Müftüye nikâh yetkisine destek

Diyarbakır’daki STK’lar, Müftülere nikah kıyma yetkisi verecek olan tasarıya destek verdi.

Gazetemize konuşan Diyanet-Sen Şube Başkanı Ömer Evsen ile DİAY-DER  Şube Başkanı Zahit Çiftkuran, müftülerin nikah kıyması önünde herhangi bir engel bulunmadığını belirterek, tasarıya destek verdi.

Müftülere nikah kıyma yetkisi verecek olan tasarı Meclis Başkanlığına sunuldu. Tasarının Meclis Başkanlığına sunulması ile birlikte tartışmalarda beraberinde geldi. Tasarıyı eleştiren CHP, “çocuk yaşta evlilikleri arttırır” eleştirisinde bulunurken, düzenlemeyi savunan AK Parti ise, “evlilik şartlarını düzenleyen Medeni Kanun’da değişiklik yok. Sadece belediye başkanına verilen yetki müftüye de veriliyor” savunması geldi. Bir süredir ülke gündeminde tartışmalara neden olan tasarıya ilişkin hükümete yakınlığı ile bilinen Diyanet-Sen Şube Başkanı Ömer Evsen ile HDP’ye yakınlığı ile bilinen DİAY-DER  Şube Başkanı Zahit Çiftkuran konuya dair gazetemize açıklamalarda bulundu.

Şartlar yerine getirildiğinde sıkıntı olmaz

Konuya ilişkin gazetemize konuşan DİAY-DER Başkanı Zait Çiftkuran, “İslam hukukuna göre insanlar evlenince kendi aralarında bir sözleşme yapar. Örneğin Peygamber efendimizin Medine’deki sözleşmesi gibi, her yerde insanlar hayatını idame ettirmek için bir sözleşme yapıyorlar. Bizim ülkemiz İslam hukuku ile değil, Anayasa ile yöneltilen bir ülkedir. Türkiye İslam hukuku ile yönetilseydi nikah kıyma işlemlerini müftüler yapardı. Bazen Medeni kanunla ile İslam hukuku bir biriyle çakışabiliyor. Bizim ülkede İslam hukuk değil, medeni kanuna yönetilen bir devlettir. Şimdi medeni kanuna göre bazı hükümler getiriliyor, bunlar toplumda yaşayanlara dair bazı hükümler getiriyor. O hükümlere göre insanların yaşamları kanuna göre uyarlanıyor. Örneğin nikah karı koca arasında yapılan bir sözleşmedir. O sözleşme medeni kanuna göre ayrı, İslam hukukuna göre ayrı işlenir. Bunun bazı şartları var. O şartlar yerine getirildiğinde bir sıkıntı olmuyor. Örneğin biz bazen diyoruz ya imam nikahı olmadan olmaz. İmam nikahı diye bir şey yoktur. O sözleşmeyi yapan kadın ve erkeğin aynı dine mensup olmaları gerekiyor ve kabul etmeleri gerekiyor. Evlenen kişiler ayrıca iki şahit huzurunda sözleşme yapıyorlar. Karı ve kocanın kabulü olmalı, Bunlar nikahın şartlarıdır” dedi.

 

 

Medeni kanunla fıkıh ters düşüyor

Medeni kanun ile İslam kanunu arasında kıyılan nikahlar arasında bir fark olmadığını kaydeden Çiftkuran, “ Bazı durumlarda medeni kanunla fıkıh bir birine ters düşünüyor. Örneğin imamı hanefiye göre uygundur ama imamı şafiye göre uygun değildir.  Çünkü imamı şafiye göre Arapça bazı talepler var. Bunlar zorunlu bir şekilde görülür. Ama imamı Hanefi ne diyor, iki tarafın kabulü ile iki şahit huzurunda nikah kıyılabilinir diyor” diye konuştu.

