Haber Merkezi
TİGRİS HABER - Eren, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi tarafından yanıtlanması talebiyle soru önergesi verdi.
Diyarbakır Büyükşehir Belediye Meclisi’nin 2011 yılından aldığı bir kararla Silvan yolunu Elazığ yoluna bağlayan bulvara “Şeyh Said Bulvarı” adının verildiği bu kararın dönemin valiliği tarafından onaylanmadığı hatırlatılan önergede, “söz konusu idari işleme karşı Şeyh Said Eğitim Kültür ve Dayanışma Derneği ile Şeyh Said’in ailesi tarafından açılan dava, Diyarbakır 2. İdare Mahkemesi tarafından reddedilmiştir. Mahkeme gerekçesinde, kamusal alanlara isim verilirken “toplumsal ayrışmaya yol açmayacak” ve “kamuoyunda ortak kabul görebilecek” isimlerin seçilmesi gerektiği savunulmuştur.” İfadelerine yer verildi.
“KAMUSAL ALANA TEK TARAFLI HAFIZA DAYATILIYOR”
“Bu "kamuoyunda ortak kabul" şartı, sadece Kürtlerin tarihsel ve kültürel değerleri söz konusu olduğunda karşımıza bir engel olarak çıkarılmaktadır. Bölge halkının kolektif hafızasında travmalara, sürgünlere veya hak ihlallerine yol açmış pek çok askeri ya da siyasi şahsiyetin adı Türkiye genelinde ve hatta Kürt coğrafyasında caddelere, okullara ve kışlalara rahatça verilebilmektedir.” İfadelerinin yer aldığı önergede, "Bu durum, "ortak kabul" arayışının yerel halkın rızasını değil, yalnızca merkezi devlet aklının onayını kapsadığını göstermektedir. Kamusal alana tek taraflı hafıza dayatılırken nedense "ayrışma" riski gözetilmemektedir.” denildi.
“KARAR, KÜRT HALKININ KENDİ GEÇMİŞİNE YÜKLEDİĞİ ANLAMI YOK SAYMAKTADIR”
Önergede, “Kürt toplumu açısından ise Şeyh Said, dini, ulusal ve kültürel hakların savunucusu olan meşru bir lider figürüdür. Mahkemenin bu kararı, Kürt halkının kendi geçmişine yüklediği anlamı tamamen yok saymaktadır. Bölgenin tarihi, kültürel ve toplumsal hafızasında derin izler bırakmış Şeyh Said’in adının kamusal alanda yaşatılması talebi, yerel halkın demokratik iradesinin tezahürüdür. Yerel yönetimlerin kendi kentlerinin kültürel ve tarihi kimliğine sahip çıkma yetkisinin valilikler tarafından kısıtlanması, toplumsal barışı zedelemektedir.” İfadelerine yer verildi.
DEM Parti Diyarbakır Milletvekili Serhat Eren tarafından İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’nin yanıtlaması talebiyle verdiği soru önergesinde şu sorular yer aldı;
1. Diyarbakır halkının yerel iradesini temsil eden Belediye Meclisi’nin 2011 yılında aldığı bir kararın, Diyarbakır Valiliği tarafından onaylanmamasının gerekçesi Bakanlığınızın hangi yasal mevzuatına veya idari kriterine dayandırılmıştır?
2. Mahkeme kararında yer alan “kamuoyunda ortak kabul görme” kriteri Bakanlığınız tarafından nasıl tanımlanmaktadır? Bir bölgenin yerel, tarihi ve kültürel şahsiyetlerinin isimlerinin kamusal alanlara verilmesinde, o bölge halkının iradesi ve hafızası esas alınmamakta mıdır?
3. Türkiye genelinde kamusal alanlara isim verilirken, Kürt kültür, tarih ve edebiyatında önemli yere sahip şahsiyetlerin isimlerinin de gözönünde bulundurulması gerekmez mi?
4. Yerel yönetimlerin, kendi kentlerinin hafızasını ve kültürel değerlerini yansıtacak isimleri seçme yetkisinin valilikler tarafından sınırlandırılması, yerel demokrasi ilkesiyle ne ölçüde bağdaşmaktadır?
5. Diyarbakır’da yerel hafızayı ve Kürt şahsiyetlerinin değerini vurgulayan bu tür demokratik taleplerin toplumsal kutuplaşma gerekçesiyle reddedilmesi yerine, toplumsal barışı ve çok kültürlülüğü pekiştirecek adımların atılması adına Bakanlığınızca yürütülen bir çalışma var mıdır?
6. Bugüne kadar hangi il valilikleri hangi belediye kararlarını aynı gerekçeyle kabul etmemiştir?