Süreç yürüyor mu?

NACİ SAPAN

 

Bütün bu olan bitenlerden sonra ne söylenmesi gerekir diye düşünüyoruz.

Düşünüyor ve soruyoruz;

Çözüm süreci yürüyor mu?

 

‘Yürüyor’ yâda ‘yürümüyor’ diye iki ayrı cevap alabiliriz.

İkisi de cevap; ancak kimi ne kadar, ne derece tatmin eder bilemiyorum.

Bütün bu olan bitenlere tek sebep KOBANE mi?

Bence değil

KOBANE, taşması beklenen bardaktaki son damla sadece.

Ve her şeyin gerekçesi artık.

 

AK Parti politikalarının oyalama ve uyutma olduğu uzun zamandan beri biliniyor olmasına rağmen yürüyen sürecin sıkıntıya düşmemesi için kerhen bir yol yürüyüşü vardı.  Zaman zaman esen sert rüzgârlar bir şekilde yumuşatılıyordu.

 

Son olanlardan sonra ortam biraz yumuşar mı?

Mutlaka yumuşar, ama nasıl?

 

Türkiye’de herkesin merak ettiği; bundan sonrasının ne olacağı.

Sorunsuz, gayet iyi yürüdüğü söylenen, gelecek için umut veren bir süreç vardı.

Şimdi yürüyüp yürümeyeceği konusunda tereddütler var ve bu durum toplumu giderek tedirgin ediyor.  

 

Bu tedirginliğin ortadan kalkması için mutlaka bir şeylerin yapılması gerekiyor. Bu görev; çözüm süreci ile ilgili sorumluluk üstlenenlerindir.

AK Parti ve HDP bu sorumluluğun birinci derecede iki ayrı unsurudur.

Toplumu çözüm ve barış sürecine davet eden, sahip çıkılmasını isteyenler, bu konuda birlikte yol yürüyüşü gerçekleştirenler, şimdi farklı güzergâhlara saparak gelinen aşamayı askıda tutamazlar.  

 

Çünkü çözüm süreci bir saat, bir gün dahi askıda sahipsiz bırakılacak kadar önemsiz değildir. Kimse arkasını dönerek, hiçbir sorumluluk üstlenmeyerek çekip gitme, çözüm kapısından geri dönme lüksüne sahip değildir.

 

Kandan arınmış bir barış sürecinin üzerine kan damlamış olmasını hiç kimsenin tasvip etme gibi bir lüksü de olmayacağına göre, bundan sonraki zaman diliminin son derece önemli olduğunu konuşmak ve uygulamasının nasıl olması gerektiğinin bilincinde olmak gerekiyor.

 

Dünkü görüntüler, 12 Eylül 1980’i hatırlattı.

Diyarbakır sokaklarında tanklar, askerler dolaşıyordu.

Bu tablo özgürlük arayışı içinde olan Kürtlere de Türkiye Cumhuriyeti Devletine de yakışmadı. Türkiye halkları bu tabloyu daha önce yaşadı, bedelini ağır ödedi. Tekrar edilmek istenen eski/aynı tablodan acı verecek sonuçların çıkmaması için hepimize sorumluluk düşüyor.

 

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.