Nelere, nelere baskın gelmez ki Seni düşünmenin tadı...

Mehdi TANAMAN


Memleket çok uzakta olunsa bile ,hep ‘Bir gün mutlaka gidilecek , aranacak , hasbıhal edilip ,dertleşilecek O sevgili‘ gibi düşte kalır. Asla unutulmaz…
*
Ne zaman adı geçse ya da ne zaman uzaktan uzağa bir türkünün tınısında yüreğin sızlasa, O sevgili gelir insanın aklına.
Hoyrat kollarda hırpalansa da , o sevgili hala düşündeki en güzel haliyle kalbindeki yerini korur.

*
Diyarbakır denilince akla gelenlerin başında yer alan üstad Ahmet Arif dizelerinde ne güzel dile getirmiş;

“Bir ben bileceğim oysa
Ne afat sevdim.
Bir de ağzı var dili yok
Diyarbekir Kalesi...”

Sırdaştır Diyarbekir kalesi. Dosttur, yoldaştır. Korur kollar; kimseyi ele vermez. O yüzden unutulmaz, o yüzden çok sevilir, kolay kolay terk edilmez…

*
Bilirim , şimdi beji kavun zamanıdır. Sabahın gün doğumundan bir saat sonra fırınlardan çıkan ve ilk müşterilerini bekleyen; Diyarbekir insanlarının yürekleri gibi sıcacık ‘çakıl ‘ekmeğinin eşlik ettiği ; bir kahve sehpasının üzerine serilmiş bembeyaz bir kağıt üstündeki örgü peyniri ve birazcık da van otlusu limonata tadındaki ‘mız’ kavunla bir Diyarbekirli için sabah şölenidir...

Yavaş yavaş kışa yaklaştığımız bu günlerde sabah kelle paçasının üstüne yenilen bir salkım şire üzümünün keyfini nerde bulabilir insan…
*
Offf offf…
Gözde canlandırdıkça özlemi katlanıyor insanın . En iyisi burada bitirip üstad Ahmet Arif’in dizeleriyle noktalayalım.

Zemheri de uzadıkça uzadı,
Seni, baharmışın gibi düşünüyorum,
Seni, Diyarbekir gibi,
Nelere, nelere baskın gelmez ki
Seni düşünmenin tadı...

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.