Sevilay Çelenk İliç faciasını Meclis gündemine taşıdı

DEM Parti Diyarbakır Milletvekili Sevilay Çelenk, 9 işçinin hayatını kaybettiği İliç maden faciasının ardından çevresel kirlilik, rehabilitasyon çalışmaları ve Çöpler Altın Madeni'nin Cengiz Holding'e devriyle ilgili iki ayrı soru önergesi verdi.

TİGRİS HABER - Çelenk, facianın üzerinden iki buçuk yılı aşkın süre geçmesine rağmen çevre ve halk sağlığı üzerindeki etkilerin hâlâ net biçimde ortaya konulmadığını belirtti.

DEM Parti Diyarbakır Milletvekili Sevilay Çelenk, 9 maden işçisinin yaşamını yitirdiği İliç maden faciasının ardından bölgedeki çevresel kirlilik, rehabilitasyon çalışmaları ve Çöpler Altın Madeni'nin Cengiz Holding'e devredilmesi sürecini Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine taşıdı.

Çelenk, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar'ın yanıtlaması istemiyle soru önergeleri verdi.

Önergelerde, facianın üzerinden iki buçuk yılı aşkın süre geçmesine rağmen siyanür ve ağır metaller içerdiği belirtilen yaklaşık 10 milyon metreküplük toprak kütlesinin çevre ve Fırat havzası üzerindeki etkilerine ilişkin güncel bilgilerin kamuoyuyla yeterince paylaşılmadığına dikkat çekildi.

FACİANIN ÜZERİNDEN İKİ BUÇUK YILI AŞKIN SÜRE GEÇTİ

13 Şubat 2024 tarihinde Anagold Madencilik tarafından işletilen Çöpler Kompleks Altın Madeni'nde meydana gelen ve 9 maden işçisinin hayatını kaybettiği facianın üzerinden iki buçuk yılı aşkın süre geçti.

Sevilay Çelenk tarafından verilen soru önergelerinde, siyanür ve ağır metaller içerdiği belirtilen yaklaşık 10 milyon metreküplük toprak kütlesinin çevreye, kısmen de Karasu Nehri ile Fırat havzasına yayıldığı hatırlatıldı.

Çelenk, aradan geçen zamana rağmen çevresel kirliliğin kapsamı ve etkilerine ilişkin güncel bilgilerin kamuoyuyla paylaşılmadığına dikkat çekti. Kirliliğin giderilmesine yönelik çalışmalar ile bağımsız bilimsel izleme süreçlerinin de belirsizliğini koruduğunu belirten Çelenk, bölgedeki toprak, yer altı suyu ve yüzey sularında yapılan analizlerin sonuçlarının açıklanmasını istedi.

BÖLGE HALKININ SAĞLIĞI İÇİN NE YAPILDI?

Önergede, başta Çöpler ve Sabırlı köylerinde yaşayanlar olmak üzere bölge halkının sağlığına yönelik yürütülen çalışmalar da gündeme getirildi.

Çelenk, facianın ardından bölgede herhangi bir sağlık taraması, izleme veya epidemiyolojik çalışma yapılıp yapılmadığını sordu.

Ayrıca TMMOB, Türk Tabipleri Birliği, Türkiye Barolar Birliği ve bağımsız akademisyenlerin, kirliliğin izlenmesi ve rehabilitasyon süreçlerine dahil edilmesine yönelik herhangi bir çalışma bulunup bulunmadığının açıklanmasını istedi.

“KİRLETEN ÖDER” İLKESİ UYGULANIYOR MU?

Bölgedeki toprak ve suyun eski haline getirilmesine yönelik somut bir rehabilitasyon ve restorasyon planının bulunup bulunmadığını soran Çelenk, kirliliğin giderilmesi için yapılan harcamaların nasıl karşılandığının da açıklığa kavuşturulmasını istedi.

Çelenk, maliyetin “kirleten öder” ilkesi uyarınca maden işletmecisi Anagold Madencilik'e mi yükletildiğini, yoksa kamu kaynaklarından mı karşılandığını Bakanlıklara yöneltti.

2022'DEKİ SİYANÜR SIZINTISINDAN SONRAKİ ÖNLEMLER YETERLİ MİYDİ?

Çelenk, aynı maden sahasında 21 Haziran 2022 tarihinde yaşanan siyanür sızıntısına da dikkat çekti.

Sızıntının ardından alındığı belirtilen önlemlerin yeterliliğini gündeme taşıyan Çelenk, bu önlemlerin 2024 yılında yaşanan facianın ardından yeniden değerlendirilip değerlendirilmediğini sordu.

Erzincan İdare Mahkemesinin madenin 2021 tarihli ÇED Olumlu kararına ilişkin verdiği ve Danıştay tarafından kesinleştirilen iptal kararına da değinen Çelenk, karar sonrasında maden sahasındaki faaliyetlerin mevcut hukuki durumunun açıklığa kavuşturulmasını istedi.

