Pazar Alışverişi...

Atilla KORKMAZ

Bayram tatili daha sona erdi.

Kurbanını kesen kesti, bayram ziyaretleri yapıldı.

Yemekler, misafir ağırlamalar derken tatile gidenler öncesinden tüketti, evdekiler ise tatil boyunca..

Evlerde dolaplar boşaldı.

Ne sebze kaldı ne meyve.

Böyle olunca da bayram tatili sonrasında insanlar eksiklerini giderebilmek için pazar yerlerine koştu doğal olarak.

Tabii ben de soluğu pazarda alanlardandım.

Bu yüzden olsa gerek hafta sonunda kurulan pazar yerleri adeta ana baba günüydü.

Sebze çok ama meyve yok denecek kadar azdı.

Anlaşılan güney illerinden bayram nedeniyle yeterince meyve sevkiyatı olmamıştı.

Bu arada Diyarbakır karpuzu pazardaki yerini almıştı.

 

Pazarda sadece alış veriş yaptığınızı sanıyorsanız yanılıyorsunuz. Aslında o şehrin, o muhitin nabzının attığı yerdir pazarlar.

Hele hafta sonu ise, aradığınız herkesi orada bulabilirsiniz.

Satıcıların bir an susmayan bağırışmaları, pazarlıklar, fiyat sormalar..

 

Bir de o kalabalıkta bir birini gören tanışların bitmek bilmeyen sohbetleri.

Beyefendi seslenir, “Abla yol verir misin ?”

Abla, sohbeti bölündüğünden biraz öfkeyle yanıt veriyor;

“Görisen konişiyix ma sen de o taraftan get..”

Yandaki tezgahtaki alışveriş bir enda yerini tartışmaya bırakıyor.

Kadın; “20 lira verdim”

Satıcı; “Yok bacım. 10 liraydı”

Kadın; “Viii yüzüme kara. Ma yalan söyliyem..”

Satıcı kızıyor ve önlüğünün cebindeki tüm paraları tezgaha döküyor; “Bak bak, hiç 20’lik yok. Al paranın üstünü ama helal etmiyem..”

Tartışma sürüp gidiyor.

 

Bir çok yerde yere dökülmüş kamyon dolusu patlıcan ve biber ver.

İnsanlar torbalarla alıyor.

Eee..

Kurutmalık zamanı geldi. Fiyatlar da uygun olunca..

 

Sabah saatlerinde hayli sakin olan pazarlar akşama doğru olabildiğince kalabalıklaşıyor. Daha önceki deneyimlerimden de biliyorum.

Merak ettim, sebebini sordum;

Fiyatlar düşüyormuş.

Mesala sabah 2 lira olan salatalık akşama doğru 1 liraya düşerken, son saatte 50 kuruşa kadar iniyormuş.

Ekonomi malum.

İnsanlar da daha ucuza alışveriş yapıp ihtiyaçlarını giderebilmek için akşam olunca pazara gidiyormuş.

‘Akşam pazarı’ deyimi de muhtemelen buradan geliyor.

Pazardaki dilenciler gün boyu ortalıkta avuç açıp dolaşıyorlar.

Herkes pazar arabası aldığından arabacı çocuk sayısı çok az.

Tüm bu görüntülerin dışında bir de pazarın bitiş saatine yakın ortaya çıkan, kimseye görünmemek için yüzlerini gizleyen kadınlar var ki işte o manzara gerçekten yürek burkuyor.

Onlar, atılmak üzere kasalara konulan veya tezgah altına düşen sebze ve meyveleri topluyorlar.

 

Alışverişimi tamamlıyor ve pazar yerini terk ediyorum.

Şimdi sıra, pazar yerinde görüp duyduklarımı kafamın içerisinde ölçüp tartmakta...

 

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.