Sorumlu polis mi? Emniyet Müdürü mü?

NACİ SAPAN

‘Pardon’ deyip gerçekten özür dileyen nezaketli bir ülke olmak, o ülkenin vatandaşı olmak elbette ki güzel. Her alanda her konuda böyle bir erdemliliğe ulaşmak, toplumsal değer yargılarına saygılı olmak, kişi hak ve hürriyetlerinin eşit koşullarda karşılık bulmasını sağlamak ülkeyi yönetenlerin asli görevleri arasındadır.

 

Bizim ülkemizde bu görevler asli mi, tali mi?

Bunu hep birlikte yorumlayalım.

O kadar çok konu var ki bunları burada bu satırlara sığdırmak mümkün mü?

**

Diyarbakır’da polisler sabahın köründe HDP Eş Başkanının evine baskın yapıyor, sonra ‘pardon, yanlışlık oldu’ diyor. Adres karışıklığı ‘bahane’ ediliyor.

Bahane mi değil mi o da ayrı bir tartışma konusu.

Ancak, seçime az bir zaman kala hassas bir ortamda son derece dikkatli davranılması gerekirken, sıradan bir zabıta olayı gibi bir genel başkanın evine gidilmiş olmasının sorumluluğunun çağrı merkezindeki polisle sınırlandırılmış olmasının ikna edici hiçbir tarafı yoktur, olamaz.

 

Polis gözaltı için gittiği evden, evin sahibinin kimliğinden neden emin olmadan baskın yapar ki?

Baskın yapılan ev köy yerindeki bir ev değil, herhangi bir mahallenin köşesinde, kıyısında tereddüde neden olacak bir ev, hiç değil. Bizimde bildiğimiz, Selahattin Demirtaş’ın da ifade ettiği gibi sitenin içinde.

 

Emniyet teşkilatının Demirtaş’ın evinin o sitede olduğunu bilmeme ihtimalini hiç düşünemiyorum ki, bilmemiş olması ayrıca vahim ve düşündürücü. Polis, hangi eve gideceğini de pekâlâ site görevlisinden çok net öğrenme imkânına sahip olmasına rağmen,‘Baskın basanındır’ mantığı ile hareket etmişse söylenecek fazla bir sözümüz de kalmıyor.

‘Komşu da pişer bize de düşer’ gibi durum olmuş

Ancak çağrı merkezindeki polisin başı yanmış.

Sorumlu o polis mi?

Emniyet Müdürü mü?

Emniyet Müdürü, teşkilatı, Selahattin Demirtaş’ın evinin o sitede olduğunu bilmemesi, bilmemiş olması çok inandırıcı değil.

Bilmiyorlarsa zaten büyük bir açmaz.

 

Parlamentoda grubu bulunan 4 partiden birinin Genel Başkanı kendi sorumluluk alanlarında olacak, onlar da ondan habersiz olacak.

Güvenlik zafiyeti açısından da üzerinde düşünülmesi gereken bir durum

Allahtan kapı kırılıp, içeriye girilmemiş.

Öyle olsa kim, kimler ayıklardı pirincin taşını?

Bomba gibi, tüm ülkeyi ilgilendiren bir soru

Kim cevaplamak ister?

Cumhurbaşkanı mı, başbakan mı, Diyarbakır emniyet Müdürü mü?

Cevabı, çağrı merkezindeki polis mi?

Hiç inandırıcı gelmedi!

 

 

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.