TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Terörsüz Türkiye sürecinin yalnızca ülkenin güvenliği açısından değil, bölgesel barış ve ekonomik kalkınma bakımından da önemli olduğunu belirterek, “50 yıllık terörle mücadelede kazananlar terör ve savaş baronları oldu. Bundan sonra kazanan milletimiz ve barış ekonomisi olacak” dedi.
Dünyanın çatışmaların, siyasi krizlerin ve güç mücadelelerinin yoğunlaştığı bir dönemden geçtiğini belirten Kurtulmuş, İkinci Dünya Savaşı sonrasında kalıcı ve adil bir uluslararası sistemin kurulamamasının mevcut sorunları derinleştirdiğini söyledi. Rusya-Ukrayna savaşı, Kafkaslar, Balkanlar, Akdeniz ve Orta Doğu'daki gelişmelere dikkati çeken Kurtulmuş, Türkiye'nin böylesine hassas bir coğrafyada güvenliğini ve istikrarını korumasının büyük önem taşıdığını ifade etti.
Türkiye'nin bölgesinde istikrarın korunması açısından önemli bir konumda bulunduğunu savunan Kurtulmuş, ülkenin hem bölgesel hem de küresel ölçekte daha güçlü bir konuma ulaşmayı hedeflediğini belirtti. Türkiye Yüzyılı hedefinin de bu doğrultuda şekillendiğini kaydeden Kurtulmuş, Türkiye'nin önümüzdeki dönemde yükselişini sürdüreceğini dile getirdi.
“ÖNCELİĞİMİZ MÜZAKERE VE DİPLOMASİ”
Bölgedeki savaşların sona ermesi için diplomatik girişimlerin sürdürülmesi gerektiğini belirten Kurtulmuş, Rusya-Ukrayna savaşının müzakere yoluyla çözüme kavuşturulmasının önemine işaret etti.
İstanbul'da iki tarafın bir araya getirilerek müzakere masasına oturtulduğunu hatırlatan Kurtulmuş, savaşın hem Rusya hem de Ukrayna halkları üzerinde ağır sonuçlar doğurduğunu söyledi. Çatışmaların sona ermesinin yalnızca iki ülke için değil, Karadeniz ve Avrupa başta olmak üzere uluslararası toplum açısından da önemli olduğunu vurguladı.
ABD ve İsrail'in İran'a yönelik savaşı ile Hürmüz Boğazı ve Babülmendep çevresindeki gelişmeleri de değerlendiren Kurtulmuş, bölgesel çatışmaların küresel ekonomi üzerinde ciddi baskı oluşturduğunu ifade etti. Petrol fiyatlarındaki yükselişin ve enerji piyasalarındaki dalgalanmaların dünya genelinde ekonomik sorunları derinleştirdiğini belirten Kurtulmuş, Türkiye'nin savaşların sona ermesi için diplomatik temaslarını sürdürdüğünü söyledi.
Pakistan ve Katar'ın çözüm için yürüttüğü girişimlere de değinen Kurtulmuş, Türkiye'nin barış çabalarına destek verdiğini kaydetti.
“BAŞKENTİ KUDÜS OLAN ÖZGÜR FİLİSTİN DEVLETİ KURULACAK”
Filistin'de yaşananların uluslararası toplumun önündeki en önemli sorunlardan biri olduğunu belirten Kurtulmuş, İsrail'in Gazze'deki saldırılarının yanı sıra Batı Şeria'daki uygulamalarına da tepki gösterdi. Filistin meselesinin yalnızca Gazze'deki gelişmelerle veya 7 Ekim 2023'te yaşananlarla sınırlandırılamayacağını ifade eden Kurtulmuş, Filistin halkının haklarının korunması gerektiğini söyledi.
Roma'da düzenlenen Avrupa parlamentoları başkanları toplantısında İsrail'in Filistin'deki uygulamalarını gündeme getirdiğini aktaran Kurtulmuş, uluslararası sistemin yaşananlar karşısındaki tutumunu eleştirdi.
Güçlü medya ve finans olanaklarının haksızlıkları meşrulaştıramayacağını belirten Kurtulmuş, İsrail'in politikalarına yönelik uluslararası tepkilerin arttığını ifade etti.
Filistin halkının yanında durmaya devam edeceklerini vurgulayan Kurtulmuş, “Bütün insanlık, insanın vicdanları sokaklara çıkarak İsrail'in bu zulmüne, siyonizmin bu çılgınlığına dur demektedir. İnşallah bu çılgınlık durdurulacak ve Filistin sonunda özgür olacaktır” dedi.
Kurtulmuş, başkenti Kudüs olan bağımsız ve özgür bir Filistin devletinin kurulacağına inandığını belirterek, bu hedefin mutlaka gerçekleşeceğini söyledi.
