'Mevsimlik tarım işçiliği sosyal bir sorundur'

Mevsimlik tarım işçiliği üzerine araştırma yapan Yrd. Doç. Dr. İclal Ayşe Küçükkırca, mevsimlik tarım işçiliğinin sadece sınıfsal bir mesele değil, aynı derecede etnik ve toplumsal cinsiyete dair çelişkiler içerdiğini belirtti.

1990'lı yılların başı ve 2000'li yılların sonuna doğru yaşanan yoğun göçün ardından başlayan işsizliğin beraberinde getirdiği yoksulluk, yüzünden binlerce Kürt, mevsimlik tarım işçisi olarak geçimini sağlamak üzere yönünü Türkiye'nin birçok bölgesine çevirerek çalışmaya başladı. Özellikle 2000'li yıllardan sonra mevsimlik göç koşullarının kötüleştiği bir dönemin ardından mevsimlik işçiler pazarlık güçlerini kaybedip, ücretleri üzerindeki söz haklarını yitirdi. Adeta modern kölelik sistemini oluşturan mevsimlik tarım işçilerin, daha önce ücret verenler tarafından yol paraları ödenirken, şimdi bu masraflarını bile kendileri karşılıyor. Yine gittikleri yerlerde ise şehirden ayrıştırılmış kamplarda yaşıyorlar. 


Kadınlar ise çalışmak için gittikleri bölgelerde erkeklerden çok daha fazla sorunla karşılaşıyor ve mekansal kısıtlamaya tabi tutuluyor. Kadınların izin günlerinde bile dışarıya çıkmalarına izin verilmiyor. Bu şekilde kadınlar işçi olarak sömürülürken, aynı zamanda eril zihniyet tarafından üzerlerinde denetim mekanizması da uygulanıyor.  Özellikle Diyarbakır ve Mardin'den mevsimlik tarım işçisi olarak Karadeniz'e gidenler üzerine araştırma yapan Mardin Artuklu Üniversitesi Felsefe Bölümü'nden Yrd. Doç. Dr. İclal Ayşe Küçükkırca, kışın geçimlerini sağlayabilmek için yaz sıcağında çalışan mevsimlik tarım işçilerini ve özellikle kadın işçilerin yaşadığı zorlukları anlattı. 
Mevsimlik tarım işçiliğinin sadece sınıfsal bir mesele değil, aynı derecede etnik ve toplumsal cinsiyete dair çelişkiler içerdiğini belirten Küçükkırca, mevsimlik göçün Türkiye'de üzerinde az çalışılan bir alan olduğunu ifade etti. Yapılan çalışmaların ise genel olarak eğitim ve sağlık üzerine olduğundan dolayı bu alana dair çok katmanlı niteliksel ve niceliksel verilerin bulunmadığı kaydeden Küçükkırca, bu konunun süreklilik arz eden sosyal bir sorun olduğunu dile getirdi. 

'KADINLAR ERKEKLERDEN DAHA AZ ÜCRET ALIYOR'

Küçükkırca, kadın ile erkek mevsimlik tarım işçisi olmanın arasında farklar üzerinde de durdu. Küçükkırca, emek formlarının farklı olduğunu, kadınların bir yandan tarlada çalıştığını bir yandan da yeniden üretime dahil olan işlerde çalıştığını ifade etti. Yani ev işlerinde çalıştıklarını, çamaşır yıkadıklarını, çocuk baktıklarını, yemek yaptıklarını ve benzeri işleri yaptıklarını kaydeden Küçükkırca, günde 3-4 saat ekstra çalıştıklarını ve buna rağmen ücret alamadıklarını kaydetti. Ücretlerinin genelde "aile reisine" verildiğini dile getiren Küçükkırca, hatta bazı yerlerde kadınların erkeklerden daha az ücret aldığını söyledi. 

Yine mevsimlik tarım işçilerinin kaldığı kamp alanlarında kadınların yıkanamama gibi sorunlarının olduğunu da belirten Küçükkırca, "Erkekler gidip nehirlerde yıkanabiliyorlar. Yine çok kötü bir koşul ama kadınlar bu koşula da ulaşamıyor" dedi. Meltem Oktay(Diha) 

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Diyarbakır Haberleri