Kuyumcunun isyanı!

NACİ SAPAN

Kuyumcuların soygunlara karşı gösterdiği tepkinin diri kalması ve sorumlularını harekete geçirmesi için destek yazısına devam ediyorum. Diyarbakır’da uzun süreden beri ilk kez bir meslek grubunun birlikte hareket ederek kendi haklarını koruma adına gerçekleştirdiği eylem son derece önemli.

Siyaseten gerçekleşen eylem alışkanlığının dışında kentte bulunan önemli bir meslek grubunun kendi haklarını savunması adına birlikte hareket ederek kamuoyunun karşısına çıkması, taleplerini yüksek sesle dile getirmiş olmasının bir anlamı var.

Bir taraftan kendi sorunlarını dile getirirken diğer taraftan kendilerini de mağdur eden ancak, kentin genelini mağduriyetten öte etkileyen ciddi bir soruna değiniyorlar.

Şu elektrik meselesi var ya. Kangrenleşmiş elektrik meselesinde kuyumcuları etkileyen durum, sadece aydınlanma değil. Enerji olmadığı için çalışmayan kameralar, açılıp kapanmayan otomatik kepenkler kuyumcu esnafını ciddi şekilde etkiliyor. Hal böyle olunca soyguncu da bütün cesaretini topluyor, DEDAŞ ve emniyet birimlerinin beceriksizliği ile buluşturuyor, soygunu da rahatlıkla gerçekleştiriyor.

Kuyumcu esnafının birbirini etkileyen ve tetikleyen durum tespitinden sonra şimdi sonuç bekleyeceğiz.

Bakalım emniyet müdürlüğü soygunlarla ilgili nasıl tedbirler alacak?

Soygunların olmasını nasıl önleyecek?

DEDAŞ kurumu ise, bu haklı talebe karşılık ne yapacak?

**

Durumu sıradan bir-kaç soygun veya soygun girişimi olarak değerlendirme şansına sahip değiliz. Bir ayda 6 soygun gerçekleşmiş ve 10 kilo altın çalınmış ise, burada güvenlik birimlerinin ciddi sorumluluğu var. Bunun karşılığında kuyumcu esnafının kendi haklarını koruma adına gerçekleştirdiği tepki eylemini de kişisel olarak algılamamak gerekiyor.

 

Kentin genelini ilgilendiren bir durum söz konusu

Önceki yazılarımda da belirtmiştim.

600-700 Sivil toplum kuruluşunun varlığından söz ediyoruz ve bununla övünüyoruz!

Özellikle ekonomi alanında sivil toplum kuruluşu olduklarını iddia edenlere bir kez daha sesleniyorum;

Kuyumcu soygunları ile ilgili ne yaptınız?

Kuyumcular Odası ile birlikte ortak bir tepkinizi henüz göremedik.

Valiyi, Emniyet Müdürünü mü üzmek istemiyorsunuz?

 

Belediye neden kenti ilgilendiren soygun olayları ile ilgili tepkilerini dile getirmiyor, bu konuda tedbir önerilerini sunmuyor?

Siyasette başarılı olmanın yolu halkın ve kentin sorunlarıyla yakından ilgilenmekten geçmiyor mu?

 

Biz mi yanlış düşünüyoruz, onları mı doğru ikilemini doğrusu hiç yaşamıyorum. Çünkü bu kentte işini layıkıyla yapan yok.

‘bugünü de kurtardık’ mantığı ile hareket edildiği sürece bu kent sürekli karanlıkta kalır, kuyumcuklarda soyulur. Bu iş sadece kuyumcularla da sınırlı kalmaz.

 

 

 

 

 

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.