Sosyal medya müritleri

Selim Kaplan

Gün boyu akşamı beklerim, eşim ve çocuklarım gelecek, birlikte yemek yiyecek ve sohbet edecektik. Akşam olur ve evin kadrosu tamamlanır. Bütün sevgimle hazırladığım yemekler yenir ve sonrasında, eşim gazetesini alıp televizyonun karşısına kurulur, kızım ve oğlum odalarına çekilir, bilgisayar dünyasına transfer olurlar, kimse ile konuşulmaz ve ben yalnız başıma kalırdım.

Böylece bir hafta geçti, yalnızlıktan ve ev halkı ile konuşamamaktan ruh sağlığım bozuldu.

Bir gün, evde yine yalnız iken, hüngür hüngür ağladım. Ertesi gün cesaretimi toplayıp, zihnimdeki bütün duygularımı kâğıda döküp, kızıma mektup yazdım. Sonrasında mektubu kızımın yastığının altına koydum. Aradan üç gün geçti, kızım da bana mektup yazdı. Sonrasında oğluma ve eşime de mektup yazdım. Onlar da mektuplarıma cevap yazdı.

Böylece, teknolojinin kopardığı aile birlikteliğimizin asli unsuru “Aile içi iletişimini” ev içinde mektuplaşarak, yeniden sağlamış ve konuşmaya başlamıştık.

Bir Anne’nin bu hikâyesini benimle paylaştığı dönem, televizyon ve bilgisayar kullanımının popüler, internet ve cep telefonlarının kullanımının kısıtlı olduğu, yirmi yıl öncesine ait idi.

Yirmi birinci yüzyılın başlarından itibaren internet kullanımında ve cep telefonlarında baş döndürücü gelişmeler yaşandı.

Bu güne gelindiğinde, cep telefonları vasıtası ile bilgisayar ve televizyon ceplerimize girdi. İnternet kullanımının yaygınlaşmasıyla, adına sosyal medya denen, sınırsız bilgi paylaşımı içeren, yeni bir medya şekli, sadece aile yaşantımızı değil, bütünü ile yaşamımızı işgal etti.

Facebook, Instagram, X platformu, Youtube, TikTok ve Snapchat gibi birçok farklı sosyal medya platformlarında, sanal insanlar ve topluluklar, doğru veya yanlış, bilgi ve fikir yaratıp bize ulaşıyor.

Türkiye'de, toplam nüfusun yüzde 95,4'ü (82 milyon) mobil telefon ve yüzde 73,1’i (63 milyon) de aktif olarak sosyal medya kullanıyor.

İnternete erişim yaşının 3'e kadar düştüğüne dikkat çeken uzmanlar; ebeveynlerin ihmal, istismar içerikli sosyal medyalara, çocukların ulaşamaması konusunda, önlem alınması gerektiğine önemle vurgu yapıyor.

Özellikle, çocukların yemek yemeleri veya usluca oturmaları için, cep telefonlarından sosyal medyanın rüşvet olarak kullanılmasının, onların zihinlerini zehirlendiğini, onarılmaz tahribatlara sebep olduğunun tespitleri mevcuttur.

Sosyal medyaya girişte yaş sınırı olmasına rağmen, sahte isimler, yanlış bilgiler ve hatta yaşlarını büyüterek hesap açabilen, küçük yaştaki çocuklar, büyük risk altına giriyor.

Daha çok öğrencilerin, sosyal medyada ses, görüntü ve video paylaştığı bilinmektedir.

Yüksek kullanım oranı ile irademiz sosyal medya bağımlısı olmuş, sosyal medyadan beslenir, doğrularımız ve yanlışlarımızı sosyal medyaya göre belirler olmuşuz. Hatta bir konunun doğrusu tartışılırken” Sen sosyal medyadan daha mı iyi bileceksin?” cevabı ile karşılaşmak, sosyal medyayı akıl hocamız, yol göstericimiz yaptığının resmidir.