TERÖRSÜZ TÜRKİYE SÜRECİNDE YENİ ADIMLAR
Türkiye'nin dış politikadaki hedeflerine ulaşabilmesi için savunma sanayisini ve üretim kapasitesini geliştirmesi, ekonomisini güçlendirmesi ve demokratik standartlarını yükseltmesi gerektiğini ifade eden Kurtulmuş, iç toplumsal bütünlüğün korunmasının da büyük önem taşıdığını dile getirdi.
Etnik, mezhebi, siyasi ve yaşam tarzına ilişkin farklılıkların ayrışma nedeni olarak değil, toplumsal zenginlik olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirten Kurtulmuş, Türkiye'nin önceliklerinden birinin kardeşliği ve toplumsal bütünleşmeyi güçlendirmek olduğunu söyledi.
Cumhuriyet'in ilk yüzyılında ülkenin karşı karşıya kaldığı önemli sorunlardan birinin terör meselesi olduğunu kaydeden Kurtulmuş, yaklaşık iki yıldır devam eden Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Geçtiğimiz ağustos ayında TBMM'de 467 milletvekilinin oyuyla kabul edilen yasanın önemli bir aşama olduğunu belirten Kurtulmuş, Mecliste farklı siyasi partilerin katkısıyla hazırlanan ortak raporun sürece ilişkin bir yol haritası niteliği taşıdığını ifade etti.
Yasanın ardından yeni adımların atılacağını söyleyen Kurtulmuş, terör örgütünün silah bırakması ve kendisini feshetmesiyle Türkiye'nin barış ve huzur hedefi doğrultusunda önemli bir mesafe alacağını dile getirdi.
“KAZANAN 86 MİLYON VATANDAŞIMIZ OLACAK”
Terörün sona ermesinin güvenlik alanındaki kazanımların yanı sıra ekonomik ve toplumsal sonuçlar da doğuracağını belirten Kurtulmuş, barış ortamının üretimi, yatırımları ve refahı destekleyeceğini söyledi.
Kurtulmuş, “Terörsüz Türkiye hedefi sadece Türkiye için değil, aynı zamanda bölge için de önemli bir hedeftir. Terörsüz Türkiye ile birlikte terörsüz bir bölgenin kurulduğunu da hep birlikte göreceğiz” ifadelerini kullandı.
Türkiye'nin geçmişteki terörle mücadele sürecinden çıkarılması gereken derslere değinen Kurtulmuş, “Şimdiye kadar 50 yıllık terörle mücadelede kazananlar terör ve savaş baronları oldu. Şimdi barışın, esenliğin, kardeşliğin temin edilmesiyle birlikte kazanan milletimiz olacak, 86 milyon vatandaşımız olacak, kazanan barış ekonomisi olacaktır” dedi.
Türkiye'nin her bölgesinde insanların emekleriyle üretmesini ve refah içinde yaşamasını istediklerini belirten Kurtulmuş, terörün sona ermesinin ekonomik kalkınma açısından da yeni fırsatlar oluşturacağını kaydetti.
“BÖLGE HALKLARININ BİRLİKTE DAHA GÜÇLÜ OLMASININ YOLUNU AÇIYORUZ”
Kurtulmuş, Türkiye'nin toplumsal bütünlüğünü güçlendirmesinin bölgedeki ayrışmaları aşmak açısından da önemli olduğunu ifade etti. Yaklaşık bir buçuk asırdır uygulandığını söylediği emperyalist politikaların bölge halklarını etnik ve mezhebi farklılıklar üzerinden birbirinden uzaklaştırmayı amaçladığını savunan Kurtulmuş, bu ayrışmaların sona ermesi gerektiğini belirtti.
Türklerin, Kürtlerin ve Arapların; Sünnilerin ve Şiilerin birbirine karşı konumlandırılmasına karşı çıkan Kurtulmuş, ortak tarih ve kardeşlik bağlarının güçlendirilmesinin önemine dikkati çekti.
Kurtulmuş, “Sadece terör meselesi ile bir örgütün silah bırakmasını değil, bir asır evvel dağıtılan parçalarımızın yeniden toparlanmasını sağlıyor, yani yeniden birliğin, beraberliğin, kardeşliğin ve bölge halklarının birlikte daha güçlü olmasının yolunu açıyoruz” diye konuştu.
Türkiye'nin küresel gelişmeler karşısında kendi hedeflerini belirleyen ve bu gelişmeleri milletinin yararına değerlendiren bir ülke olması gerektiğini vurgulayan Kurtulmuş, Türkiye'nin güçlü ve büyük bir ülke olma hedefi doğrultusunda yoluna devam edeceğini söyledi.