Sevgi KOCA
TİGRİS HABER - “Bizim derdimiz dilimizdir” diyen Xunav, dili yalnızca korumanın değil, sanatla geliştirmenin de gerekli olduğunu vurguladı.
Tiyatro, Osman Xunav için yalnızca perde açıldığında başlayan bir oyun değil; yaşadığı hayatı, toplumu ve dili anlatmanın bir yolu. Yıllardır farklı hikâyelere sahnede hayat veren Xunav’la tiyatronun bugününü, Kürt tiyatrosunun gelişimini, sanatçının topluma karşı sorumluluğunu ve anadilde üretmenin kendisinde bıraktığı izi konuştuk. Söyleşinin merkezinde ise sahnenin hafızayı koruyan, dili görünür kılan ve yeni kuşaklara aktaran gücü vardı.
“TİYATRO TOPLUMUN VİCDANINI DİLE GETİRİR”
Bugün tiyatro sizce toplumun vicdanı olmayı sürdürüyor mu?
Xunav’a göre tiyatronun temel işlevlerinden biri toplumun yaşadıklarını görünür kılmak. Tiyatronun tarih boyunca saraylardan halka ulaştığını hatırlatan Xunav, “Toplumun vicdanını dile getiren bir sanat tarihidir tiyatro” sözleriyle sahnenin toplumsal yönüne dikkat çekiyor.
KÜRT TİYATROSUNDA UMUT VEREN BİR HAREKETLİLİK VAR
Kürt tiyatrosunun bugün geldiği noktayı nasıl değerlendiriyorsunuz?
Son yıllarda düzenlenen festivalleri ve farklı coğrafyalardan tiyatrocuların bir araya gelmesini sevindirici bulan Xunav, atölyelerin ve ortak üretimlerin geleceğe dair önemli bir zemin oluşturduğunu söylüyor. Ancak ona göre bu buluşmaların daha fazla halka ulaşması, tiyatronun gündelik hayatla bağını da güçlendirecek.
“BİZ YOK OLAN, YOK SAYILAN BİR DİLİN TİYATROSUNU YAPTIK”
Bugün bir tiyatro sanatçısı olarak sizi en çok endişelendiren şey nedir?
Yıllar içinde ekonomik kaygılara alıştıklarını belirten Xunav, kendi kuşağının çok daha temel bir meseleyle sahneye çıktığını anlatıyor: “Biz yok olan, yok sayılan bir dilin tiyatrosunu yaptık.” Xunav için asıl kaygı, sahnenin ve tiyatronun varlığını sürdürebilmesi.
“TİYATROCU YAŞADIĞI HAYATTAN SORUMLUDUR”
Bir tiyatro sanatçısının sorumluluğu yalnızca sahneyle mi sınırlıdır?
Xunav bu soruya net yanıt veriyor: “Tiyatrocu yaşadığı hayattan sorumludur. Sokakta da, kahvede de, hastanede de; yaşadığı her alanda sorumludur.” Genç oyunculara ilk öğüdü de insan kalabilmek: “Önce insan olmasını söylerim. İnsan olursan her şey olursun.”
“BİZİM DERDİMİZ DİLİMİZDİR”
Yıllardır sizi hâlâ sahneye çıkaran şey nedir?
Sahneyle bağını alkıştan çok anlatacak hikâyeler üzerinden kuran Xunav, “Hikâyelerimiz var, derdimiz var, anlatacaklarımız var. Bizim derdimiz dilimizdir” diyor. Ona göre mesele dili yalnızca korumak değil, tarihsel ve kültürel birikimiyle birlikte geliştirmek.
“ANADİLDE ÜRETMEK VE DİLİMİZİ GELECEĞE TAŞIMAK”
Kendi dilinizde tiyatro yapmak size ne ifade ediyor?
“Kendi dilimle yaptığım her şeyden böyle zevk alıyorum. Kanım değişiyor” diyen Xunav, gelinen noktayı değerli bulsa da yeterli görmüyor. Kürt klasiklerinden ve dengbêj kültüründen beslenen yeni üretimlerin çoğalmasını isteyen Xunav, gençlerde bu ilgiyi gördüğünde umudunun arttığını söylüyor.