STK’lar ve AK Partinin ‘Demokrasi oyunu!

NACİ SAPAN

AK Parti önce kendi içinde temayül yoklaması gerçekleştirdi.

Bu yoklamada aday adaylarına çıkan oy oranları açıklanmadı.

Daha sonra aday adayları Genel merkezde mülakata alındı.

Önceki günde ‘Kimi milletvekili olarak görmek istersiniz’ diye STK’lara oy kullandırdı.

 

Diğer illerde nasıl oldu, ne yaptılar bilmiyorum, çokta ilgilendirmiyor.

Bizi Diyarbakır ilgilendiriyor

Özellikle ekonomi ile anılan STK’lar koşa koşa AK Parti il merkezine gidip kimi milletvekili olarak görmek istediklerini ‘kapalı zarf’ usulünde beyan ettiler.

Bu uygulamayı duyan Aday adayları gerek telefon gerekse mail üzerinden STK’lara mesajlar yolarak kendilerini hatırlattılar, yetmedi telefonlara sarılıp ‘teveccüh’ ricasında bulundular.

 

Bunun adına demokrasi diyorlar!

Birinci aşama

İkinci aşama

Üçüncü aşama

Yani süzerek Milletvekili adayları seçiliyor güya.

Aslında partinin içinden de aday adayları arasında da bu yöntemlere inanan yok. İnanmamalarına rağmen herkes şansını deniyor, sonuna kadar girdiği mücadeleyi; ‘belki durumdan lehime bir parça bir şeyler düşer’diye sürdürüyor.

 

Türkiye genelinde ve Diyarbakır özelinde STK’lar neden bu işe çeşni oldu?

Bu durum son derece manidar

**

Delege temayülü

Genel merkez mülakatı

STK temayülü

 

AK Partinin ‘Demokrasi aklı’! ile ilgili bir durum.

Adayları demokratik temayüllerle ve halkın temsilcilerinin onayıyla belirlediklerini kamuoyuna duyurmak adına bu yöntemleri uyguluyorlar.

Uygulanan bu yöntemlerin sonuçları ile ilgili kimsenin bir şey bildiği yok.

Ancak, herkes durumu kendine yoruyor ve sonuçların kendi lehine olduğunu savunuyor.

 

Yani yalan dolan bir mekanizma

Adına da ‘Demokrasi’ diyorlar.

 

Diyarbakır’daki STK’ların bir kısmı da bu ‘Demokrasi’ oyununa dâhil oldu. Kulaklarına fısıldanan yakın, eş, dost isimlerini listeleyip sandığa atmışlar.

Aynen de böyle olmuş

Bizzat oy kullanan STK’ların içinden edindiğimiz bilgiler bunlar.

 

Tekrar ediyorum; Diğer illerdeki STK’ların bu işin içinde olmaları bizi hiç ilgilendirmiyor, ancak Diyarbakır’daki STK’ların AK Parti’nin aday belirleme konusundaki sözde ‘Demokrasi oyununa’ ortak olması yakışmadı.

 

Kapalı zarf usulü ihalelerle açık ihaleler arasındaki farkın ve şeffaflığın ne olduğunu masaya yatırdığımızda,  3 aşamalı temayül arayışının pespayeliği bize siyasetteki düşük kalibrenin geldiği noktayı çok net gösteriyor.

 

Şimdi Diyarbakır’daki o bazı STK’lara soruyorum;

Sizin seçtiğiniz ya da seçtiğinizi zannettiğiniz adayların profili Diyarbakır halkı tarafından benimsenmez ise, cevabınız ne olacak?

 

İşte; STK’lar paraya ve siyasete bulaştığında böyle ucube durumlar çıkıyor ortaya.

 

Demokrasiyi içselleştirmiş ülkelerde STK’ların görev ve sorumluluğu;

Rica, minnet ve teveccühle iş yapmak değil.

Para ve siyasetten uzak bir yerde durmak, genel sorunların çözümü konusunda baskı grupları oluşturmaktır.

 

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.