Savaşın çocuklukta bıraktığı izler kitap oldu

Psikoterapist Haydar Alper Eser’in yaklaşık bir yıllık hazırlık sürecinin ardından kaleme aldığı beşinci kitabı “Çocuklar Savaşta Ne Kaybeder Ne Kaydeder”, Kil Yayınları etiketiyle yayımlandı.

Hevi SEVİM

TİGRİS HABER - Kitap, savaş ve çatışmaların çocuklar üzerindeki pedagojik ve psikolojik etkilerini farklı disiplinlerin perspektifinden ele alıyor. Psikoterapist Haydar Alper Eser’in Çocuklar Savaşta Ne Kaybeder Ne Kazanır adlı eserinin yanı sıra, Civar Köyler ve Maslow’un Bodrum Katı - Eğitim Kurumlarında Zenofobi adlı çalışmaları da bulunmaktadır; bu son eser Kürtçeye Jarzemîne Maslow - Li Saziyên Perwerdeyê Zenofobî adıyla çevrilmiştir.

Sur Çatışmaları’nın üzerinden geçen 10 yılı aşkın sürede hafızasında biriken deneyimleri mesleki kimliğiyle buluşturan Eser, kitabında savaşın çocuklar üzerindeki etkilerini çok boyutlu biçimde inceliyor. Çatışma dönemlerinde çocukların ihtiyaçları, asimilasyon, farklı yaş gruplarıyla savaşın konuşulması, savaşların kimlik gelişimindeki rolü, dil gelişimi ve çok dilliliğin tehdit olarak algılanması kitapta ele alınan başlıklardan bazıları.

Eser ayrıca çocukların farklı yaşam biçimlerine, ölüm anına ve sonrasındaki evrelere tanıklık etmelerine, savaş ile zenofobi arasındaki ilişkiye de odaklanıyor. Dört meslektaşının konu ve içerik bakımından katkı sunduğu çalışma, uzun süre konuşulamayan ve görünmez kalan yas deneyimlerine yeni bir anlatım alanı açmayı amaçlıyor.

“BİR ŞEHRE DAİR ÇOCUKLUK ANILARI OLMAYANLAR; O ŞEHRE ZULMEDERLER”

Kitabın ortaya çıkış sürecini kendi çocukluk ve gençlik deneyimleriyle ilişkilendiren Eser, TMMOB’nin “Yıkılan Kentler Raporu”nda yer alan bir cümlenin kendisinde bıraktığı izi de aktarıyor.

Eser, 20 yaşında üniversite öğrencisiyken okuduğu raporun girişindeki “Bir şehre dair çocukluk anıları olmayanlar; o şehre zulmederler” cümlesini hafızasına kazıdığını belirtiyor.

15 yaşında ne olduğunu tam olarak anlayamadan çıktığı sokaklardan, 20 yaşında anlamlandırmakta zorlandığı cümlelere ve bugün 27 yaşının son günlerinde geçmişi anlama çabasına uzanan sürecin, kitabın ortaya çıkışında önemli bir yere sahip olduğunu ifade ediyor.

Eser’e göre “Çocuklar Savaşta Ne Kaybeder Ne Kaydeder”, çocukluk anılarının bulunduğu şehirlere yönelik yıkım ve şiddetin karşısında, bu anıların bugüne taşıdığı güçle durabilmenin de bir ifadesi.

“KURŞUNLAR ZİHNİMİZİ DE DELİP GEÇTİ”

Kitabın merkezindeki meselelerden birinin de savaşın yalnızca fiziksel yıkımla sınırlı olmadığına dikkat çeken Eser, çatışmaların üzerinden yıllar geçmesine rağmen şehirlerdeki izlerin hâlâ görünür olduğunu vurguluyor.

Eser, yıllar sonra dahi yapılardaki kurşun izlerinin görülebildiğini, bu izlerin aynı zamanda insanların zihninde ve hafızasında açılan yaraları temsil ettiğini belirtiyor.

Savaşın çocukluk döneminde bıraktığı travmaların ve kayıpların yetişkinlikte de etkisini sürdürdüğüne dikkat çeken Eser, kitap aracılığıyla tanıklık edilen ancak uzun süre dile getirilemeyen deneyimleri görünür kılmaya çalışıyor.

Çocukların çatışma ortamında dost ve düşman ayrımını anlamaya çalışırken yaşadığı belirsizliklere de değinen Eser, savaşın geride bıraktığı kayıpların yalnızca hayatta kalanların değil, yaşamını yitirenlerin ardından kalanların da hafızasında varlığını sürdürdüğünü ifade ediyor.

“KÜÇÜK TABUTLARIN HATIRASINA BİR SAYGI”

Eser, kitabın aynı zamanda savaşlarda yaşamını yitiren çocukların ve geride bıraktıkları yasın hatırlanmasına yönelik bir çaba olduğunu belirtiyor.

Kitabın, yıllardır konuşulmaya ve üzerine üretim yapılmaya cesaret edilemeyen sessiz yaslar için yeni bir dil oluşturmayı hedeflediğini söyleyen Eser, savaşın çocuklar üzerindeki etkilerinin politik psikoloji perspektifinden tartışılması gerektiğine dikkat çekiyor.

“Çocuklar Savaşta Ne Kaybeder Ne Kaydeder”, Kil Yayınları’nın internet sitesi üzerinden temin edilebiliyor.

Kitap kapsamında önümüzdeki günlerde Diyarbakır, Mardin, Van, Dersim, Antakya, Mersin, İzmir ve İstanbul başta olmak üzere farklı kentlerde imza günleri ve söyleşilerin düzenlenmesi planlanıyor.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Kültür-sanat Haberleri