REFERANDUM SONUÇLARI ÜZERİNE

Aydın Altaç

 

 

 

Türkiye'nin siyasi gündeminin temel konusu olan referandumu geri bıraktık. Tüm tartışmalar,gerginlikler de geride kaldı. Elbetteki siyasi tercihlerimizin farklı olması mümkün olduğu gibi doğal kabul edilmesi gerekir. Bu husus siyaset kurumunun olmazsa olmazıdır. Ancak demokratik sınırlar içerisindeki eleştiriler ve tartışmaların dışında kalan hususların demokratik değerlere bir katkısının olmadığını bilmemiz gerekir.

Referandum süreci ve sonrasına dair  üzerinde durmamız gereken iki hususun önemli olduğunu düşünüyorum. Birincisi AB ülkelerinin referandum sürecindeki tutumları ve referandumda bölgemizde çıkan oyların anlamı ile önemidir. AB ülkelerinin tutumlarından hareketle  HAYIR cephesinde olduklarını kolaylıkla söyleyebiliriz. AB demokratik değerleri,hak,hukuk,özgürlük ve ekonomi alanındaki kalkınmışlığı Türkiye referans olmalıdır. Buna karşı çıkmamız veya red etmemiz doğru olmaz. Ancak Türkiye'nin yönetim sisteminin değişikliğini sağlayacak referandumda tarafgirlik sergileyerek HAYIR cephesinde yer alan görüntünün sergilenmiş olması yukarıda bahsettiğimiz AB değerlerinin hiç birisiyle bağdaşmamaktadır. Referandumda rejimi değil sadece yönetim sistemi vatandaşın tercihine sunulmuş iken buna karşı duruş sergilenmesi manidardır. Bugün bir çok AB ülkesinde faklı yönetim modelleri olduğunu biliyoruz. Bu farklı yönetim modelleri üzerinde herhangi bir tartışma yaşanmıyorken Türkiye'nin sistem değişikliğinde takınılan tutum birliğinin iyi irdelenmesi gerekir. AB ülkelerinin referanduma sunulan maddelerle ilgili eleştirilerini dile getirerek müdahil olsalardı buna itiraz edemezdik. Ancak fiili müdahale ile pozisyon almış olmaları kabul edilemez. Çünkü karar ve söz onlara düşmez bu konuda muhatap Türkiye'de oy kullanacak seçmenlerdedir. Tüm bu olumsuzluklara rağmen referandum maddeleri yeterli çoğunluğu sağlayarak kabul görmüştür. Hükümete düşen görev hızlı şekilde uyum yasalarını çıkarmak ve AB hukuk normalleri ile kurumsallaşmış demokratik değerler anlayışını ülkeye hakim kılmaktır. Bunları sağlayarak geride kalan sistemin bizlere neler kaybettirdiğini hızlı şekilde göstermesi gerekmektedir. Referandum sonuçları gereği hükümet tarafından yapılacak yasal ve idari çalışmalar ile sistem değişikliğinin  hem Türkiye açısından hem de AB açısında ne kadar önemli olduğunu göstermesi gerekmektedir.

Referandum sonuçları hükümet tarafından diğer bir açıdan da çok iyi değerlendirilmesi gerekmektedir. İstanbul,Ankara,Antalya,Denizli gibi AK Partinin çok güçlü olduğu şehirler ile AK Parti  ve MHP ittifakından kaynaklı güçlü desteğin beklendiği Osmaniye,Adana,Mersin  gibi şehirlerden beklenilen destek sağlanamamıştır. Ancak son iki yıldaki tüm olumsuzluklara, çukur ve barikatlardan doğan mağduriyetlere, ekonomi alanındaki kayıplara,yapılan provakasyonlara rağmen sistem değişikliğine önemli bir katkı Doğu ve Güneydoğudan sağlanmıştır. Cumhurbaşkanı sayın Recep Tayyip ERDOĞAN'IN 16 Nisan akşamı bölge halkına teşekkür etmesi de bunun bir göstergesi olarak kabul etmek gerekir. Bu nedenle bölgeyi rahatlatacak siyasi çalışmaların bir an önce başlaması gerekiyor. 2013-2015 yıllarında yürütülen ve çözüm süreci olarak adlandırılan süreç tüm olumsuzluklarına rağmen hem bölgeye hem de Türkiye'ye önemli bir tecrübe yaşatmıştır. Bu tecrübenin temel öğretisi Türkiye'nin demokratik standartlarını yükseltmek suretiyle sorun ve meselelerini aşabileceğidir. Aynı şekilde tecrübeden edinmiş olduğumuz bir diğer önemli husus ta silahın ve şiddetin çözüm argümanı olmadığı ve olamayacağıdır. Bu anlamda hükümetin herhangi bir tereddüte düşmeden hızlı bir şekilde hareket ederek bölgeyi rahatlatacak çalışmaları başlatması gerekiyor. Bu konuda muhatap bölge halkıdır. Halkın beklentileri ve talepleridir. Beklenti ve taleplere göre çalışmaların başlatılması neticeyi sağlayacaktır. Çünkü bölge halkı rahatlamak istiyor. Çatışma,çukur,barikat,patlama istemediğini pratikte göstermiştir. Bunda ısrar edene karşı duracağını ispatlamıştır. Sistem değişikliğine önemli bir destek sunarak sorun ve problemlerin sistemden kaynaklı olduğunu bildiğini açıkça göstermiştir. Bu saatten sonra halkın muhataplığında çalışmaların ivme kazanması hem devlete ve hükümete güveni sağlayacak hem de şiddet ve silahın tasfiyesini sağlayacağını söyleyebilirim.

 

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.