Mesaj; ‘Devlet yeniden yapılandırılsın’ olabilir mi?

NACİ SAPAN

2013’te olduğu gibi bugünde bütün algılar Diyarbakır’dan verilecek mesaja kilitlenmiş durumda. Verilecek mesaj sadece Kürtler arasında değil, Türkiye’nin genelinde, Dünyada ilgili kesimler tarafından da yoğun tartışılacak gibi. Diyarbakır’a gelen heyet ve gazeteci sayısı da bunun için bir işaret.

Ülkenin geldiği bu noktada iktidarın siyasal ve toplumsal meşruiyeti tartışılıyor. Her şey ve her yer toz, duman. Devletin bütün uzuvları ağır siste görünmüyor. Sislerin dağılması için ortak akıl devreye girmiyor, girecek gibi de görünmüyor.

2013 Newrozun’da verdiği mesajla silahlı çatışma döneminin sona ermesini sağlayan, Demokratikleşme adımları için yol temizliğinin yapılmasına olanak yaratan Abdullah Öcalan, Dünya kamuoyundan olumlu tepkiler aldı. Kandil-İmralı arasındaki mektup trafiğinin yarattığı olumlu atmosfer toplumun rahatlamasını da beraberinde getirirken, yönetenlerin yürüyen sürece paralel bir duruş sergilemeyerek, başka bir paralel sürece kapılıp işi akışına bırakması önümüzdeki süreç için umut vermedi.

KCK’nin de özellikle AK Parti iktidarına yönelik açıklaması da bu nedenle. AK parti iktidarının siyasal meşruiyetini kaybettiği, demokratikleşme sürecinin muhatabı olmadığı yönünde yapılan açıklamalardan sonra ‘Şimdi ne olacak’ sorusu gündeme geldi.

Bu soru, gözlerin yeniden Abdullah Öcalan’a çevrilmesine zemin yarattı. Bugün yapılacak açıklamalar, verilecek mesajların ne olacağı bu nedenle merakla bekleniyor. Abdullah Öcalan’ın KCK’nin açıklamalarını boşa çıkaracak mesajlar vereceğini tahmin etmiyorum, ancak biraz daha yumuşatarak, ülkenin içinde bulunduğu kaostan kurtulması için yeni bir yol haritasına işaret edebilir. Türkiye halklarını kapsayan, kucaklayan, geleceğine hitap eden mesajlarla tüm Türkiye’ye hitap edebilir. En önemlisi yeni ve demokratik bir anayasa ile çözülmesi düşünülen tüm sorunların tıkandığı bu noktada yeni Anayasanın bir an önce devreye sokularak Devletin yeniden yapılandırılması için çağrıda bulunabilir. Çünkü mevcut durum çıkmaz sokak. 30 Mart seçimlerinin sonuçları bu çıkmazdan yeni bir yol açabilir. Abdullah Öcalan’ın mesajları da bu yeni yol için bir perspektif olabilir.

Bu perspektif; ‘Devletle devam, iktidarla önerileri dikkate alıp gereğini yaparsa devam’ gibi bir sonuçta olabilir. Yani iktidara yarı açık bir kapı bırakmakla birlikte, stratejik olarak alternatif bir durumu da yaratabilecekleri yönünde net ifadeler kullanabilir.

Bu yazdıklarım elbette ki gelişmeler ışığında bir öngörü. Kısmen farklılıklar gösterebilir, ancak devletin yeniden yapılandırılması için bir çağrının gelme ihtimali yüksek. Bugün bunu göreceğiz.

  

 

 

 

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.