Ramazan YAVUZ
TİGRİS HABER - Kürdistan Sosyalist Partisi (PSK) Parti Meclisi, Orta Doğu, Türkiye ve Kürdistan’da yaşanan gelişmeler ile gündemindeki diğer konuları değerlendirdiği toplantının ardından hazırladığı sonuç bildirgesini Genel Başkan Bayram Bozyel, parti binasında düzenlenen basın toplantısı ile kamuoyuyla paylaştı.
Bozyel, Türkiye’de Kürt halkının özgürlük taleplerini bastırmaktan kaynaklanan krizin her geçen gün artarak derinleştiğini Kürt meselesinde ret, inkâr ve baskıda ısrar politikasının rejimi çok yönlü bir tıkanma ve çürüme noktasına getirdiğini söyledi. Bozyel, "Bu gerçek bütün çıplaklığıyla ortadayken Türkiye’yi yönetenler, Kürt halkının ulusal özgürlük taleplerini görmezlikten gelmeye devam etmektedir. İktidarın iki yıldır gündeme getirdiği 'süreç'te Kürt meselesinden ve onun çözümünden tek bir söz edilmemektedir" dedi.
"MANİPÜLASYON YAPILIYOR"
Türkiye devletinin başlattığı süreci 'Terörsüz Türkiye' olarak adlandırarak bir yandan Kürt halkının ulusal özgürlük taleplerini perdelemeye, diğer yandan Kürt meselesini PKK ve terör ile özdeşleştirerek bu meseleyi kriminalize etmeye çalıştığını kaydeden Bozyel, "Hangi neden ve gerekçeyle olursa olsun PKK’nin silah bırakması, savaş ve çatışmanın son bulması en başta Kürt halkının yararınadır. Bunun için gerekli yasal ve idari düzenlemeler bir an önce yapılmalıdır. Öte yandan PKK’ye silah bıraktırmayı Kürt meselesinin çözümü olarak göstermek tam bir manipülasyon ve gerçeği çarptırmadır. Söz konusu kandırma ve çarpıtma girişimlerine hiçbir Kürt inanmamaktadır. Ortada bir Kürt ve Kürdistan meselesinin olduğu çıplak bir gerçektir. Kürt halkı her ulus gibi kendi ülkesinde özgür ve onurlu yaşamak istiyor" diye konuştu.
"KÜRT HALKI KENDİ KENDİNİ YÖNETMEK İSTİYOR"
Kürt halkının, Kürt kimliğinin ve ulusal varlığının yasal olarak tanınmasını, Kürtçenin eğitim dili ve resmî dil olmasını ısrarla dile getirdiğini vurgulayan Bozyel, "dahası Kürt halkı, ülkesi Kürdistan’da kendi kendini yönetmek istiyor. Kürt halkının söz konusu talepleri meşrudur, evrensel hukuka da uygundur ve federal bir sistem içinde hayat bulması mümkündür.
Yüz yıllık deneyimler gösteriyor ki inkâr ve baskı politikalarıyla Kürt halkının haklı talepleri ortadan kaldırılamaz " ifadelerini kullandı.
"RET VE İNKÂR POLİTİKASI REJİMİ DAHA DA OTORİTERLEŞTİRİYOR"
Kürt meselesinde ret ve inkâr politikasının Türkiye’deki rejimi daha da otoriter ve baskıcı bir yapıya dönüştürdüğüne dikkat çeken Bozyel, şunları söyledi:
"Türkiye’deki kısmi demokratik kazanımları ortadan kaldırıyor, sömürü ve soygun sistemini derinleştiriyor, siyasal çürümeyi artırıyor, toplumsal çöküşü hızlandırıyor.
Türkiye’de yaşanan derin açlık, yoksulluk ve yokluğun temel nedeni Kürt meselesinde izlenen inkâr ve şiddet politikasıdır. Asgari ücretle çalışanlar, milyonlarca emekli, on milyonlarca emekçi insan onuruna yakışmayan koşullara mahkûm edilmiştir. Türkiye’deki bankacılık, faiz ve borsa sistemiyle halkın birikimleri çalınıp bir avuç hırsıza peşkeş çekilmektedir. Son dönemde patlak veren borsa ve fon skandalı, Türkiye’de soygun, gasp ve talan sisteminin kurumsal bir yapı kazandığını göstermektedir.
