ORUÇ VE NİYET

Fatih Yokuş

Önceki yazımda farz konusuna değinmiş, farz-ı ayn ve farz-ı kifaye olarak iki kısma ayrıldığını, farz-ı kifayenin bir mükellefin yerine getirmesiyle diğer mükellefler sevap kazanmamakla beraber sorumluluklarının kalktığına değinmiştim.

Farz-ı ayn ise, mükellef olan kişinin, zamanında, oranında(Zekat gibi) ve uygun biçimde yerine getirmesi getirir. Unutkanlık, tembellik veya her ne ad altında olursa olsun yerine getirmediği Farz-ı aynı en kısa zamanda kaza ve tövbe etmelidir.

Farz, Allah’ın emri olduğu için, O’nun tarafından takip edilmektedir. Yine, kişi özerine farz olan ibadeti yapıp yapmadığını kayıt altına alınması içinde Kiramen kâtibin denilen melekleri görevlendirmiştir. Her kişinin sağ ve sol omzunda bulunan bu melekler yerine getirilmeyen her farz sol melek tarafından amel defterimize günah olarak yazılmaktadır.

Yine sağımızda bulunan melek ise hayır ve hasenelerimizi kayıt altına alır. Hayır ve şerlerimizin yazılı olduğu bu kitap bize kıyamet gönü verilip tüm alemlerin huzurunda okutulur ve ona göre ya ceza yada mükafatlandırılırız.

Kehf suresi:

48-“Ve hepsi sıra sıra Rablerinin huzuruna çıkarılmışlardır. Andolsun ki sizi ilk defasında yarattığımız şekilde bize geldiniz. Oysa size vaat edilenlerin tahakkuk edeceği bir zaman tayın etmediğimizi sanmıştınız, değil mi?”

49- “Kitap ortaya konulmuştur: Suçluların, onda yazılı olanlardan korkmuş olduklarını görürsün. “Vay halimize! Derler, bu nasıl kitapmış! Küçük büyük hiçbir şey bırakmaksızın (yaptıklarımızın) hepsini sayıp dökmüş!” Böylece yaptıklarını karşılarında bulmuşlardır. Senin Rabbin hiç kimseye zulmetmez.”

Bu kısa değerlendirmeden sonra gelelim orucun farzlarına.

Önceki yazımda orucun farzlarını iki mezhebe (bölgemizde yaygın olduğu için) başlıklar halinde yazmış şimdide detaylı yazmaya çalışalım.

Niyet: Yapacağı ibadeti kalben tayın etmektir. Bir şeyi kast etmek manasına da gelen niyet, kalpten bir işi yapmaya inanmak ve o işe tereddütsüz olarak azmetmektir.

Kişi yapacağı ibadeti kalbi ile bilmesi niyet için kâfidir. Dil ile söylemesi sünnettir. Örneğin sahura kalkıp yarın oruç tutacağını bildiği halde, dil ile söylemez ise kişinin niyeti geçerlidir.

Bütün mezheplere göre orucun bütün çeşitlerinde niyetin istendiği konusunda ittifak etmişlerdir. Hanefi, Hambeli ve Maliki mezheplerinin racih görüşe göre Niyet şarttır. Şafii mezhebine göre de Rükündür.

Oruca geceden niyetlenmek tüm mezheplere göre şarttır. Hanefi mezhebine göre: Bütün oruçlarda mümkün olursa sabah vakti girmeden önce yahut geceden niyet etmek en faziletlisidir.

Bir kimse, sabah vakti girdikten sonra niyet ederse, eğer oruç borç ise, icma ile caiz değildir. Eğer bu onun farz olan Ramazan orucu veya nafile oruç ile belirlenmiş bir adak ise, bunu yapmak caizdir. ( fik. İs. Zuhey. 2)

Şafii mezhebi:

Ramazanda farz oruç için yahut kaza ve adak gibi oruçlar için geceden niyetlenmek şarttır. Sahih olan görüşe göre gecenin ikinci yarısında niyetlenmek şart değildir. Niyetten sonra, yemek, içmek, cinsi ilişkide bulunmak veya yatmak gibi orucu bozan şeyleri orucun başlama zamanı olan fecre kadar sıkıntı olmaz.

Vacip olan oruçta niyeti tayin etmek Cumhura göre vaciptir. Kişi ramazan ayında başka bir oruca niyetlenirse bunlardan hiç birinin yerine geçmez.

Niyetin cumhura göre kesin olması gerekirken Hanefi mezhebinde, belli bir zaman ile kayıtlandırmamış olan oruçta niyetin kesin olması şart değildir.

Bir kimse “İnşaAllah yarın ben oruç tutacağım” der de dileme kelimesinden eğer niyetinde tereddüt ve şüphe bulunduğunu kast ederse kesin olmadığı için bun kişinin niyeti bozulur. Eğer bu kelimede tereddüt ve şüphe değil de bilakis mübarek olma manasını kasteder yahut hiçbir şey kastetmezse niyeti bozulmaz. (a.g.e)

Her gün için ayrı ayrı niyet etmek Şafii, Hanefi ve Hambeli mezhebine göre şarttır. Hanefi mezhebine göre: Ramazan orucu ile zamanı belirlemiş adak oruçlarını mutlak bir niyet ile tutulması sahihtir.

Şafii mezhebi: Ramazanda yapılan niyetin kamil manada tam olması için bu yılın Ramazan’ın farzını Allah rızası için eda etmek üzere, ertesi gün oruç tutmaya niyet etmek gerekir.

Malikilere göre. Ramazanın başında tek bir niyet yeterlidir.

Devam edecek

Selam ve düa ile

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.