Ne Zaman "Çevrimdışı" Olduk?

Muhammed Esen

Sabah gözünüzü açtığınız ilk anı düşünün. Henüz günün ilk ışıkları odaya tam sızmamışken, eliniz gayriihtiyari komodinin üzerindeki telefona gidiyor, değil mi? Daha kimseye "günaydın" demeden; dünyanın öbür ucundaki bir felaketi, hiç tanımadığınız birinin kahvaltısını veya yanıtlanması gereken "acil" bir e-postayı zihninizin orta yerine buyur ediyorsunuz.

Modern çağın en büyük yanılgısı, her an her yerde ulaşılabilir olmanın bir verimlilik olduğu sanrısıdır.

Aslında her bildirimle biraz daha bölünüyor, her kaydırma hareketiyle odaklanma yeteneğimizi biraz daha kaybediyoruz. Eskiden "boş vakit" dediğimiz o kıymetli dilimlerde gökyüzüne bakar, hayal kurar ya da sadece dururduk. Şimdilerde ise durmak, bir şeyleri kaçırıyormuşuz hissi (FOMO) yaratan huzursuz bir boşluğa dönüştü.

Derinliğimizi kaybettik

Bilgiye ulaşmak hiç bu kadar kolay olmamıştı ama bilginin içinde kaybolmak da hiç bu kadar kaçınılmaz hale gelmemişti. Bir makaleyi sonuna kadar okumak yerine başlığına bakıp geçiyor, bir dostumuzun sesini duymak yerine kısa bir mesajla yetiniyoruz. Hızlandıkça sığlaşıyoruz.

"Hayat, biz başka planlar yaparken başımızdan geçenlerdir" der John Lennon. Bugünün dünyasında hayat, biz ekranlara bakarken yanımızdan akıp giden o eşsiz anlardan ibaret.

Durma sanatı

Peki, ne yapmalı? Teknolojiyi çöpe atıp ormana yerleşmek bir seçenek değil elbet. Ancak bu dijital kuşatmada nefes alacak alanlar yaratmak mümkün:

Sabahın ilk bir saatini kendinize ayırın: Telefonu değil, çayınızı veya kahvenizi muhatap alın.

Bildirimleri susturun: Sizin dikkatinizi başkalarının talepleri değil, kendi öncelikleriniz yönetsin.

Göz temasına geri dönün: Sofrada telefonun yeri olmadığını, karşımızdaki insanın ekrandaki her şeyden daha değerli olduğunu hatırlayalım.

Unutmayın; dünya siz birkaç saat çevrimdışı kaldınız diye durmayacak, aksine siz durduğunuzda dünya gerçek renkleriyle yeniden görünür olacak.

Bugün kendinize bir iyilik yapın ve sadece beş dakikalığına hiçbir şey yapmadan, sadece var olmanın tadını çıkarın. Bakalım o sessizlik size neler anlatacak?

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.