"KÜRT HALKI ÖZGÜR OLMADAN, TÜRK HALKI REFAHA KAVUŞAMAZ"
Bütün bu gerçeklerin gösterdiği şudur: Kürt halkı özgürlüğe kavuşmadan Türk halkının da özgürlük, demokrasi ve refaha ulaşması mümkün değildir.
Bu çerçevede Türkiye’de PKK’ye silah bıraktırma süreci ancak demokrasi ve Kürt meselesinin eşitlik temelinde çözümü perspektifiyle sürdürülürse anlam kazanabilir. "
"İRAN'DA FEDERASYON OLMALI"
İran’daki sömürgeci rejimin Kürdistan Bölgesi sınırları içindeki Doğu Kürdistan siyasi parti kamplarını aralıksız bombaladığına da değinen Bayram Bozyel, mevcut rejim ayakta kaldığı sürece bölgede barış ve istikrarın sağlanmasının mümkün olmayacağunı, tek çözüm yolunun Kürt halkı dâhil İran’daki bütün halkların ortak mücadelesiyle söz konusu rejimi yıkarak, İran’da çoğulcu, demokratik ve federal bir sistemin kurulması olduğunu söyledi.
"ABD'NİN ÇEKİLMESİ KÜRT DÜŞMANLARININ İŞTAHINI KABARTTI"
Son dönemde ABD ve Koalisyon güçlerinin Irak’tan çekilmesinin Kürdistan düşmanlarının iştahını kabarttığını belirten Bozyel, " Özellikle de Türkiye’deki Kürt karşıtı çevreler, ABD ve Koalisyon güçlerinin çekilmesini Güney Kürdistan’daki kazanımları ortadan kaldırmak için bir fırsat gibi göstererek ellerini ovuşturmaktadırlar. Kürt halkının düşmanları şunu bilsin ki Kürt halkı özgürlüğüne tutkun bir millettir. Güney Kürdistan’daki kazanımları için yüz binlerce bedel veren Kürt halkı, bugün de onu korumak için aynı bedeli ödemeye ve düşmanların heveslerini kursaklarında bırakmaya hazırdır. Güney Kürdistan’da ulusal ve tarihî kazanımları korumanın yolu, tek çatı altında birleştirilen peşmergenin düzenli ve kurumsal bir orduya dönüştürülmesidir. Kürdistan Parlamentosu bir an önce toplanmalı, Kürdistan Bölgesi’nin karşı karşıya bulunduğu sorunlarla baş edebilecek bir hükümet kurulmalıdır. Güney Kürdistan’daki ulusal kazanımların korunup geliştirilmesi, bütün siyasal tarafları içeren bir ulusal mutabakatın ve merkezî bir yönetimin oluşmasından geçmektedir. "
Rojava bölgesindeki sorunlara da değinen Bozyel, "Partimiz; Kürt dilini yasaklama girişimlerini, sivil halka karşı her türlü saldırı ve haydutluk planını şiddetle kınamaktadır. Suriye’de halkımızın, ulusal özgürlüğünü kazanacak tarihsel bir mücadele birikimine ve gücüne sahip olduğuna olan güvenimiz tamdır.
"UMUTSUZLUĞA YER YOKTUR "
Gelinen aşamada halkımızın Kürdistan’ın dört parçasında karşı karşıya bulunduğu mevcut zorluk ve engeller geçicidir, daha fazla sürdürülemez. Umutsuzluğa yer yoktur. Halkımızın özgürlük bilinci ve iradesi her zamankinden daha yüksektir.
"ULUSAL İTTİFAK'A KATKIYA DEVAM EDECEĞİZ"
Bu çerçevede partimiz, 14 Mart 2026 tarihinde Diyarbakır’da başlayan ulusal ittifak girişimine büyük değer vermekte ve tam bir sorumluluk duygusuyla bu sürece katkı sunmaya devam etmektedir."