ÇÖPLER ALTIN MADENİ CENGİZ HOLDİNG'E DEVREDİLİYOR

Soru önergesinde, maden sahasının el değiştirmesine ilişkin süreç de geniş yer buldu.

Basına yansıyan bilgilere göre SSR Mining'in Çöpler Altın Madeni ile Çakmaktepe, Bayramdere, Mavialtın ve Tunçpınar sahalarındaki yüzde 80'lik payının 1,5 milyar dolar bedelle Cengiz Holding'e satışına ilişkin kesin hisse alım sözleşmesi 26 Mart 2026 tarihinde imzalandı.

Çelenk, devir sürecinde mevcut çevresel kirliliğin giderilmesi ve rehabilitasyon yükümlülüklerinin devralan şirket tarafından açıkça üstlenilip üstlenilmediğine ilişkin Bakanlıklardan yanıt istedi.

Ayrıca Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının devir işlemine onay verirken çevresel rehabilitasyonun tamamlanmasını veya bağımsız bir çevresel durum tespiti yapılmasını ön koşul olarak arayıp aramayacağını sordu.

Devrin, 43 sanıklı dava dahil devam eden ceza ve idari yargılama süreçleri üzerindeki olası etkileri de önergede yer aldı.

CENGİZ HOLDİNG'E BİR YILLIK GEÇİCİ FAALİYET BELGESİ

Çelenk, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından 24 Temmuz 2026 tarihinde Cengiz Holding'e bir yıl süreyle geçerli olmak üzere geçici faaliyet belgesi verildiğini de gündeme taşıdı.

Devir sonrasında Çöpler, Çakmaktepe, Bayramdere, Mavialtın ve Tunçpınar sahalarında madencilik faaliyetlerinin yeniden başlatılması veya kapasite artışı talep edilmesi halinde sahaların ayrı ayrı değil, bütünsel ve kümülatif bir ÇED sürecine tabi tutulması gerektiğine dikkat çekti.

2009 TARİHLİ ÇED GENELGESİ HÂLÂ UYGULANIYOR MU?

Çelenk, eski Çevre ve Orman Bakanlığının 2009/7 sayılı genelgesi kapsamında, mahkemeler tarafından kısmen iptal edilen ÇED kararlarının bütünsel bir yeniden değerlendirmeye tabi tutulmadan yalnızca eksik bölümlerin düzeltilmesi yoluyla yeniden onaylanabilmesine ilişkin uygulamanın devam edip etmediğini de sordu.

Bu uygulamanın özellikle madencilik projelerinde kümülatif çevresel etkinin bütünlüklü biçimde değerlendirilmesini güçleştirdiği yönündeki eleştirilere dikkat çeken Çelenk, söz konusu genelgenin gözden geçirilmesine yönelik bir çalışma bulunup bulunmadığının açıklanmasını istedi.

İLİÇ FACİASINDAN SONRA DİĞER MADENLER DENETLENDİ Mİ?

İliç'te yaşanan facianın ardından benzer nitelikteki maden işletmelerinde alınan önlemler de soru önergelerinin önemli başlıklarından biri oldu.

Çelenk, siyanürlü veya kimyasal liç yöntemi kullanan, atık depolama veya baraj tesisi bulunan maden işletmelerinde ülke genelinde denetim yapılıp yapılmadığını sordu.

Bu denetimlerde acil durum planları ve atık depolama tesislerinin stabilitesi açısından herhangi bir eksiklik veya risk tespit edilip edilmediğine ilişkin bilgi istedi.

Çelenk ayrıca, 27 Ocak 2026 tarihinde Bursa'nın Yenişehir ilçesine bağlı Kirazlıyayla Mahallesi'nde MEYRA Mühendislik Proje ve Madencilik'e ait atık depolama alanının çökmesi sonucu yaşanan kirliliği de hatırlattı.

Çelenk, Bakanlıklara şu soruyu yöneltti:

“İliç'te edinilen tecrübeler ışığında ne tür acil ve kalıcı önlemler alınmıştır? Bu sahada da bağımsız bir bilirkişi incelemesi ve kamuoyuna açık bir soruşturma süreci başlatılmış mıdır?”

ÇEVRENİN CEZA HUKUKU YOLUYLA KORUNMASI SÖZLEŞMESİ DE GÜNDEMDE

Soru önergesinde Avrupa Konseyinin 3 Aralık 2025 tarihinde imzaya açtığı Çevrenin Ceza Hukuku Yoluyla Korunması Sözleşmesi de gündeme getirildi.

Çelenk, Türkiye'nin CETS No. 228 sayılı sözleşmeyi imzalaması ve onaylamasına yönelik bir çalışma bulunup bulunmadığının da Bakanlıklar tarafından açıklanmasını istedi.

DEM Parti Diyarbakır Milletvekili Sevilay Çelenk'in soru önergeleriyle birlikte, İliç'te yaşanan facianın çevresel sonuçları, bölge halkının sağlığı, rehabilitasyon çalışmalarının geleceği ve maden sahasının Cengiz Holding'e devri sürecindeki yükümlülükler yeniden Meclis gündemine taşınmış oldu.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Güncel Haberleri