Pompalı tüfekle yaralanan Rojda Odabaşı: "Beni vuran kişi tahliye edildi, can güvenliğim yok"

‎Diyarbakır'da 22 Ağustos'ta evinde pompalı tüfekle vurularak yaralandığını söyleyen Rojda Odabaşı, saldırıyla ilgili tutuklu bulunan kişinin tahliye edildiğini öğrendiğini belirterek kamuoyuna çağrıda bulundu.

‎Haber: Şaban Yılmaz

TİGRİS HABER - Yazılı açıklama yapan Odabaşı, can güvenliğine ilişkin kaygılarını dile getirdi ve tahliye kararına itiraz edeceklerini duyurdu.

‎"KAPIM ÇALDI, SİLAH SESLERİ DUYULDU"

‎Bağcılar'daki bir sitede yalnız yaşadığını belirten Odabaşı, 22 Ağustos gecesi evinde televizyon izlerken kapının çaldığını anlattı. Kapıyı açıp "Kim o?" diyecek fırsat bulamadan silah sesleri duyduğunu söyleyen Odabaşı, kapıyı kapatıp kaçmaya çalıştığını ancak pompalı tüfekten çıkan saçmaların bacaklarına isabet ettiğini ifade etti. Telefonunu alıp kendini banyoya kilitlediğini, polisi ve ambulansı aradığını belirten Odabaşı, ardından site görevlisini aradığını ve saldırganın "alt komşusu" olduğunu öğrendiğini söyledi.‎

‎Odabaşı, saldırgan olduğu belirtilen kişinin adını sonradan Mazlum Çelebi olarak öğrendiğini, kendisiyle hiçbir iletişimi bulunmadığını ve saldırının nedenini bilmediğini kaydetti. Saldırının ardından site bahçesindeki aracının da tüfeğin kabzasıyla parçalandığını, saldırganın polis geldiğinde teslim olduğunu anlattı.‎

‎TAHLİYE KARARI: "KORKUMA ADALET KAYGISI EKLENDİ"

‎Odabaşı, 23 Ekim'de silahlı saldırı nedeniyle tutuklu bulunan Çelebi'nin Diyarbakır 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin tensip kararı doğrultusunda tahliye edildiğini öğrendiğini söyledi. "Beni evimde pompalı tüfekle vuran kişi artık tutuklu değil" diyen Odabaşı, şu soruları sordu:

‎"Benim can güvenliğim ne olacak? Bir daha saldırıya uğramayacağımın güvencesini kim verecek? Cezalandırmak için ölmem mi gerekiyordu?"

‎Yargı kararlarının hukuki gerekçelerinin elbette değerlendirilmesi gerektiğini belirten Odabaşı, bir şiddet mağduru olarak güvenliğinin sağlanmasını, sorularının yanıtlanmasını ve adalet talebinin ciddiyetle ele alınmasını istemenin en temel hakkı olduğunu vurguladı.

‎YETKİLİLERE DÖRT ÇAĞRI

‎Odabaşı, tahliye kararına itiraz edeceklerini ve hukuki mücadeleyi sürdüreceklerini duyurdu. Yetkili makamlardan şunları talep etti:

"Can güvenliğinin sağlanması için gerekli koruyucu önlemlerin derhâl alınması. Tahliye kararının hukuki gerekçelerinin açıklığa kavuşturulması ve itiraz yollarının etkili biçimde işletilmesi. Saldırının bütün yönleriyle soruşturulması ve sorumlulukların eksiksiz ortaya çıkarılması. Şiddete uğrayan kadınların korunma ve adalete erişim haklarının güvence altına alınması"

‎"SUSMAYACAĞIM"

‎Basın mensuplarına, kadın örgütlerine ve insan hakları savunucularına da seslenen Odabaşı, olayın takipçisi olmalarını ve sesini duyurmalarını istedi. Talebinin ayrıcalık ya da intikam olmadığını, yaşam hakkının korunması, can güvenliğinin sağlanması ve adaletin yerini bulması olduğunu belirten Odabaşı, "Kendi evimde vuruldum. Hayatta olduğum için yaşadıklarımın önemsiz sayılmasını kabul etmiyorum. Susmayacağım" dedi.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Güncel Haberleri