Şirvan Oktay GÖRER - Uğur KASİOĞLU
TİGRİS HABER - İnsan Hakları Derneği (İHD) Diyarbakır Şubesi, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi ve Toplumsal Barış ve Özgürlük Forumu iş birliğiyle düzenlenen “Türkiye’de Toplumsal Barış Süreci ve Dünya Örnekleri” konferansında konuşan DEM Parti İmralı Heyeti Üyesi ve Şanlıurfa Milletvekili Mithat Sancar, Türkiye’de yürütülen sürecin değerlendirmesini yaptı.
Sürecin “Barış ve Demokratik Toplum Süreci” olarak tanımlanması gerektiğini ifade eden Sancar, isimlendirmenin yalnızca sembolik bir tercih olmadığını söyledi. Sürecin “Terörsüz Türkiye” gibi kavramlarla tanımlanmasının güvenlik eksenli bir yaklaşımı öne çıkardığını belirten Sancar, bunun toplumda kaygı ve güvensizlik oluşturabildiğini dile getirdi.
Sürecin kamuoyuna yansıyan başlangıcını 1 Ekim 2024 olarak değerlendiren Sancar, ardından gelen siyasi temaslar ve çağrıların önemli bir zemin oluşturduğunu ifade etti. Sürecin en önemli dönüm noktasının ise Abdullah Öcalan’ın 27 Şubat 2025 tarihinde yaptığı çağrı olduğunu belirten Sancar, bu çağrıyla PKK’ye fesih ve silah bırakma kararı alma çağrısı yapıldığını hatırlattı.
Dünya örneklerinden farklı olarak bu süreçte silah bırakma aşamasının en başa yerleştirildiğini kaydeden Sancar, bunun çatışmaların sona erdirilerek demokratik çözüm yollarının açılmasını hedefleyen farklı bir yöntem olduğunu söyledi.
Silah bırakma kararının tek başına yeterli olmayacağını vurgulayan Sancar, çatışmaları ortaya çıkaran siyasal ve toplumsal sorunların demokratik yöntemlerle çözülmesi gerektiğini ifade etti. Toplumda “Silahlar bırakıldıktan sonra çözüm nasıl ilerleyecek?” sorusunun haklı olarak gündeme geldiğini belirten Sancar, bu soruya hukuki ve demokratik adımlarla yanıt verilmesinin zorunlu olduğunu söyledi.
Konuşmasında sürecin en kritik aşamasının şiddetten siyasete, çatışmadan hukuka geçiş olduğunu dile getiren Sancar, kalıcı barışın ancak demokratik siyaset kanallarının güçlendirilmesi, hukukun işletilmesi ve toplumsal uzlaşının sağlanmasıyla mümkün olacağını ifade etti.