Selçuk Mızraklı’dan 7 yıl sonra demokrasi ve hukuk mesajı

Yaklaşık 7 yıl cezaevinde kaldıktan sonra serbest bırakılan eski Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı Selçuk Mızraklı, Tigris Haber’e konuştu.

Şirvan Oktay GÖRER – Özel Haber

TİGRİS HABER - Mızraklı, görevden alınması ve tutuklanmasıyla geçen süreci değerlendirerek, “Eğer bir yerde irade gaspı varsa orada demokrasiden bahsetmek mümkün değildir” dedi.

Serbest bırakılmasının ardından özgürlüğüne kavuştuğu ilk anda yaşadığı duyguları anlatan Mızraklı, cezaevinde kalan arkadaşlarını geride bırakmanın kendisi için ağır olduğunu söyledi. Mızraklı, yürütülen sürecin sağlıklı ve istikrarlı ilerlemesi halinde siyasi tutukluların olmadığı bir dönemin mümkün olmasını umduğunu belirtti.

2019 yılında seçildiği Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanlığı görevinden alınması ve ardından tutuklanmasını değerlendiren Mızraklı, yaşananların anayasa hukukuna aykırı olduğunu savundu.

“YEREL İRADENİN GASPI DEMOKRASİYİ ORTADAN KALDIRIR”

Merkezi yönetim tarafından yerel iradenin gasp edilmesinin seçimli sistem açısından ciddi bir sorun oluşturduğunu ifade eden Mızraklı, “Eğer bir yerde merkez marifetiyle yerelin iradesi gasp edilebiliyorsa, artık birtakım şeyler ayrıntı durumuna düşmeye başlar” dedi.

Kayyum uygulamalarının sivil kurumlara kadar genişletilmek istendiğini belirten Mızraklı, bunun toplumda derin yaralar oluşturabileceğini söyledi.

Mızraklı, “Eğer bir yerde irade gaspı varsa orada demokrasiden bahsetmek mümkün değildir. Eğer bir yerde seçilmişlere karşı böyle bir irade gaspı söz konusuysa hukuktan bahsedemezsiniz” ifadelerini kullandı.

“HUKUK ÖNGÖRÜLEBİLİRLİK SAĞLAR”

Hukukun yurttaşlara güvence ve öngörülebilirlik sağlaması gerektiğini belirten Mızraklı, yaşadıklarının hukuk dışına çıkışın sonuçları olduğunu söyledi.

Demokratik kurumların zayıflatılması ve aşırı merkeziyetçiliğin yeni sorunlara yol açacağını ifade eden Mızraklı, insan hakları ve özgürlüklerin güvence altında olmadığı bir sistemin giderek kısırlaşacağını dile getirdi.

Mızraklı, demokrasinin farklı kurumların ve toplumsal yapıların bir arada varlığıyla güçlenebileceğini belirterek, “Doğanın çeşitliliği ve zenginliği esasında kök hücresidir. İnsan için de, demokrasiler için de ve bu siyasal sistem için de aynı şekilde olması gerekir” dedi.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Politika Haberleri