Ha belediye başkanı ha müftü kıymış

Nikah kıyma yetkisinin müftülere verilmesinin önünde bir engel olmadığını belirten Çiftkuran, “ Aslında temel kanunlar değişiklikler yoksa bence ha bir belediye başkanı nikah kıydı ha bir müftü. Fakat bizim kaygımız bu kanunların değiştirilmesi ile evlenme yaşının düşürülmesi konusuna dokunulursa sıkıntı yaşanır ama aynı ise değişen bir şey olmaz. Örneğin 18 yaş geçerliyse o maddeye göre belediye başkanı ile müftünün nikah kıyması arasında değişen bir şey yok” şeklinde konuştu.

Müftülük yasanın dışına çıkmaz

Müftülüğünde, belediye görevlilerinin de yasanın dışına çıkamayacağını kaydeden Çiftkuran, “Bir din adamı olarak kaygım şudur, ‘bazı insanlar nikah kıyma işlemlerinin müftülüklerin eline geçmesi ile Türkiye İslami kesimin yönetimine girer’ şeklinde bir kaygı var. Böyle bir kaygıları var ise bu yanlıştır. O yasa hem müftülüğü hem belediyeyi bağlıyor. Müftülük yasasının dışına çıkamaz. Kim dışına çıkarsa o zaman sıkıntı çıkar. Yasa değişmiyorsa ve aynı ise müftü de belediye yetkilisi de nikah kıyabilir. Bence nikah kıyma işlemlerinin müftülerde olması bir sakınca yaratmıyor” dedi.

Yaşı tutmayanların nikahı kıyılmayacak

Diyanet-Sen Şube Başkanı Ömer Evsen ise, “Türkiye’de uzun yıllardır nikah kıyma yetkisi belediye başkanlarında, nüfus müdürlerinde ve muhtarlarda bulunuyor. Son yıllarda yetkinin din görevlilerine de verilmesi şeklinde bir talep vardı. Son tartışmalarla birlikte bu yetkinin müftülere de verilmesi konuşulmaya başlandı. Bu yetki ile birlikte müftülerde nikah kıyabilecekler. Türkiye’de 1038 müftüye böyle bir yetki verilecek. Türkiye genelinde yılda yaklaşık 620 bin nikah kıyılmakta. Yaklaşık olarak bu nikahların 30 bininin müftüler tarafından kıyılması öngörülüyor. Kanunla belirtilmeyen hiçbir şey müftüler tarafından uygulanmayacak. Sadece insanlarımızın resmi nikahtan sonra bir de dini nikahı imamda, müftüde kıyalım şeklindeki ikileminin önüne geçilecek. Bununla yaşı tutmayan veya uygunsuz herhangi bir nikah kıyılmayacak. Sadece resmi nikah prosedür toplumun istediği doğrultusunda müftülerde uygulayabileceklerdir. Bunun altında farklı bir şey aramanın bunun farklı noktalara çekmenin gerekli olmadığını düşünüyorum. Bugüne kadar nikah yetkisini kullanalar nasıl ki yetkililerini farklı bir şekilde kullanmamışlarsa, müftülerde kanunun, nizamın emretmediği herhangi bir şeyi yapmayacaktır ve bu yetki onlara herhangi bir yeni durum oluşturma yetkisi vermemektedir. Bunun dışındaki tüm düşüncüler kanunun bilmemek veya keyfi yorumlamaktır. Halkın istediği müftünün de nikah kıymasıdır. İsteyen istediği yerde nikahını kıydırabilmelidir” şeklinde konuştu.

İsteyen istediği yerde nikah kıyabilir

Diyarbakır Barosunun konuya dair yaptığı açıklamayı eleştiren Evsen, “Bir memur kendisine verilmeyen bir yetkiyi kullanma şansı var mı. Baro bu düzenlemeyi ya yanlış anlamış yada yanlış yorumluyor. İsteyen kişi istediği yerde nikahını kıyabilir. Kişi Hıristiyan’sa papaz kılsın, Müslüman ise müftü yada belediye başkanı kılsın. Dileyen istediği kişiye gidip kılsın” dedi.

Dilek AKIN-SEVDA ARSLAN/özel

 

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Güncel Haberleri