Toplumsal anlamda; yediden yetmişe değil, sıfırdan yetmişe kadar, adeta sosyal medyanın müridi olmuşuz.

Kolay ticaret ile para kazanmak, dünyada olup bitenlerden haberdar olmak, ortak zevklere sahip insanlar ile buluşmak, yeni arkadaşlar edinmek, daha hızlı iletişim imkânı sağlamak, yardımlaşma ve dayanışmada kolaylık, kendini ifade etmede özgürlük sağlaması, sosyal medyanın yaşamımıza olumlu katkılarıdır.

Faydaları olmakla birlikte; özgüven düşüklüğü ve duygusal tükenmişlik, toplumdan İzolasyon, kıskançlık ve özenti, depresyon ve ankiyesete, olumsuz bir yorum ile siber zorbalığa muhatap kalma, strese girme, düşük uyku kalitesi, sağlık sorunları, bilgi kirliliği ve sosyal medya bağımlılığı, sosyal medyanın yaşamımıza olumsuz katkılarıdır.

Sosyal medya fenomenlerinin, değirmenlerine su taşımak ta ayrı bir anormalliktir!

Sosyal medyanın etkisi ile Türkiye’nin yanı sıra, dünya genelinde travmatik iz bırakan, birkaç örneği paylaşmak, sosyal medyanın olumsuz etkilerini anlamaya yardımcı olacaktır.

  • 2011 yılında Norveç’te, Anders Behring Breivik isimli saldırgan, gençlik kampını basarak 69 genci öldürdü, 242 kişiyi yaraladı. Breivik kendisini, Müslüman göç dalgasını durdurmaya adamış bir şövalye olarak tanımlamasına rağmen kendi ülkesinde katliam yapmıştır.
  • 2017 yılında İngiltere’de 14 yaşındaki Molly Russel intihar etti. Polis, Russel’in 2 binden fazla intihar ve depresyon içerikli sosyal medya görüntüsü izlediğini tespit etmiştir.
  • 21 Aralık 2023 günü Çek cumhuriyetinin başkenti Prag’ta, bir genç okuduğu okuldaki kişileri silahla taradı, 14 kişi öldü, 25 kişi yaralandı. İçişleri Bakanı Vit Rakusan, olayın saldırganın yaşamı ve ruhsal durumuyla bağlantılı olabileceğini söyledi

Bu vahşetlerde, sosyal medyanın hangi zararlarının etkili olduğunu yorumlarınıza bırakıyorum.

Zihnimizi yoklar isek, çevremizde de sosyal medyanın etkisi ile sosyal travmaların yaşandığını görmek ve hatta sosyal medyanın zehirlediği çocuklarımızın ileride nasıl davranabileceklerini, tahmin etmek te mümkündür.

Öyle ise yaşantımızın gerçeği, sosyal medya ile nasıl yaşayacağız?

Uzmanlar ve uluslar arası araştırma kuruluşlarının değerlendirmelerine göre;

  • İşiniz veya uğraşılarınızın haricinde, oyalanmak için günde 2 saatten fazla sosyal medya kullanıyorsanız, potansiyel sosyal medya müridisiniz demektir. Uzak kalın. (Günlük sosyal medya kullanımlarınızı, gün sonunda cep telefonlarınızdan kontrol etmeniz mümkündür.)
  • Üç yaşından önceki çocukların sosyal medya ile tanışmasına engel olunmalı, çocukların 12-13 yaşından sonra kendilerine ait telefonlarının olması sağlanmalıdır.
  • Çocukların spor, sanat, müzik gibi sosyal faaliyetlere yönlendirilmesinin, onların ruh sağlığı ve başarılı iyi birer birey olmaları için faydalı olacaktır.

Sahte bilgilerin, sahte insanların olmadığı, bağımlılığı ve müritliğinden uzak kaldığınız sosyal medyalı bir yaşamınız olsun.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.