemini dile getirdi.
EKONOMİK KRİZ VE BEKLENTİLER
Sürecin halkın günlük yaşamına etkisine değinen Cihat Baytumar, siyasi adımların yanı sıra ekonomik sıkıntılara dikkat çekti. Baytumar, "Barış olsun, huzur olsun istiyoruz ama şu an herkes kendi çıkarının peşinde. Selahattin Demirtaş gibi isimlerin bırakılması lazım. Diğer yandan büyük bir geçim sıkıntısı var; eskiden maaşımızla aldığımızı şimdi alamıyoruz, bir kilo tatlı bile lüks oldu," dedi.
TURİZMDE BARIŞ UMUDU
Sürecin ekonomik ve sosyal kalkınmaya yol açacağını belirten turizmci Samet Sorşunlu ise umudunu koruyor. Sorşunlu, "Medyadan takip ediyoruz, inşallah iyiye gider. Diyarbakır halkı barışı seviyor. Barış ortamı tam sağlandığında Avrupalı turistler de gelecek, esnaf para kazanacak. Tek beklentimiz huzur dolu bir ortam," şeklinde konuştu.