Liyakat can çekişirken: Hakikatin çığlığı kapıda!

Melis KANDEMİR

​Kişisel ikballerin memleket kaderinin önüne geçtiği,liyakatin ise bir "Eski Zaman Masalı" gibi anlatıldığı bir devrin içindeyiz. Ancak unutulmamalıdır ki;buzdan kuleler, adaletin güneşi karşısında erimeye mahkumdur.

​Evet…

Bugün geldiğimiz noktada,emeği ve liyakati fütursuzca ayaklar altına alan bir anlayışın pençesindeyiz.

Emeği ve liyakati hiçe sayıp;bireysel,grupsal ve ailesel ikballerini memleketin kaderinin önüne koyanlar,siyaseti bir magazin figürüne dönüştürdüler.Devleti adeta birer şahsi mülk gibi görüp bir "Aile Şirketine" çevirdiler.

Hakikatin çığlığı, o kibirle yükseltilen buz dağlarını mutlaka eritecek!Güneş doğduğunda,adalet seli önüne kattığı her şeyi süpürecektir.

Bu düzen,üzerine inşa edildiği o çürük temellerle sonsuza dek süremez.

Torpil rüzgârıyla yelken şişirenlerin iktidarı, ancak ilk fırtınaya kadardır.Kendi dar çevrelerinin çıkarlarını, milletin ortak geleceğinin önüne koyan o kibir kuleleri elbet bir gün sarsılacaktır.

Hiç kuşkunuz olmasın; hakikatin o gür çığlığı,bugün bir zırh gibi kuşanılan o devasa buz dağlarını mutlaka eritecektir!Adalet güneşi yükseldiğinde,sadece emeğiyle var olanların ve doğruluğu şiar edinenlerin sesi yankılanacak, liyakatsizliğin karanlığı ise tarihin tozlu sayfalarına gömülecektir.

Melis KANDEMİR

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.