TİGRİS HABER - Bakan Murat Kurum’un yanıtlaması istemiyle verilen önergede, afet toplanma alanlarının akıbeti soruldu.
6 Şubat Kahramanmaraş depremlerinin ardından yapı stoku ve afet hazırlığı tartışmalarının odağında yer alan Diyarbakır’da, kritik bir bölge hakkında çarpıcı iddialar ortaya atıldı. Diyarbakır Milletvekili Av. Dr. M. Sezgin Tanrıkulu, kentteki afet toplanma ve yeşil alanların "rezerv yapı alanı" statüsüne alınarak imara açılacağı yönündeki planlamaları Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na sordu.
1337 dönümlük alan risk altında mı?
Tanrıkulu tarafından sunulan soru önergesinde, özellikle Diyarbakır Stadyumu ile Park 75 çevresinde yer alan yaklaşık 1.337 dönümlük arazinin durumuna dikkat çekildi. Söz konusu bölgenin geçmişte mera, ağaçlandırılmış alan ve afet toplanma alanı olarak kullanıldığı hatırlatılarak, bu alanın yapılaşmaya açılmasının halkın güvenliğini ve kentin ekolojik dengesini doğrudan riske atacağı vurgulandı.
Bakan Kurum’a 18 kritik soru
Önergede, Bakan Murat Kurum’un yanıtlaması istemiyle şu sorular öne çıktı:
- Resmi Statü Nedir? Park 75 ve Stadyum çevresindeki 1.337 dönümlük alanın mevcut imar planındaki statüsü ve geçmiş kullanım amacı nedir?
- Rezerv Alan Kararı Alındı mı? Söz konusu bölge için bir "rezerv yapı alanı" ilanı yapılmış mıdır? Yapılmışsa gerekçesi ve hangi kurumların görüşü alınmıştır?
- Zemin Etüdü Yapıldı mı? Karar öncesinde bölgede jeolojik, sismik ve zemin etütleri gerçekleştirilmiş midir?
- Kişi Başına Düşen Alan: Diyarbakır genelinde ilçe bazlı kişi başına düşen afet toplanma alanı miktarı nedir? Bakanlık standartları ile mevcut durum arasındaki fark nedir?
- İmar Değişiklikleri: Son 5 yılda Diyarbakır’da kaç afet toplanma alanı ve yeşil alan imar değişikliği ile ortadan kaldırılmıştır?
"Halkın güvenliği doğrudan riske atılıyor"
Milletvekili Tanrıkulu, afet toplanma alanlarının korunmasının hayati önemde olduğunu belirterek, "Afet toplanma alanlarının ve kent içi yeşil alanların yapılaşmaya açılması; deprem, yangın ve diğer afetler karşısında halkın güvenliğini doğrudan riske atmaktadır. Bu plan değişikliklerinin bilimsel, hukuki ve kamusal yarar açısından değerlendirilmesi şarttır," ifadelerini kullandı.
Meslek odalarının görüşü alındı mı?
Önergede ayrıca, bu denli büyük bir plan değişikliği sürecinde mimarlar, şehir plancıları ve mühendis odalarının görüşlerine başvurulup başvurulmadığı, eğer alındıysa bu görüşlerin neden kamuoyuyla paylaşılmadığı sorusu da yer aldı.
Diyarbakır kamuoyu, şimdi Bakanlık’tan gelecek resmi yanıtı ve 1.337 dönümlük devasa arazinin geleceğine dair yapılacak açıklamayı bekliyor. (Haber Merkezi)