NATO ZİRVESİ, CAATSA YAPTIRIMLARI, EKONOMİK KRİZ VE GIDA ZEHİRLENMELERİ ARASINDAKİ MARSHALL BAĞI

Murat KANDEMİR

ABD Başkanı Donald Trump, 7 Temmuz'da NATO Zirvesi için geldiği Ankara'da, Amerikan’nın Hasımlarıyla Mücadele Yasası (CAATSA) kapsamında 2021'den bu yana Türkiye'ye uygulanan yaptırımların kaldırılacağını söyledi. Trump’ın beyanları doğrultusunda Eylül ayında adımlar atılırsa Türkiye’de son beş yıldır krize, enflasyona ve hayat pahalılığında sebep olan iç piyasa, gıda ve turizm dinamikleri kısa sürede dengeye gelir.

CAATSA yaptırımlarının sadece savunma sanayisi ile ilgili olduğunu düşünmeyin, savunma sanayisine giden tüm yollar kaynak bakımından iç piyasa, gıda ve turizm taşlarıyla döşenir, aynı şekilde bu üç dinamikle yerle bir edilir.

Dikkat ettiyseniz 2021 yılından bu yana sürekli artan bir gıda, yeme içme ve beslenme enflasyonu var, bu beraberinde gıda ürünlerinin kalitesini düşmesini ve gıda zehirlemelerini beraberinde getirdi.

Her yerden gıda ve tüketim ürünleri ile ilgili ciddi sorunlu durumlar patlak veriyor. Zehirlenip iyileşen var, bu zehirlenmelere bağlı kalıcı sağlık sorunları yaşayanlar var, bu zehirlenmelere bağlı ölümlü vakalar bile var. En son yurt dışından İstanbul’da tatile gelen dört kişilik bir ailenin tüm üyeleri gıda zehirlenmesine bağlı ölmüştü.

Bu durum bir çok insanın aklına ekonomisi ciddi anlamda kötüleşen ülkelerin tüketim ürünlerinin kalitesinin düşmesini, gıda sektöründeki işletmelerin kötü ekonomi koşullarında ayakta kalabilmek için son kullanma tarihi geçmiş ya da kalitesi düşük ürünler kullanması, denetimsizlik yada hijyen koşulları gelir.

Oysa ULUSLARIN DÜŞÜŞÜ kitabında bu durumu kürsel anlamda okuyabilmemiz için çok can alıcı bir bölüm var. Bu bölümü hepinizin kolaylıkla anlayabilmesi için ekonomi jargonuyla değil, sokak jargonuyla anlatacağım.

Küreselciler bir ülkeyi siyasi ve fiziki olarak dizayn etmek istediklerinde bunu iki aşamalı yaparlar. Birinci aşama o ülkeye ekonomik yaptırımlar uygulayıp (CAATSA 2021) o ülkedeki tüm ekonomik dengeleri alt üst ederler. Bu o ülkenin piyasalarını bozar ve bir türlü bitmeyen, aksine sürekli artan bir enflasyona, hayat pahalılığına sebep olur. 2021 yılında Türkiye CAATSA yaptırımları listesine alındı. Anlayacağınız 2021 yılından bu yana Türkiye de kriz yok, yaşanan her şey CAATSA yaptırımlarının yıkıcı etkileri.

Gelelim Küreselcilerin planının ikinci aşamasına: Yaptırımlara direnç göstermeye çalışan bir ülkenin yapacağı tek refleks iç piyasayı hareketlendirip, kamu gelirlerini artırıp yaptırımların yıkıcı etkilerine karşı korunmaktır.

Küreselciler tam da bu noktada yaptırımlara karşı ayakta durmaya çalışan ekonomik göstergelerin tamamen çökmesi için, o ülkenin en önemli kalemlerini manipüle ederler. Gıda zehirlenmeleri: sadece bir ülkenin vatandaşlarının yeme içmesiyle sınırlı değildir. Gıda zehirlenmeleri bir ülkein ekonomisinin en büyük üç kaleminin tamamıyla ilgilidir. Gıda zehirlenmeleri bir ülkede ayuka çıkınca sadece insanlar dışarda yiyip içmezler diye düşünmeyin. Böyle bir durumda hiç bir ülke sizden gıda ürünleri ithal etmez, ülkenizde gıda zehirlenmesi sonucu ile ölen turistler olursa turizm dibe vurur. İç piyasası, ihracatı ve turizmi manipüle edilen bir ülke hem iç piyasada hem dış piyasada hem de turizmde dibe vurur. Yaptırımlara karşı zar zor ayakta duran bir ülke bu üç sektörden gelen kamu gelirlerinin dibe vurmasıyla tamamen çöker.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.